Kehf suresi 22. ayette geçen olay kafamı karıştırdı. Neden hâlâ Ashab-ı Kehf'e, "yedi uyurlar" diyorlar?

Tarih: 31.03.2007 - 12:45 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Ashab-ı Kehf'e "yedi uyur" denilmesi halk arasındaki tabirdir.

"Ashab-ı Kehf'in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: 'Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir.' diyecekler. Diğer bazıları da 'Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir.' diyecekler. Her ikisi de karanlığa taş atma/bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (kimileri de:) 'Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir.' derler. De ki: 'Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.' Onları ancak pek azı bilir, bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!" (Kehf, 18/22)

Bununla beraber ihtilaf ettiler. Onlar üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir, diyecekler. Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir, diyecekler. Bunlar, gayb hakkında tahmin yürütmektir. Demek ki bu iki söz delilsiz zanna dayanan bir sözdür: (Onlar) yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir de diyecekler. Demek ki bu söz, öncekiler gibi delilsiz zanna dayanan bir söz değildir. Gerçeğin kendisi olmasa bile ona en yakın sözdür.

Bu ayet Ashâb-ı Kehf'in sayısı hakkında ihtilâf olduğunu bildirmekte, köpekleriyle beraber dört veya altı ol­duklarına dair tahminleri “Karanlığa taş atma” diye nitelendirmektedir. “Yedi kişiydiler, sekizincisi köpekleri idi” diyenler hakkında aynı ifade kullanılmadığına göre, bu görüşün ger­çeğe daha yakın olduğu düşünülmüşse de onların sayısını Allah'ın bileceğini be­lirten âyet-i kerîme, bu konuda fikir yü­rütmenin bir sonuç vermeyeceğini orta­ya koymaktadır.

Doğrusu de ki: Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Sayılarının bilinmesi kıssa açısından herkese lazım değildir. Onları gerçekten bilenler pek azdır. Onun için Ashâb-ı Kehf hakkında, sathî tartışma dışında derin münakaşaya girme. Pek az kimsenin bilebileceği Ashâb-ı Kehf hakkında yukarıda söylendiği gibi Rabbim en iyi bilendir, bilenler azdır, çoğu bir delile dayanmaksızın söyler. Onun için sathî bir münakaşadan başka bir tartışmaya ve karşılıklı konuşmaya dalma. Ve haklarında onlardan, değişik sözlerin sahiplerinden hiçbir şey sorma. Çünkü kıssanın bilinmesi lazım gelen noktaları hakkıyla bilindi. Şu halde Ashâb-ı Kehf kıssasını yalnız Kur'ân'ın açıklamasına dikkat ederek okumalı, şundan bundan sormaya kalkışmamalıdır.

(bk. Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili)

İlave bilgi için tıklayınız:

ASHÂBU'L-KEHF

KEHF SURESİ

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun