Kehf Suresi 25. ayette, Ashab-ı Kehf için, mağarada üç yüz yıl kaldıkları ve buna dokuz yıl da ilâve ettikleri, ifadesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kehf Suresi 22 – 26. Ayetler:

22. Bilmedikleri konuda gelişi güzel tahminler yürüterek "Onlar üç kişidir; dördüncüleri de köpekleridir" diyecekler; "Beş kişidir, altıncıları köpekleridir" diyecekler. "Onlar yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir" diyecekler. De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Artık onlar hakkında gerçeği açıklama dışında tartışmaya girme ve kimseden de onlarla ilgili bilgi isteme!

23-24. "Allah izin verirse" demeden hiçbir şey için "Şu işi yarın yapacağım" deme. Unuttuğun takdirde rabbini an ve "Umarım rabbim beni, bundan daha doğru olana iletir" de.

25. "Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz yıl da ilâve ettiler.

26. De ki: "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gizli bilgisi O'na aittir. O nasıl da duyar, nasıl da görür! Onların Allah'tan başka bir yöneticisi yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.

İlgili Ayetlerin Açıklaması:

Müfessirler bu âyetleri birbirinin tamamlayıcısı olarak ele almış ve bunların tefsiri hakkında iki farklı görüş belirtmişlerdir:

Birinci Görüş: 25. âyet, daha önce Ashâb-ı Kehf’in sayıları hakkında farklı şeyler söyleyenlerin sözüdür. İnsanlar onların sayıları hakkında ihtilâf ettikleri gibi, kaldıkları süre hakkında da farklı rakamlar söylemişlerdir. Kimileri, "Onlar mağaralarında üç yüz yıl kalmışlardır" derken, bazıları da dokuz yıl daha ekleyerek "Üç yüz dokuz yıl kaldılar" demişlerdir. İbn Mes'ûd'un, âyetin başına "ve kalû (ve dediler ki)" cümlesini ilâve ederek okuması da bu görüşü destekler. Buna göre Allah, Ashâb-ı Kehf'in sayısını da mağarada kaldıkları süreyi de bildirmemiştir. Nitekim 26. âyette bu bilginin sadece Allah katında olduğu belirtilmiştir. Ashâb-ı Kehf’in kendileri de birbirilerine, "Rabbiniz kaldığınız müddeti daha iyi bilir" demişlerdi. (âyet 19)

İkinci Görüş: 25. âyet Allah'ın sözüdür. Bu takdirde Ashâb-ı Kehf mağarada üç yüz dokuz yıl kalmışlardır. Bir tefsire göre Ehl-i kitap da Ashâb-ı Kehf’in mağarada üç yüz yıl uyuduklarını söylemiştir. Buna göre âyetteki üç yüz yıldan sonra "dokuz da ilâve ettiler" ifadesi, Araplar'ın kullandığı üç yüz dokuz sayısının kamerî yıla (ay yılına), Ehl-i kitab'ın söylediği üç yüz sayısının ise güneş yılına denk olduğuna işaret edebilir. Bu takdirde 26. âyet onların mağarada kaldıkları süreyi belirterek insanların bu konudaki ihtilâflarını ortadan kaldırmış ve Allah'ın konuyu herkesten daha iyi bildiğini vurgulamış olur. Zira göklerde ve yerde gizli olan şeyleri bilen Allah, onların mağarada ne kadar uyuduklarını da bilir. Onun görmesi de işitmesi de sonsuzdur. Göklerdekilerin de yerdekilerin de ondan başka sahibi yoktur. O hükümranlığına hiç kimseyi ortak etmez. (Açıklama için bk. Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu:III/471-472.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.