Kafir kimselere yaşadıkları her saniye günah mı yazılmaktadır?

Tarih: 13.05.2015 - 06:49 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kafir kimselere yaşadıkları her saniye günah mı yazılmaktadır, yoksa kafir olmanın belli bir günahı var mıdır?
- Kişi daha kafir olarak daha uzun bir ömür yaşarsa, azabının şiddeti daha mı artacaktır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İslam dini ve diğer hak olan semavi dinlerin hepsinde biri iman bir amel olmak üzere dinin iki temel sahası vardır.  Bunlardan iman esaslarını ihtiva eden dinin manevi sahasında, özellikle akıl, fikir ve kalbin toplamından süzülen NİYET önem arz etmektedir.  

İslam’ın hükümlerini ihtiva eden ameli konular ise, niyetle beraber bedeni ve mali yönleri ağırlık kazanmaktadır.

- Buna göre, bir kimse, salih bir amel işlediği her zaman diliminde sevap; o ameli terk ettiği her zaman diliminde günah işlemiş olduğu gibi, itikadi bilgilere samimi olarak sahip olan bir kimse de her zaman bunun sevabını, bunları inkâr ettiğinde de her zaman günah işlemekte olduğunda şüphe yoktur.

- Hatta denilebilir ki, iman-inkâr, takva-fasıklık gibi hususlar dünya hayatında -söz gelişi- yetmiş yıllık bir süreye sahip olmasına rağmen, müminin cennette, kâfirin de cehennemde ebedi kalmalarının hikmeti, onların taşıdıkları niyetlerdir. Yani, iman eden dünyada ebedi olsaydı, bu imanını muhafaza ederdi. Kâfir de ebedi kalsaydı, bu küfrünü korurdu. Ve bu niyetlerinin sonucu olarak cennet ve cehennem ebedi olmuştur.

- Cennetliklerin niyetlerini açıklayan Bediüzzaman Hazretlerinin aşağıdaki ifadeleri, kâfirler için de bize bir fikir vermektedir:

“Evet niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acib bir iksir ve bir mâyedir."

"Ve keza niyet, ölü ve meyyit olan haletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur(…). İşte bu hâsiyete binaendir ki; az bir zamanda çok ameller husule gelir. Buna binaendir ki; az bir ömürde, cennet bütün lezaiz ve mehasiniyle kazanılır. Ve niyet ile insan, daimî bir şâkir olur, şükür sevabını kazanır.” (bk. Mesnevi-i Nuriye, s. 70)

- Küfrün büyüklük meselesini Risale-i Nur’un şu ifadelerinden tahmin etmek mümkündür:

“SUAL: Kısa bir zamandaki küfre mukabil, hadsiz bir zaman Cehennem'de hapis nasıl adalet olur?"  

"ELCEVAB: Sene, üçyüz altmışbeş gün hesabıyla, bir dakikada katl, yedi milyon sekiz yüz seksen dört bin dakika hapis iktizası kanun-u adalet iken; bir dakika küfür, bin katl hükmünde olduğundan, yirmi sene ömrünü küfürle geçiren ve küfür ile ölen bir adam, kanun-u adaletle elli yedi trilyon ikiyüz bir milyar iki yüz milyon sene beşerin kanun-u adaletiyle hapse müstehak olur. Elbette خَالِدِينَ فِيهَا اَبَدًا adalet-i İlahî ile vech-i muvafakatı bundan anlaşılıyor.” (bk. Nursi, Lem'alar, s. 276)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun