Kadınlarınızı toplumun şartlarına göre giydirin, anlamında bir hadis var mı?

Tarih: 25.09.2017 - 00:19 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hz. Peygamber (asm) Efendimizin “Kadınlarınızı bulunduğunuz toplumun (gelenek örf) şartlarına göre giydirin.” diye bir hadisi var mı?
- Varsa kaynağını yazabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Böyle bir hadis rivayetine rastlayamadık.

- “Kadınlarınızı bulunduğunuz toplumun (gelenek örf ) şartlarına göre giydirin” ifadesinden ilk etapta anlaşılan şudur:

“Hangi toplumda olursanız, onların örf ve adetlerine göre kadınlarınızı giydirin. Eğer tolumda çarşaf geçerli ise kadınlarınız da çarşaf giysin. Eğer manto geçerli ise onlar da manto giysin. Şayet toplum mini etek giyiyorsa, onlar da mini etek giysinler. Hülasa toplum açık-saçıklığı simgeleyen hangi çağdaş giysiyi giyiyorsa, onlar da onu giysinler...”

- Böyle bir anlayış, kadınların kılık-kıyafetini düzenleyen ayet ve sahih hadis beyanlarına tamamen aykırıdır.

“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına örtülerini üzerlerine almalarını söyle. Onların tanınıp incitilmemesi için en elverişli olan budur.” (Ahzab, 33/59)

mealindeki ayette, kadınların kayıtsız-şartsız örtünmeleri emredilmiştir. Ayette yer alan ve bizim de “örtü” olarak tercüme ettiğimiz “cilbab” sözcüğünün manası tefsir kaynaklarında açıklanmıştır. Bu açıklamaları derleyip özetleyen Elmalılı Hamdi Yazır’ın ilgili ifadeleri şöyledir:

“CİLBAB: Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır."
"Kadınların, (normal) elbiselerinin üstüne giydikleri her çeşit giysidir."
"Tepeden tırnağa örten giysidir.",
"Kadınların tesettür ettikleri her türlü elbise ve başka şeylerdir."
"Çarşaf ve peçedir." (Elmalılı, ilgili ayetin tefsiri)

Bu açıklamada görüldüğü gibi, ayette belli bir giysi dayatılmamıştır. Ancak giyilen her giysinin kadını başta aşağı örten bir konuma sahip olmasının gerekli olduğuna vurgu yapılmıştır.

- Özetle denilebilir ki, cilbab, kadınların dışarıya çıktıklarında normal elbisenin üstünde giymeleri emredilen bir dış örtüdür.

Diğer bir ifadeyle, cilbab, Müslüman kadını baştan aşağı örten çarşaf, ferâce ve câr gibi bir dış kıyafettir. Gerek Medine döneminde gerek daha sonraki dönemlerde, mümin kadınların evden dışarıya çıktıkları vakit üstlerine giydikleri bol ve geniş bir örtü olup, onları tanınmayacak şekilde örten bir nevi çarşaf demektir. Cilbab, mümin kadınların Allah'ın tesettür emrine uymak için giydikleri dış örtünün Kur'an-ı Kerîm'deki adıdır.

Bu örtünün yüz dahil, bir göz hariç bütün bedeni örten bir elbise olduğunu söyleyenlerin yanında, bunun yüz ve elleri kapsamadığını söyleyenler de vardır.

- Bu alimler, Nur suresinin 31. ayetindeki “Mümin kadınlara söyle, gözlerini (harama karşı) yumsunlar, ırzlarını korusunlar. Görünmesi zaruri olanlar hariç ziynetlerini göstermesinler. Baş örtülerini yakalarının üzerine sarksınlar.” mealindeki ayetin ifadelerini de göz önünde bulundurarak, bir fitne tehlikesi olmadığı sürece, kadınların yüz ve ellerini örtmeyebileceklerini belirtmişlerdir. (bk. Taberi, Maverdi, Razi, Kurtubi, Beydavî, Nesefi, ilgili ayetin tefsiri)

Demek ki kadının örtüsünün azimet yönü, çarşaf veya çarşaf gibi bir elbise giymek ve peçe takmaktır. Ruhsat yönü, ise fitne olmadığı zamanlarda el ve yüz açık kalacak şekilde pardösü, manto gibi geniş bir elbise giymektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun