İshakoğullarından yetmiş bin kişi sefer tertiplemedikçe kıyamet kopmaz, hadisi kimler içindir?

Tarih: 03.04.2014 - 16:19 | Güncelleme:

Soru Detayı

"İshakoğullarından yetmiş bin kişi bu şehre sefer tertiplemedikçe kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. 'Lâilâheillallahu vallahu ekber!' derler. Bunun üzerine şehrin denizdeki tarafı düşer. Sonra askerler ikinci kere, 'Lâilâheillallahu vallahu ekber!' derler, şehrin diğer tarafı da düşer. Sonra tekrar 'Lâilaheillalllahu vallahu ekber!' derler. Bu sefer onlara (kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir munâdi gelip: 'Deccal çıktı!' diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler." (Muslim, Fiten 78, (2920)

- Bu hadisin tefsiri nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadisin tam tercümesi şöyledir:

Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: Resulullah (asm) (ashabına:) “Siz bir tarafı karada bir tarafı denizde olan bir şehri hiç duydunuz mu?” diye sordu. Onlar “Evet, ya Resulallah!” diye cevap verince şöyle buyurdu: "İshak oğullarından yetmiş bin kişi bu şehre sefer tertiplemedikçe kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. (sadece) 'Lâilâheillallahu vallahu ekber!' derler ve şehrin bir tarafı (bir raviye göre denizdeki tarafı) düşer. Sonra askerler ikinci kere, 'Lâilâheillallahu vallahu ekber!' derler, şehrin diğer (kara) tarafı da düşer. Sonra üçüncü kez tekrar 'Lâilaheillalllahu vallahu ekber!' derler. Bu sefer onlara (kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir munâdi (çağrıcı) gelip: 'Deccal çıktı!' diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler." (Müslim, Fiten, 78)

- İmam Nevevi’nin Kadı Iyaz’dan aktardığına göre, o şöyle demiştir. Sahih-i Müslim nüshalarının hepsinde bu askerlerin “İshakoğulları” olduğu şeklindedir. Ancak, bazı alimlere göre, esas muhfuz ve maruf (ezberlerde yer alan ve meşhur) olan şekli ise bunların “İsmailoğulları” olduğudur. Çünkü, bu hadisin muhatapları zaten Araplardır ve onlar İsmailoğullarıdır. Hadisin siyakından bunu anlamak mümkündür. Hadiste söz konusu edilen şehir ise, “Kustantiniye / İstanbul”dur. (bk. Nevevi, 18/44-45)

İmam Nevevî’nin verdiği bu bilgiye göre, bu hadis rivayetinin “müşkil” problemli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, evvela burada “İshakoğulları” geçiyor. Halbuki bu husus hadisin -Araplara hitap eden- maksadına uymuyor.

Ayrıca bu hadisle ilgili Arap aleminde yazılan bir çok makale okuduk. Hepsinde bu probleme dikkat çekilmiş olmakla beraber, hadisin asıl maksadını ortaya koyan bir kanaatin varlığına rastlayamadık. Bu sebeple, bizim de bu hadis hakkında kesin ve net bir yorum yapmamız mümkün değildir.

Bununla beraber, İstanbul’un bu fethi Fatih tarafından 1453’te gerçekleştirilen fetih olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü o dönemde bir deccal çıkmadığı gibi, belirtilen şartlar da tahakkuk etmemiştir.

O halde, bu hadisin haber verdiği İstanbul’un fethinden maksat, 1453’ten sonra yapılacak bir fetih olmak durumundadır. İstanbul’un bir fethi de bu asırda tahakkuk etmiştir. Şöyle ki:

7 Kasım'da işgal güçleri Çanakkale Boğazı'ndan geçti ve Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a ulaştı. 13 Kasım 1918'de müttefiklerin 55 parçalık gemilerinden İstanbul'a 3.500 asker çıkarıldı. İngiliz Albayı Muerpi İstanbul'a geldi. İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, bu güçleri takip etti. 465 yıllık başkente ilk kez yabancılar askeriyle giriyor ve İstanbul işgal ediliyordu. 13 Kasım 1918’de işgal edilen İstanbul, 5 yıla yakın süren düşman işgalinden sonra, 6 Ekim 1923’te yeniden fethedilmişti.

- İstanbul maddeten yeniden fethedilmekle beraber, Avrupa deccalleri, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşmasıyla İslam aleminin başından hilafet makamının kaldırılması ve buna bağlı olarak İslam aleminin her tarafında İslam’ın aleyhine gelişen şartlar tamamen deccalane birer hareket olmuştur. İstanbul’un bu ikinci fethi Türk milleti ve Türk halkı tarafından gerçekleşmiştir. Acaba, hadiste “İshakoğulları” diye belirtilen bu askerler, Hz. İbrahim’in İshakoğullarından olan (Yakub / İsrail değil de) İSO’nın soyundan olabilir. Ve İstanbul’u 1923’te fethedenler arasında bu soydan olanların varlığına da bir işaret olabilir.

“Melhame-i kübra / I. Dünya savaşı, İstanbul’un fethi ve deccalin çıkması yedi ay zarfında gerçekleşir.” (Kenzu’l-Ummal, h. no:38463)

manasına gelen hadisin ifadesi de yaptığımız yoruma bir destek sağlayabilir. Ancak “yedi ay” yerine “yedi yıl” olarak algılamak gerekir. Hadiste yalnız “yedi” denilmiş ve ravi bunun yanlışlıkla “yedi ay” diye yorumunu katmış olabilir.

- Son söz: Bu ve benzeri hadislerle ilgili sağlam yorumları yapmak oldukça zordur. Bu tür müteşabih hadislerin manasını ancak Bedizzaman Hazretleri gibi ilimde derinleşen alimler bilebilir ve olaylar gerçekleştikten sonra teşhis konulabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun