İman amelsiz yahut amel imansız bir işe yaramaz, anlamındaki hadis sahih midir?

Soru Detayı

Muhammed Es'ad Erbîlî'nin Kenzü'l-İrfân'da geçen;

"İman ile amel yekdiğeriyle mütekarin ve mütelazimdir. Binaenaleyh iman, amelsiz; yahut amel, imansız bir işe yaramaz." (Suyuti, el-Camius-sağır I, 127; Camiu'l-Ehadiscild: 3 s. 452 Hadis no: 9745; Cem'ü'l-cevami' el-Camiü'l-kebir cild 3 s. 579 Hadis no: 10228/590) ve

"Cenab-ı Allâh amelsiz imanı ve imansız amel kabul buyurmaz." (Münavî, Künûnü'l-hakâik, s. 182. Cem'ü'l-cevami' el-Camiü'l-kebir cild 12 s. 119 Hadis no: 26414/2053)

hadisleri dikkate alındığı zaman, Maturidi'de neden "Amel imandan bir cüz değildir." denmiştir?

- Acaba alimlerin bu hadislere açıklaması nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“İman ile amel yekdiğeriyle mütekarin ve mütelazimdir. Binaenaleyh iman, amelsiz; yahut amel, imansız bir işe yaramaz.” (Deylemi, 1/2/361)

manasına gelen hadisi, Deylemi rivayet etmiştir.

Nasıruddin Elbanî, senette yer alan bir ravinin yalancı olduğunu ve bu hadisin onun tarafından uydurulduğunu belirtmiştir. (Sisiletu’l-ahadisi’d-daife, h.no: 2246)

Munavî, bu hadisi kısaca şöyle açıklamıştır:

“Çünkü, kalbin tasdikinden ibaret olan iman olmadıktan sonra, yapılan amelin bir fayda sağlaması söz konusu olamaz.  Buna mukabil, bir kimse, yalnız kalb ile tasdik edip de amel işlemezse, bu da yeterli değildir. Yani mükemmellikte yeterli değildir.” (Münavî, Feyzü’l-Kadir, h.no: 3104)

- “Cenab-ı Allâh amelsiz imanı ve imansız ameli kabul buyurmaz.” manasına gelen hadisi Taberani rivayet etmiştir. (el-Mucamu’l-Kebir, h. no: 13918)

Hafız Heysemi, Taberani’nin rivayet ettiği bu hadiste yer alan bir ravinin bazı alimler tarafından zayıf görüldüğünü belirtmek suretiyle, hadisin zayıflığına işaret etmiştir. (bk. Mecmau’z-Zevaid,1/35, h. no: 95)

Münavi bu hadisi de aynı şekilde açıklamıştır:

“Çünkü, kalbin tasdikinden ibaret olan iman olmadıktan sonra, yapılan amelin bir fayda sağlaması söz konusu olamaz.  Buna mukabil, bir kimse, yalnız kalb ile tasdik edip de amel işlemezse, bu da yeterli değildir. Yani mükemmellikte yeterli değildir.” (Münavî, Feydu’l-Kadir, h.no: 9980)

Bu hadislerin bu zayıf durumlarından olsa gerektir ki, kaynaklarda alimlerin bunlara dayanarak bir değerlendirme yaptıklarına rastlayamadık.

- Prensip olarak Ehl-i sünnet alimleri ayet ve sahih hadisleri esas alarak iman-amel ilişkisini değerlendirmişledir. Aslında Eşari ve Maturidilerin bazı farklı ifadeleri, o günkü Mürcie ve Mutezile gibi yanlış fırkalara karşı cevap vermeye yöneliktir.

Mesela: Mutezile büyük günah işleyenleri İman-küfür ortasında bir yere yerleştirirken, ehl-i sünnet alimleri imanın amelde dahil olmadığını söylemişlerdir.

Bu noktada özellikle Maturidiler, Mutezile’nin yanlışını vurgulamak için “iman sadece kalbin tasdikinden ibarettir” ifadesini tercih etmişlerdir.

Fakat diğer taraftan Mürcie’nin amelsiz imanı yeterli görmeleri karşısında ehl-i sünnet alimleri, amelin imandan bir cüz-ü mütemmim olduğunu söylemişlerdir.

Bu noktada da özellikle Eşariler, mürcielerin yanlışını vurgulamak için “Amel imandan bir cüzdür.” demişlerdir.

Aslında Ehl-i sünnetin bu her iki mezhebinin de görüşü şu merkezdedir:

“Büyük günah işleyen dinden çıkmaz. Çünkü, amel imandan değildir. Amelsiz bir iman, sahibi üzerinde fazla etkin olmadığı için kurtuluşun garantisi sayılamaz; zamanla sönebilir..”

Bilindiği üzere, ehl-i sünnetin görüşünü destekleyen pek çok ayet ve hadis vardır. İmanın amelden olmadığını gösteren ayetler yanında, imanın (bir amel icraatı olan) İslamla aynı olduğunu gösteren ayetler de vardır. Hatta bizzat İmam Maturidi, İman ile islamı aynı manada kabul etmiştir. (bk. Kitabu’t-Tevhid) Buna rağmen, “Amel imandan bir cüz değildir.” görüşünü savunmuştur.

Elbette bu görüş doğrudur. Ancak, pek çok ayet ve hadiste, iman ile amel arasındaki yakın ilişkiye de işaret edilmiştir. Onun için Eşariler ameli imanın “mutemmim bir cüzü” olarak kabul etmişlerdir. (Geniş bilgi için bk. Adudidin el-Îcî, el-Mevakıf)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun