İbn Arabi, puta tapmaktan vazgeçselerdi, haktan ayrılmış olurlardı, demiş mi?

Tarih: 20.07.2022 - 15:30 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Gerçekten İbn Arabi'nin söylediği bu mu?
- İbn Arabi'nin bazı münekkidleri, İbn Arabi’nin Hz. Nuh A.S kavmi ve Hud A.S kavminin puta taptıkları gerçektir. Ve eğer puta tapmaktan vazgeçselerdi, Hak’tan yüz çevirmiş olacaklardı ve Ad kavminin salih kimseler olduğu ve kuraklık dönemindeki sıcağın onları rahatsız etmediğini söylemiştir.
- Bunların hepsi gerçek mi yoksa sadece yanlış suçlamalar mıdır?
- Ya da bizim fark edemediğimiz farklı bir mana mı var?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu ifadeyi, onlar kendileri açısından hak zannettikleri şeyi terk etmiş olurlar şeklinde anlamak mümkündür.

İbnü'l-Arabî’nin konu ile ilgili "Fusûsu’l-hikem"de geçen sözü şu şekildedir:

“Onlar putlarına tapmaktan vazgeçselerdi, vazgeçtikleri oranda Hakk’ı bilememiş olurlardı. Zira ibadet edilen her mabudda Hakk’ın bir vechi vardır (ki o şeye bundan dolayı ibadet edilir).”

İbnü'l-Arabî’nin başka bazı sözleri gibi bu sözü de yanlış anlaşılmaya müsaittir; izaha muhtaçtır.

Bazı şarihler de izah etmişlerdir.

Sofyalı Bali’nin yaptığı izaha göre İbnü'l-Arabî burada Hud kavminin kendi içlerindeki durumu ifade etmektedir. Yani puta tapmaya alışan, puta tapmakla Allah’a yaklaştıklarını düşünen ve bu tapınmayı ihlasla devam ettiren kişiler, puta tapmaktan uzaklaştıklarında Allah’tan uzaklaşacaklarını düşünmektedirler. O yüzden putlara tapmaktan vazgeçememektedirler. Her inanan insanın Allah tasavvuru kendi içinde şekillenmektedir. Onların da Allah itikatları bu şekilde oluşmuştu.

Ahmet Avni Konuk bu ifadeleri şöyle izah eder:

Nuh kavmi putlarını terk ettikleri kadar Hak’tan cahil oldular. Çünkü Cenâb-ı Hak, hüviyetiyle bütün zerrelerde mevcuttur. Nitekim onun her mabutta da bir vech-i hassı vardır. O veçhi bilen Allah’ı bilir, bilmeyen ise Allah’ı bilemez. “Her nereye dönerseniz Allah’ın veçhi oradadır.” (Bakara, 2/115.) ayeti bu manayı ifade eder.

Bu izahtan putperestliğin caiz olduğu anlaşılmamalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur:

Bir kişi eşyanın zahirine ibadet etse veya bir ilahın zatına değil de hayaline ibadet etse putperestliğe düşmüş olur. Fakat bir kimse her mabutta ve her mazharda hasr ve tayin olmaksızın vahid, ehad olan Allah’a ibadet etse o kişi arif olur. “Her şeyin rabbi olan Allah, sadece ona ibadet etmenizi emretti.” ayeti de bu manayı ifade eder.

Bu açıdan bakılınca, her kim bir puta tapsa veya tahayyül eylediği bir mabuda ibadet etse, gerçekte Hakk’a ibadet etmiş olur. Çünkü gerek mezahir-i suride ve gerek hayalat gibi mezahir-i manevide zahir olan hep Hak’tır. Vücûd birdir, o da Hakk’ın vücududur.

Bosnevi'nin izahı da şöyledir:

Zira her bir mabûdda bir vech-i has vardır. Hakk'ı Ârif olur ol vechi Ârif olan kimesne. Hakk'ı câhil olur ol vechi cahil olan kimesne. Yani Hacer ve şecer ve şems ve kamerden her mabûdda Hak için bir vech-i has vardır ki ol vecih bakîdir hicâbiyyât-i eşya hâlike oldukta. Pes her mabûdda vech-i Hakk'ı Ârif olan ol mabudun mazhariyyetinde muteayyin olan Hakk'ı Ârif olur. Ve ol vechi cahil olan ol mabûdda muteayyin ve onun hakikatinden mutecella olan Hakk'ı cahil olur.

İmdi "Vemâ rameyte iz rameyte velâkinnellâhe ramâ" her aynda uluhiyyet ve me'luhiyyet ve âbidiyyet ve ma'bûdiyyet ve sâcidiyyet ve mescûdiyyet zahiredir. Pes bir kimesne ol aynin hicâbiyyet ve zımniyyetine ibadet etse veyahut ol ma'bûdda ilahin tahayyulune ibadet etse pes kendi hevasina ibadet eder.

Ve bir kimesne ki her mabûdda ve her surette min gayri hasr ve lâ taayyun ve ehad-i Vahid olan Allah Teâlâ'ya ibadet etse pes ol kimesne Arif ve mukâşif ve âlim ve vâsiftir. Bu takdir üzere "ye'rifuhu ve yecheluhu" kavlinde zamir Hakk'a raci olur. "Ve men arafehu ve men cehilehu" kavlinde zamiri veche raci olur. "Ve ye'rifuhu ve yecheluhu" zamiri manaya, "Ve arafehu ve cehilehu" zamiri Hakk'a raci olmak caizdir. Ey: "Ye'rifu haza'l-ma'na men arafe'l-Hakka ve zuhurahu fi'l-mezâhiri. Ve yecheluhu men cehile'l-Hakka ve cemî'a zamâ'iri" veche raci olmak caizdir. Yani bu vechi bilen bildi ve onu bilmeyen bilmedi demek olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 63
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun