Hz. Yusuf, babasını görünce mi günah işlemekten vazgeçmiş?

Soru Detayı

Bu rivayetler sahih mi? Rabıtaya delil olur mu?
Rabıta hakkında ayet-i celile; 24:
“Buna rağmen gerçekten kadın ona meyletmişti. Ve rabbinin delili görmeseydi. (Yusuf da ona meyletmişti.) İşte biz, kötülüğü ve fuhşu ondan uzaklaştıralım diye böyle (delilimiz gösterilmiş ) oldu. Muhakkak o, ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.” (Yusuf, 24)
Ayet-i celilenin tefsiri;
Tefsir Alimlerimizden İmam-ı Ebu Abdillah Kurtubi ( Rahimehullah ) Hazretleri bu ayet-i celilenin tefsirinde naklediyor ki; Bir diğer görüşe göre Hz. Yakub'un suretini duvar üzerinde parmaklarını ısırmış, onu tehdit eder halde görünce durdu ve şehveti parmak uçlarından çıktı. Bunu da Katâde, Mücahid, el-Hasen, ed-Dahhâk, Ebu Salih ve Sa-id b. Cübeyr söylemişlerdir. el-A'meş, Mücahid'den şöyle dediğini rivayet eder: O şalvarını çözünce Yakub ona göründü ve: “Ey Yûsuf!” deyince, Hz. Yûsuf dönüp kaçtı. Süfyan da, Ebu Husayn'dan, o Said b. Cübeyr'den şöyle dediğini rivayet eder: Hz. Yûsuf a, Hz. Yakub göründü ve göğsüne bir darbe indirdi. Bunun üzerine şehveti parmak uçlarından çıkıp gitti. (İmam Ebu Abdillah Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami'l-Kur'an, Buruc Yayınları, 9/247-259)
Ayrıca Müceddid Fahreddin er-Razi ( Rahimehullah ) hazretleri de bu görüştedir, buyuruyor ki: İbn Abbas (r.a)'dan şunu rivayet etmişlerdir: "Hz. Yûsuf (a.s)'a, babası Yakûb, parmaklarını ısırır olduğu halde ve "Peygamberler zümresinden takdir edilmiş olduğun halde, tacirlerin işini mi yapıyorsun? Bundan utan!" der vaziyette temessül etti, göründü." Bu aynı zamanda İkrime, Mücahid, Hasan el-Basri, Sald b. Cübeyr, Katâde, Dahhâk, Mukâtil ve İbn Sîrîn'in görüşüdür. Saîd b. Cübeyr şöyle demiştir: Hz. Yaküp (a.s.) Yusuf (a.s.)'a göründü ve onun göğsüne vurdu. Böylece onun bütün şehveti, parmak uçlarından (adetâ) çıkıp gitti."  (Fahreddin er-Razi, Tefsir-i Kebir Mefatihu'l-Gayb, Akçağ Yayınları, 13/209-210)
Ayrıca bu konuyu yine Bediüzzaman, İşaratü'l-icaz” adlı eserinin sayfa 257.'de de nakletmiştir.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evvela şunu belirtelim ki, şayet ilgili burhan Hz. Yakub dahi olsa, bunu “rabıta” için bir delil olduğunu söyleyemeyiz. Bu hususun rabıta ile bir bağlantısını kurmak, “mutabakat, tazammun ve iltizam” denilen üç delalet şeklinden hiç biriyle mümkün değildir.

- Bununla beraber, Hz. Yusuf’un gördüğü burhanın ne olduğu konusunda, ne açık bir ilahi beyan ne de sahih ve sarih bir nebevi açıklama vardır. Bu sebepledir ki, sitemizde bu burhanın ne olduğuna dair en kuvvetli ihtimal olarak şu manaya gelen açıklamalara yer verilmiştir:

Hz. Yusuf’taki iman Allahın lütfuyla coşkun hale gelmiştir. Ve aktif hale gelen bu iman şuuruyla, kendisine pek çok ihsanlarda bulunan Allah’ın o anda da kendisini görmekte olduğunu iliklerine kadar hissetmiştir. Ve “Allah’ı görüyor gibi olmak veya en azından Allahın kendisini görmekte olduğuna tereddütsüz inanmak” manasına gelen imanın bu “ihsan” mertebesindeki coşkun tezahürü bizzat bir burhan olmuştur.

- Soruda zikredilen bilgiler ve daha fazlası için ilk kaynak sayılan Taberi’nin ilgili ayetin tefsirine bakılabilir.

Alimlerin değişik yorumlarına yer veren Taberi, son olarak kendi kanaatini şöyle ifade etmiştir:

Bu burhanın, Yakup, melik/veya  melek sureti olması caiz olduğu gibi, Allahın zinanın büyük bir suç olduğunu bildirdiği ilgili ayetlerin verdiği bilgiler de olması caizdir. Burhanı kesin olara şu veya bu olduğunu söylemek doğru değildir. Çünkü elimizde sağlam bir delil yoktur.” (bk.Taberi, a.y)

İmam Maturidi de aynı görüşü paylaşmıştır. (bk. Tevilat, ilgili yer)

Fahreddin Razi’ye göre, Hz. Yusuf’un günah işlemeye yöneldiğini savunanlar, onun burhan olarak Yakub’un suretini gördüğünü söylemişlerdir. Hz.Yusuf’a bu ithamı yapmayan müfessirlerin muhakkikleri ise bu BURHANın birkaç vechini şöyle zikretmişlerdir:

1) Burhandan maksat, zinanın Allah tarafından haram kılındığı ve cezasının büyük olduğuna dair ilahi hukuku hatırlamasıdır.

2) Burhandan maksat, Hz. Yusuf’un, Allah tarafından kötü huylardan temizlenip arındırılan peygamberlerin nefislerinden birini taşımış olmasıdır. Çünkü onun temiz fıtratı bu işin çirkinliğini hatırlatmış ve uzak kalmasını sağlamıştır.

3) Evin tavanında -zinaya yaklaşmayı yasaklayan- İsra suresinin 32. ayetini görmüş ve burhandan ötürü bu işten kaçınmıştır.

4) Burhandan maksat, nübüvvetin kendisidir. Çünkü peygamberler kötü huyları yasaklamak için gelirler. Kendilerinin en çirkin sayılan zina sucunu işlemeleri mümkün değildir. (bk. Razi, ilgili yer)

İşaratu’l-icazda ise, söz konusu burhanın kesin olarak Hz. Yakub’un görülmesi bildirilmemiştir. Oradaki ifadeler muhtemel bir yorum da olsa, peygamberlerin mucizelerinin, zamanla taklit edilebileceğini göstermeye yönelik bir açıklamadır. Ve şöyledir:

لَوْلاَ اَنْ رَآ بُرْهَانَ رَبِّهِ ayet-i kerimesinin -bir kavle göre- işaret ettiği gibi, Hazret-i Yusuf'un (as) Kenan'da bulunan babasının timsalini görür görmez Zeliha'dan geri çekilmesi; ve kervanları Mısır'dan avdet ettiğinde Hazret-i Yakub'un اِنِّى لاَجِدُ رِيحَ يُوسُفَ yani "Ben Yusuf'un kokusunu alıyorum" demesi..” (İşarat-ül İ'caz, 208)

İlave bilgi için tıklayınız:

Hz. Yusuf ile Züleyha olayını haber veren ayette "Eğer Rabbinin ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
240 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun