Hz. Peygambere yapılan öldürme girişimlerini ve sonuçlarını anlatır mısınız?

Tarih: 15.03.2012 - 00:27 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Muhammed (s.a.v)'in düşmanları kendisine çok sayıda suikast düzenlemişlerdir. Burada bir kaç tanesine değineceğiz. Bütün bu suikastler Allah'ın izniyle kurtulmuştur.

1. Mekkeli Müşrikler’in Hz. Peygamber (s.a.v)’e Suikast Planı

Müşrik Liderler, Hicretle Hz.Peygamber’in Medine’de güçlenerek günün birinde Mekke’ye hücum edebileceğinden ve Hicaret yolları için bir tehlike teşkil edeceğinden korkuyorlardı. Bu sebeple Mekke Müşriklerinden, Müteşekkil bir üst kurul Hz. Peygamber’e ve Yesrib’e hicret eden ashabına karşı nasıl bir tavır takınacaklarını belirlemek için Daru’n-nedve’de toplandılar.(1)

İçlerinde Ebu Cehil, Ebu Süfyan, Utbe b. Rebia vs. gibi Müşrik liderlerden oluşan Daru’n-nedve üyeleri, Rasulullah ve davası aleyhinde fikirler ortaya atmaya başladılar. Bazıları onun zincire vurup hapsedilmesini, bazıları sürgüne gönderilmesini teklif ettilerse de, bu teklif İslam Tarihi kılasik kaynaklarda belirtildiği üzere necidli bir şeyh (kılığına girmiş şeytan) tarafından reddedildi. İşte bu sırada Ebu Cehil:

“İçimizden her aşiretin güçlü, kuvvetli, gözü pek, şerefli bir delikanlı alalım. Sonra onların herbirine birer kılınç verelim. Onlar kılıçlarıyla Muhammed’i tek vuruşla bir anda vursun. Bunu tüm kabilele yaparsa, kan tüm kabilelere dağılmış olur ve böylece Abdülmuttaliboğulları bütün aşiretlerle savaşmayacaktır.”

teklifinde bulundu. Bu suikast planı genel kabul gördü.(2) Ancak Mekkeli Müşrik liderler, suikast planını yapmakla durumun Hz. Peygamber’e haber verilebileceğini akıllarına getiremediler. O bir Peygamberdi. Bu plan Rasulullah’a haber verilebilirdi.

Cebrail’in Suikastı Haber Vermesi

Kureyş’in yapmış olduğu bu Suikast planının haberi, çok geçmeden Allah tarafından Cebrail vasıtasıyla Hz. Peygamber’e bildirilmiştir.(3) Gelen ayette bunu belgeler.

“Bir zamanlar, o kafirler seni bağlayıp, hapsetmesi, ya öldürmeleri ya da Mekke’den çıkarmaları için sana tuzak kurarlarken, Allah’ta onun karşılığını yapıyordu. Allah, tuzak kuranlara karşılık verenlerin en hayırlısıdır.”(4)

Bu ayet-i kerime ile Yüce Allah Habibini koruyacağını vadediyordu.

Burada Cebrail’i istihbarat meleği olarakta görüyoruz. Asıl görevi Vahiy getirmek olan Cebrail, bazen çeşitli şekillere girerek, İslam’ı Rasulullah’a öğretmiş, sarıklı bir şekilde melekler ordusuyla savaşlara katılmış(5) bazen de, Hicrette olduğu gibi, suikast haberlerini Rasulullah’a bildirmiştir.

Rasulullah, kendisine yapılacak olan suikast haberini öğrenir öğrenmez öğle vakti kimseye sezdirmeden hemen Hz. Ebu Bekir’e gidip olanları anlatır. Cebrail vasıtasıyla kendisine hicret izninin verildiğini Rasulullah'dan duyan Hz. Ebu Bekir çok sevindi. Hicret için yol hazırlığına başladı. Hazırlıklar gizlilik içinde sürüyordu.

Müşrikler Daru'n-Nedve’de aldıkları kararlar neticesinde, bir taraftan Rasulullah’ı gözetlerken, diğer taraftan suikast ekibini (timini) göndererek, kendilerine: “El ayak çekilinceye kadar evin etrafını kuşatıp beklemelerini, sonra da evine saldırıp Hz. Muhammed’i öldürmelerini” talimat verdiler. Akşam evinde olan Rasulullah, Hz. Ali’yi yatağına yatırarak:

“Döşeğimde yat, uyu, yeşil aba’mı da iyice bürün, sana onlardan hoşuna gitmeyecek bir şey yetişmeyecektir.”

buyurdu. Gecenin üçte biri geçince çok sayıda suikastçı katil, Hz. Peygamber’in evinikuşattı. Zaten durumdan haberdar olan Rasulullah, kapısının önünden bir avuç toprak alarak, bütün suikastçıların üzerine saçtı. Bir mucize eseri olarak Hz. Peygamber, göremediler. Hz.Peygamber Yasin Süresinin ayetlerini (1-9) okuyarak aralarından geçip gitti.(6)

Rasulullah’in yanlarından geçip gittiğini göremeyen, Suikastçılar sabaha doğru, hemen Hz. Peygamber’in yatağına hücum ettilerse de karşılarında Hz. Ali’yi buldular. Kısa bir sorgulama ve hapisten sonra onun ağzından hiçbir laf alamayınca onu serbest bıraktılar.(7)

2. Nadiroğulları’nın Planladıkları Suikastlerden Haber Alınması

Bir Kadının, Hançerli Suikastı Haber Vermesi

Mekkeli Müşriklerle gizlice ittifak halinde olan Nadiroğulları Yahudileri, Hz. Peygamber’i öldürmeyi düşünerek, ona şöyle dediler:

“Ashabından bize üç kişi çıkar. Bilginlerimizden üç kişiyle buluşsunlar. Eğer bilginlerimiz sana iman ederlerse, biz de sana tabii oluruz.” 

Bu haberden sonra Nadiroğulları bilginlerinden üç Yahudi yanlarına hançerlerini aldılar.(8)

Hz. Peygamber’e düşünülen bu suikast girişimini Nadiroğullarından bir kadın, Ensardan olan Müslüman kardeşine adam göndererek, bu durumu haber verdi. Kadının kardeşi de Rasulullah’a haber verince Rasulullah hemen geri döndü.(9) Hz. Peygamber bir müddet sonra suikastı düşünen Yahudilerin Mabedine bir bayram günü gidip, onları bu konuda uyardı.(10)

Hz. Peygamber’e Vahiy Yoluyla Haber Ulaştırılması

Nadiroğullarının Hz.Peygamber’e ikinci suikast teşebbüsü, Bir’u Maune Faciası’nın akabinde Amr b. Ümeyr ed Damri’nin hata ile öldürdüğü antlaşmalı iki şahsın diyetinde, antlaşma gereği yardımlarını istemek üzere Nadiroğulları’na gitmesiyle meydana geldi.(11) Zühre köyünde oturan Nadiroğulları bu diyeti önce kabul etmediler. Sonra kötü niyetlerini gerçekleştirmek için bu diyeti kabul ettiler. Benu Nadir Yahudileri bir köşeye çekilip Rasulullah’ı, öldürme planları yaptılar. Huyay b.Hattab:

“Siz bu adamı, hiçbir zaman şimdi bulunduğunuzdan daha elverişli bulamayacaksınız. Hemen şu evin damına çıkarak onun üzerine bir kaya parçası bırakıp, ondan bizi kurtaracak, rahata kavuşturacak kim var?” dedi. İçlerinden Amr b. Cahhaş "Evin damına çıkar, onun üzerine kayayı ben atarım.” dedi.(12)

Sellam b. Mişkem adlı bir Yahudi:

“Ey Kavmim! Beni bu sefer dinleyiniz, böyle bir işe kalkmayın, bu olay ona vahiyle bildirilir, kendinize yazık etmeyin.”(13)

diye yalvardıysa da Amr. b. Cahhaş onu dinlemedi ve hemen dama çıktı.

Nadiroğullarının yapmak istedikleri bu suikast girişimi Cebrail haber verince, Hz.Peygamber bir hacetini def edecekmiş gibi oturduğu yerden kalkıp Medine’nin yolunu tuttu. Medine’de ashabıyla istişare ettikten sonra Rasulullah Muhammed b. Meslemeyi Nadiroğullarına göndererek Medine’yi on gün içinde terk etmeleri emrini verdi.(14)

Nadiroğulları gerek Hançerli Suikastı gerekse damdan kaya bırakarak suikast teşebbüsünü başaramamışlardı. Sellam b. Mişkem’in nasihatına da aldırış etmemişlerdi. Bu tehlikeli durum Vahiy Meleği tarafından Rasulullah’a bildirilmekte geç kalmamıştır.

Cebrail’in, Zehirli Koyun Eti ile Suikast Teşebbüsünü Bildirmesi

Hayber’in fethinden sonra Hz. Muhammed Yahudilere ne kadar hoş muamele yapsa da Yahudilerin Müslümanlara karşı kinleri sönmemişti. Müslümanlığın dalga dalga yayılmasını önlemek için Yahudiler Rasulullah’a çeşitli entrikalar düşündüler. Bu entrikalardan biri de Zeyneb adlı bir Yahudi kadının (Sellam b. Miskem’in karısı, Haris’in kızı) kızarttığı koyunu zehirleyip onu yemesi için Hz. Peygamber’e sunması olmuştur.

Zeyneb’in zehirli koyun eti ile suikast girişimini Cebrail Rasulullah’a bildirmiş, bu haber üzerine Hz.Peygamber zehirli lokmayı ağzından çıkararak süikasttan kurtulmuştur. Hz. Peygamber ashabına bunu söylediyse de Bisr b. el Bera isimli bir Müslüman lokmayı yutmuş ve bir müddet sonra ölmüştür.

Hz. Peygamber Bişr b. el-Bera’nın ölümünden sonra Zeynebi çağırarak, neden bunu yaptığını sormuş, Zeynep:

“Şayet sen peygamber isen sana haber verirler ve kurtulursun, yok peygamber değilsen, meliksen, ölürsün. Biz de kurtuluruz.”

diye cevap vermiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber kadını affetmiştir. Fakat ölen Bişr b. el Bera’nın ailesi kısas isteyince kadın öldürülmüştür.(15)

Hz. Peygamber, birçok süikasttan Cebrail’in haber vermesiyle kurtulabilmiştir. Peygamberimiz affedici bir insandı. Zeynep’in mantıklı cevabına karşılık Peygamberimiz onu affetmiş, ancak Bişr b. el Bera’nın ölmesi ve ailesinin kısas istemesiyle Zeynep öldürülmüştür. Yahudiler Peygamber’in geleceğini ancak bu Peygamber’in Yahudilerden olacağını iddia ediyorlardı. Bundan dolayı Rasulullah’ı ortadan kaldırmak istemişlerdir.

Dipnotlar:

1. İbn Hişam II, 480; Halebi, II, 25; Muhammed Rıza s. 124; Abdüsselam Harun s. 91; Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulafa, I - II, İstanbul 1970, I, 88; Zehebi, I, 262; Mevlana Muhammed Ali, s. 102; Şehbenderzade Filibeli Ahmet, Tarih-i İslam, trc. Ziya Nur, İstanbul 1982, s. 32; Ebu Zehra ,Muhammed, Son Peygamber Muhammed trc. Mehmet Keskin, I - IV, İstanbul 1997, II, 312; Hamidullah Muhammed, İslam Tarihine Giriş, trc. Vecdi Akyüz, İstanbul 1994, s. 78; Hamidullah İslam peygamberi I, 161; Köksal, VI, 141-142; Akyavaş, Ragıb, Hz. Muhammed’in Hayatı, Ankara 1970, s. 97; Hizmetli, Sabri, İslam Tarihi, Ankara 1995, s. 212; Caitani III, 56.
2. İbn Hişam II, 481 - 482; Diyarbekri I, 321 - 322 (Şeytan Necidli Şeyh kılığına girmişti); Halebi II, 25 - 26; Muhammed Rıza s. 124; Zehebi, I, 262 - 263; Abdüsselam Harun s. 91 - 92; Mevlana Muhammed Ali s. 102; Ahmet Cevdet Paşa I, 88; Hamidullah İslam peygamberi, I, 161; Köksal, Vı, 141 - 144; Ebu Zehra II, 212 - 213; Şehbenderzade s. 132; Muhammed b. Abdulvahab s. 85 - 86; s. 40; Ülkü, Hayati, İslam Tarihi, İstanbul 1979; s. 103; VIII, 556;Caitani, III, 56.
3. İbn Hişam II, 482; Diyarbekri I, 322; Osman ez - Zehebi I, 263; Abdüsselam Harun s. 92.
4. Enfal, 8 / 30.
5. bk. Sarıcık, Murat, İnanç ve Zihniyet olarak Cahiliye, s. 89 - 93; Hamidullah, İslam Tarihine giriş, s. 87 - 88.
6. İbn Hişam II, 482 - 483; Diyarbekri I, 324; Halebi II, 27 - 28; Muhammed Rıza s. 125 - 127; İbn Kesir, İmadü’d din ebu’l Fida İsmail b. Ömer, El Bidaye ve’n nihaye trc.  Mehmet Keskin I, XV, İstanbul 1994, III, 269; Abdüsselam Harun s. 92; İbn’ül esir II, 314 - 315; Ömer Rıza, İslam Tarihi, I - IX, 1929, I, 296; Mevlana Muhammed Ali s. 103; Hamidullah islam peygamberi, I, 162; Hasan İbrahim Hasan I, 131 - 132; Köksal, VI, 146 - 153; El Büti s. 187 - 191; Ebu Zehra II, 232 , Ünlü, Nuri, İslam Tarihi, I - II, İstanbul 1993, I, 353; Lings Martin, Hz. Muhammed’in Hayatı trc. Nazife Şişman, İstanbul 1996, s. 199 - 200; Şehbenderzade, s. 232; Muhammed b. Abdülvahab s. 86; Ecer, A. Vehbi, İslam Tarihi Dersleri, Kayseri 1991, s. 130 - 131; Azzam Leyla ve Gouverneur Ayşe, Hz. Muhammed’in Hayatı, trc. Murat Çiftkaya, İstanbul 1992, s. 58; Karaman Fikret, Hz. Muhammed’in Evrensel Metodu ve İman Fonksiyonu Elazığ 1994, s. 225 - 226; Es - Sehhar, s. 100 - 101. 
7. Diyarbekri I, 325; Muhammed Rıza s. 127; Ömer Rıza I, 295; Ahmet Cevdet Paşa I, 89; Köksal VI, 154. 
8. Hamidullah Hz. Peygamberin Savaşları s. 205;Hamidullah, el - Vesaik, s. 78; Hamidullah, İslam’a Giriş, s. 19; Üstüner, s. 25.
9. Hamidullah İslam peygamberi, I, 582; Hamidullah, el Vesaik s. 78; Köksal, XI, 73.
10. Sezikli, s. 88; Üstüner, s. 25.
11. İbn Hişam III, 190; Diyarbekri I, 460; Vakıdi I, 364 (Rasulullah’ın yanında on sahabe vardı) Abdüsselam Harun s. 145; Muhammed Rıza s. 213; Çağatay, Neşet s. 231; Ebu Zehra III, 189.
12. İbn Hişam III, 190; Diyarbekri I, 460; Vakıdi, I, 364; Halebi II, 263, Abdüsselam Harun s. 145 - 146; Zehebi, I, 381 (Bu fikri şeytan ortaya attı); Hasan İbrahim Hasan I, 155 - 156; Köksal, XI, 76; Belazuri s. 23; Buti s. 269; Demircan, Adnan, Hz. Muhammed devri’nde Münafıklar, İstanbul 1996, s. 110; Hamidullah, İslam tarihine Giriş s. 106.
13. Diyarbekri I, 460; Halebi II; 264, Muhammed Rıza s. 213; Vakıdi I, 364 - 365; Ahmet Cevdet Paşa I, 416; Köksal, XI, 77.
14. İbn Hişam III, 190, Diyarbekri I, 460; Halebi II, 263, Köksal, XI, 81.
15. İbn Hişam III, 338 - 339; Diyarbekri II, 52 (Bazı rivayetlerde bir saat sonra bazılarında bir yıl sonra Bisr öldü); Vakıdi II, 677 - 678; Muhammed Rıza s. 282 ;İbn Kesir IV, 350-351; Ahmet Cevdet Paşa I, 178; Küçük,s. 38 - 39; Mevlana Muhammed Ali s. 162; Buti s. 347 (Kadın öldürülmedi).

(Hüseyin ÜSTÜNER, Hz. Peygamber Döneminde İstihbarat, Tez Çalışması)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun