Hadislerde geçen "siyahi" ifadesi ırkçılık mı? 

Tarih: 29.12.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- ​Ben İslam'da ırkçılığın olmadığını biliyorum, ama bazı İslam düşmanlarının iddialarına maruz kaldım ve bunların doğruluğunu öğrenmek istiyorum. Bu hadisleri aktararak Peygamberimizin siyahi kardeşlerimizi köle olarak gördüğünü ve ırkçılık yaptığını iddia ediyorlar:
1. "Üzerinize başı kuru üzüm gibi siyah, Habeşli bir köle bile tayin edilse dinleyin ve itaat edin."
Bu hadiste 'bile' kelimesi kullanıldığı için Peygamberimiz siyahileri düşük görüyor diyorlar. Bu hadis sizin sitenizdeki bir soruda da vardı siz de "Şarihler, gerek "kuru üzüm" gerekse "kolları kesik" tabirleriyle emirin nesebce düşük, görünüşçe çirkinliğinin ifade edilmek istendiğini..." gibi bir ifade kullanmışsınız, ama bunu yanlış yorumlayıp İslam siyahilere çirkin ve kusurlu olarak görüyor diyebilirler. Bu hadiste siyahilere bir küçümseme yapılmış mıdır?
2. "Siyah tenliler, ancak basık burunlu kölelerdir." (Sahih Müslim 9, sayfa 46-47)
3. "Peygamber, Afrikalıların ten renginin değişmesi için dua etti, böylece torunları Araplara ve Türklere köle olacaktı." (Taberi 2, sayfa 11)
4. "Rüyada siyahi bir kadın görmek salgının sembolüdür." (Sahih Buharı 9:87:161)
5. Sahabe Ahmed ibn Ebî Süleyman dedi ki, "Kim peygamberin siyahi olduğunu söylerse öldürülmelidir." (İbn Musa el-Yahsubi, Kadı 'İyad, s.375)
6. Ayrıca, Peygamberimizin ırkçılığı yalnızca insanlarda değil, hayvanlarda bile yaptığını da söylüyorlar. Bunu da kanıt olarak sunuyorlar: "Hâlis (düz) siyah olan köpekleri öldürün." Çünkü siyah olanlar şeytandır” (Sahîh-i Müslim Muhtasarı, 1,1572)
- Bu hadislerin çevirileri ve kaynakları ne kadar güvenilir bilmiyorum ama insanları İslam'dan soğutmak amacıyla her yerde bunları Hz. Muhammed söylüyor diye yayınlıyorlar, bu hadisleri açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soru 1.
"Üzerinize başı kuru üzüm gibi siyah, Habeşli bir köle bile tayin edilse dinleyin ve itaat edin."

Cevap 1:

Buhari’deki hadisin tercümesi şöyledir:

“Başınıza tayin edilen kişi, başı bir kuru üzüm gibi olan Habeşli bir köle de olsa, dinleyin ve itaat edin!” (Buhari, Ahkam, 4)

Bu hadisin üslubu, konunun önemini vurgulamaya yöneliktir. Müslümanların emirinin makamının saygın olduğuna, o makamda bulunanların ne soyu ne serveti ne de kişiliğinin bir rolünün olmadığına, o makama itaat etmenin zorunlu bir görev olduğuna dikkat çekilmiştir. (bk. Haşiyetu’s-Sindi ala Süneni’n-Nesai, h.no: 4192)

Şunu da unutmamak gerekir ki, “Temsilde ve teşbihte hata aranmaz.” Çünkü muhataba arz edilen husus, söz konusu teşbih ve temsillerin kendisi değil, onların penceresinden görülen gerçeklerdir.

Bu sebeple temsillerin hakiki manası değil, delalet ettiği manalar üzerinde durulur.

"Aslan gibi adam." dediğimizde hiç kimsenin aklına hayvan gelmez, aksine cesaret ve güç gelir.

Bu gibi hadislerde de maksat renk değildir, kim olursa olsun Allah’ın emir ve yasaklarına göre hüküm veren kimseye itaat etmenin gerekli olduğu vurgulanmıştır.

Soru 2:
"Siyah tenliler, ancak basık burunlu kölelerdir." (Sahih-i Müslim 9, sayfa 46-47)

Cevap 2:

Müslim’de de başka hadis kaynaklarında da bu anlama gelecek bir hadis rivayeti bulamadık.

İlgili yerde geçen hadis rivayeti şöyledir:

“Eğer size azaları kesilmiş bir köle emir tayin edilir de sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse, hemen kendisini dinleyip itaat edin!” (Müslim, Hac, 311, 312)

Hadiste geçen “Mücedda” kelimesi, birçok azası kesilmiş manasınadır. Nitekim burnu, kulağı ve dudağı kesik olan kimseye “Ecda”, müennesine de “Ceda” denir. (bk. İbnü’l-esir, Nihaye, CDA md.)

Hadiste de açıkça görüldüğü üzere, burada Müslümanların, yöneticileri İslama uygun hareket ettiği sürece ona itaat etmeleri gerektiği, soyuna sopuna, rengine, boyuna posuna bakmadan emirlerini yerine getirmeleri gerektiği vurgulanmıştır.

Şu halde, bu hadisteki ifadelerin kullanıldığı ortamı, makamı neden bu ifadeye ihtiyaç duyulduğu gibi unsurları bilip ona göre -ön yargıya kapılmadan- Hz. Peygamberin (asm) makul bir gerekçe münasebetiyle bu ifadeyi sadece yerinde bir tespit olarak kullandığını anlamaya çalışmak gerekir.

Soru 3:
"Peygamber, Afrikalıların ten renginin değişmesi için dua etti, böylece torunları Araplara ve Türklere köle olacaktı." (Taberi 2, sayfa 11)

Cevap 3:

Taberi’nin hem tefsirinde hem tarihinde böyle bir bilgiye rastlayamadık. 

Bununla beraber bu rivayetin sahih olma ihtimali yoktur. Çünkü farklı renklerin varlığı Allah’ın ilim, kudret ve hikmetini gösteren belgeler olduğu Kur’an’da bildirildiği halde, Hz. Peygamberin (asm) bazı renkleri değiştirmek için dua etmesi naklen olduğu gibi aklen de mümkün değildir. 

Soru 4:
"Rüyada siyahi bir kadın görmek salgının sembolüdür." (Sahih Buharı 9:87:161)

Cevap 4:

Bağlamından koparılan bir sözün anlamı değişeceği gibi, onun yorumu da değişir. İlgili hadisin sahih tercümesi şöyledir:

Peygamberimiz (asm) buyurdu:

“Ben rüyada saçı-başı dağınık esmer bir kadının Medine’den çıkıp Mehyea (yani Cuhfeye) gidip yerleştiğini gördüm ve bunu şöyle tevil ettim ki; mevcut veba hastalığı Medine’den oraya nakledilmiştir.” (Buhari, Rüya, 41, h.no: 7038)

Rüyalardaki simgesel unsurların bulunduğu gerçeği bütün rüya tabircilerinin kabul ettiği bir husustur. Bu tevilde yalnız “esmer bir kadın” değil, aynı zamanda “saçı-başı dağınık” birisi söz konusudur.

Ön yargılı olmayan hiç kimse bundan bir “ırkçılık” kokusunu almaz. 

Soru 5:
Sahabe Ahmed ibn Ebî Süleyman dedi ki, "Kim peygamberin siyahi olduğunu söylerse öldürülmelidir." (İbn Musa el-Yahsubi, Kadı 'İyad, s. 375)

Cevap 5:

"Kim Peygamberin siyahi olduğunu söylerse öldürülmelidir." sözü her şeyden önce Peygamberimizin (asm) sözü değildir.

İkincisi, bu sözde şöyle bir mantık yürütülmüştür:

Hz. Peygamberin (asm) teninin siyah olmadığı bilinen bir gerçektir. İnsanlar arasında siyahi insanlar kadimden beri küçük görülmüştür. Dolayısıyla Hz. Peygamberin (asm) siyahi olduğunu söyleyen kimse, ona hakaret etmek ve onu küçümsemeyi hedeflemiştir.

Peygamberleri tahkir etmek inkar etmektir. Onun peygamberliğini inkar etmek ise dinden çıkmaktır.

Demek burada siyahi insanları tahkir etmek değil, insanlar arasında onları hakir gören bir algının Hz. Peygambere (asm) tatbik edilmesine karşı yapılan bir çıkıştır.

Soru 6:
Ayrıca, Peygamberimizin ırkçılığı yalnızca insanlarda değil, hayvanlarda bile yaptığını da söylüyorlar. Bunu da kanıt olarak sunuyorlar: "Hâlis (düz) siyah olan köpekleri öldürün." Çünkü siyah olanlar şeytandır” (Sahîh-i Müslim Muhtasarı, 1,1572)

Cevap 6:

Bu hadis rivayeti için bk. Müslim Müsakat, 47, h.no: 47/1572.

Hadisin tercümesi:

“Tam / düz siyah olan, gözünün yukarısında da iki beyaz nokta bulunan köpekleri öldürün, çünkü onlar şeytandır.” (Bu bilgiler için bk. Nevevi, Şerhu Müslim, 10/237).

Bu köpekle ilgili iki alamet zikredilmiştir: Tam / tamamen siyah olması, gözünün yukarısında iki beyaz noktanın bulunması.

Bazı âlimlere göre, Hz. Peygamber (asm) daha önce genel olarak yırtıcı ve zarar veren köpeklerin öldürülmesini emretmiş, sonra da bu iki alameti olan köpek dışında diğerlerinin öldürülmesini yasaklamıştır. İmamu’l-Haremeyn gibi bazı alimlere göre, daha sonra öldürülmesi yasaklanan köpekler arasında bu köpek de vardır.

İmam Şafii, İmam Malik ve alimlerin cumhuruna göre, avlamak için kullanılmasına cevaz verilenler arasında bu siyah olan köpekler de vardır. Onun diğer köpeklerden hiçbir farkı yoktur. (Nevevi, a.y)

İmam Malik'e göre, hadiste söz konusu edilen "yırtıcı köpek"ten maksat; aslan, kaplan, sırtlan kurt gibi insanlara saldıran, parçalayan her türlü yırtıcı hayvanlardır. (İbn Kudame, el-Şerhu'l-Kebir; el-Mektebetu'ş-Şamile, III/302)

Fakat eziyet etmeyenleri öldürmek asla caiz değildir. (İbn Kudame, a.g.e; el-Mektebetu'ş-Şamile, IV/14)

Ünlü âlimlerden İbnu Abdilber'e göre, zararlı olmadıkça hiçbir köpek öldürülmez. Çünkü Hz. Peygamber (asm), canlıları silaha hedef yapmayı yasaklamıştır. Üstelik köpeğe su vermenin faziletiyle ilgili hadis mevcuttur. (bk. Buhârî, Şirb, 9, Vudu, 33; Müslim, Selam, 153, Tevbe, 155; Ebu Dâvud, cihad, 47)

Şimdi de Hz. Peygamberin (asm) ırkçılığa şiddetle karşı olduğunu gösteren bazı hadislerine bakalım:

1. Veda hutbesinden:

“Şunu iyi bilin ki, şüphesiz Rabbiniz birdir, babanız da (Hz. Âdem) birdir. Dolayısıyla ne bir Arabın Arap olmayana ne de Arap olmayanın Arap olana, ne beyazın siyahi olana, ne de siyahi kimsenin beyaz olan kimseye bir üstünlüğü vardır. Üstünlük ancak takva iledir.” (İbn Hanbel, h.no: 23489) 

2. Siyahi babanın oğlu demek cahiliye huyudur:

Hz. Ebu Zer el-Gıfari, bir gün birisi ile karşılıklı atışır ve ona “Ey Siyahî kadının oğlu!” diyerek onu ayıplamıştır. Bunu haber alan Hz. Peygamber (asm) “Ya Eba Zer! Sen cehlî bir adamsın (sende İslam öncesi cahiliye döneminden kalma huyların var).” diye buyurdu (bk. Müsned, 5/158; İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 1/86)

3. Irkçılık yapan bizden değildir:

"Irkçılığa (asabiyete) çağıran bizden değildir; ırkçılık için savaşan bizden değildir; ırkçılık üzere, asabiyet uğruna ölen bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57; Ebû Davud, Edeb 121; İbn Mâce, Fiten 7)

4. Irkçılık yapan cahiliye üzere ölür:

“... Asabiyet duygusuyla öfkelenen, asabiyet uğruna savaşırken yahut asabiyet davası güderken körü körüne açılmış bir bayrak altında ölen kimsenin ölümü Cahiliye ölümüdür." (Müslim, İmâre, 57; Nesâî, Taḥrîm, 28; İbn Mâce, Fiten, 7; Müsned, 2/306, 488)

Asabiyet, aynı soydan gelenlerin veya bir başka sebeple aralarında yakınlık bulunanların muhaliflere karşı birlikte hareket etmelerini sağlayan dayanışma duygusudur, ırkçılık yapmaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun