Hac zamanı insanlar neden kapıdan girmezmiş?

Tarih: 20.09.2019 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bakara suresi 189'a göre, neden eskiden insanlar evine hac zamanı kapıdan girmezmiş?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cahiliye döneminde Müşrik Araplarından bazıları, ihramlıyken evlere veya çadırlara kapısından girmeyi uğursuzluk sayarlardı. Bu nedenle, ihramlıyken evin veya çadırın kapısından değil, pencereden veya açtıkları başka bir delikten girerlerdi. (bk. Razi, Bakara 198. Ayetin tefsiri)

Ayetin soruda geçen konuyla ilgili kısmının meali şöyledir:

“Erdemlilik asla evlere arkalarından gelip girmeniz değildir; fakat erdemlilik kişinin Allah'a saygılı olmasıdır. Evlere kapılarından gelin; Al­lah'a saygılı olun ki kurtuluşa eresiniz.” (Bakara, 2/189)

Müşrik Araplar ihrama girmeyi, bir takım lüzumsuz ilavelerle zorlaştırmışlardı. İhrama girdikleri zaman gölgede oturmazlardı. Eve yahut çadıra girmeleri gerektiğinde, evin arka duvarını delmek yahut evin üstünden atlamak suretiyle girerlerdi. Bu manasız hareketi iyilik sayarlardı. (Yazır, Hak Dini, İstanbul 1979, 1/685)

Nitekim Bera (r.a)'ın bildirdiğine göre, Medineliler hac yaptıktan sonra, dönüşlerinde evlerine kapılarından girmezler, evlerinin arkalarından girerlerdi. Ensar'dan bir kimse, hacdan dönünce, evine kapısından girmiş ve şiddetle ayıplanmıştı. (Buhari, Umre, 18)

Cahiliye devrinde, Hums'tan olmayan Araplar bu şekilde hareket ederken, Kureyş tam aksine bir tutum içindeydi. Cabir (r.a)'ın naklettiğine göre, Kureyş ve Harem halkı ihramlı iken evlerine kapılarından girip çıkarlardı. Fakat Ensar ile Ehl-i Meder ve Ehl-i Veber (köylüler ve çadırda yaşayanlar) ihramlı iken evlerine ve çadırlarına kapıdan girmezlerdi. Bunlar, evlerinin arkalarına açtıkları bir delikten girerler veya kurdukları bir merdivenden inip çıkarlardı.

Çadır halkı ise, çadırlarının arkasından girip çıkarlardı. (Aynî, Umdedü’l-Kari, 10/136; Miras, Kamil,  Tecrid-i Sarih, Ankara 1976, 6/191)

Sonuç olarak, Cahiliye devrinde halktan bir kısmının ihramlı iken evlere kapılarından girdiğini söyleyebiliriz.

Halbuki bu anlamsız bir meşakkatten, şekilcilikten başka bir şey değildir. Ayrıca evdekileri rahatsız edeceği için edebe de aykırıdır. Asıl iyi ve erdemli olan davranış, anlamsız geleneklerin tekrarı değil, insanın her işini takvaya göre yapması yani tutum ve davranışlarını Allah’a saygı, O’nun buyruklarını yerine getirip yasaklarından sakınma bilinci içinde yerine getirmesidir.

Diğer taraftan, “Evlere arkalarından girme” ve “kapılarından girme”nin mecazi ifadeler olduğu; “evlere arkalarından girme”nin, bir görüşü savunurken doğru yöntemden sapmak; “evlere kapılarından girme”nin ise doğru yöntem kullanmak anlamına geldiği de belirtilir.

Buna göre ayet şu şekilde tevil edilmiştir:

Herhangi bir inancı savunurken konuyla ilgisi bulunmayan veya kesin olmayan gerekçeler, kanıtlar kullanmayınız. Gerçeğe ulaşmanın bir kapısı vardır, o da açık seçik bilinen bilgi, kesin delildir. Şu halde görüşlerinizi ve iddialarınızı bu tür bilgi ve delillere dayandırınız. (bk. Razi, Mefatih, ilgili ayetin tefsiri)

Böylece ayette, bilime ve gerçeğe ulaşabilmek için en uygun metodun kullanılması gerektiğine de işaret vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun