Günahkar Müslümanlar kabir sorularına cevap verebilecekler mi?

Soru Detayı

- Okuduğum her yerde sadece kafirlerin sorulara cevap veremeyeceği yazıyor.
- İman eden herkes kabirdeki sorulara cevap verebilecek mi?
- Eğer günahkar olsa da Müslüman olduğu için cevap verebilirse, 'ona orada cennet kapısı açılır' deniyor.
- Günahkar birine direk cennet kapısı nasıl açılır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Aslında insanlar, din imtihanındaki durumları itibariyle dört kısımdır:

“Halis kâfir, münafık (kalbindeki küfür ile dilindeki imanı karıştıran), halis mümin, fasık (kalbindeki iman ile davranışındaki günahları karıştıran kimse).”

- Ayet ve hadislerde -prensip olarak- kâfir ile müminin durumu söz konusu edilmiştir. Bu, iman-küfür muvazenesi bakımından büyük önem arzettiği için bunun üzerinde durulmuştur. Münafık da gerçekte tam kâfir olduğu için, bu ikisine de çokça yer verilmiştir.  

Bununla beraber, ayet ve hadislerde günahkâr müminlerden de söz edilmiştir.

“Diğer bir kısmı ise günahlarını itiraf ettiler. Onlar iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar. Onlar tövbe ederlerse umulur ki Allah da onların tövbelerini kabul buyurur. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir/ affedicidir, merhamet sahibidir.” (Tevbe, 9/102)

mealindeki ayette bu gerçeğin altı çizilmiştir.

- Kur'an veya hadislerde “kabirdeki günahkârların meleklere verecekleri cevabın nasıl olacağına” dair bir açıklamaya rastlayamadık. Kabirdeki sual-cevaplar yine iman ile küfür çerçevesinde açıklanmıştır.

- Bundan: “günahkâr müminlerin de diğer hâlis müminler gibi olumlu cevap vereceklerini” anlamak mümkündür. Çünkü kabirdeki sualler-cevaplar amelle ilgili değil, akide ile ilgilidir.

- Burada birkaç soru akla gelir:

1) Fasık denilen günahkâr müminler de mi ceza görmezler, onlar da mı doğrudan cennete girecekler?

Bunun cevabı şudur: Hayır -Allah’ın affetmediği- günahkâr müminler de suçlarının durumuna göre ceza çektikten sonra ancak cennete girecekler.

- Kabirde müminlerden bazı kimselerin de kabirde azap çektiğine dair hadisler vardır. Örneğin: Buhari, Müslim ve Nesai’nin rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz (asm), iki kabrin yanında geçerken şöyle buyurmuştur:

“Bu iki kabrin sahipleri de azap çekiyorlar. Bu azapları büyük günahtan değil; biri nemmamcılık / gıybet ve dedikoduculuktan, biri de idrarından temizlenmediği / istibra etmediği için azap çekiyor.” (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 3/242)

Bu sahih hadisten anlaşılıyor ki, kabirde mümin olanlardan da bazıları azap çekerler.

2) Sahih hadislerde kâfire cehennemdeki yeri, mümine de cennetteki yeri gösterilir” denilmiştir.

Bu ifadeye göre, günahkâr fasık mümine de cennetteki yeri gösterilir. Ancak ona sonunda gideceği bu yerinin gösterilmesi, onun hakettiği kabir veya cehennem azabından kurtulacağı anlamına gelmez. Ona şöyle denilebilir:

“İşte cennetteki yerin şurasıdır. Meleklerin sorularına doğru cevap verdiğin için cennetin vizesi olan imanını kurtardın. Fakat senin affa uğramamış suçların var, bunların cezasını çektikten sonra cennete gireceksin.” (krş. Mirkatu’l-Mefatih,1/222)

İbn Hacer el-Heytemi de bu konuda şunları söylemiştir:

Hadislerin zahir ifadelerinden anlaşılıyor ki, kabirdeki insanlar iki kısımdır: Biri: Mümin; İkincisi kâfir ve münafıklar.

Buna göre, mümin fasık da olsa, âdil / salih olan müminler gibi cevap verir. Fakat (yerin gösterilmesiyle ilgili) müjde ise kişinin durumuna bağlıdır. (Fetava’l-Hadisiye, s.7)

- İbn Hacer’in şu mütalaası da dikkate değer. O şöyle der:

"Ceza çekmesi mukadder olan günahkâr mümine şu muamele yapılabilir: Önce kendisine cennetteki yeri gösterilir, ardından kendisine: 'Eğer günahların olmasaydı doğrudan buraya gidecektin. Ancak şimdi günahlarından ötürü ilk gireceğin yer (cehennem gösterilerek) şurasıdır.' denilebilir." (Fethu’l-Bari, 11/366)

Ayrıca bu konu için bk. el-Kıyametu’s-Suğra 1/56.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR