Fitne zamanında yaşayan insanların suçu ne, haksızlık değil mi?

Tarih: 04.02.2020 - 08:56 | Güncelleme:

Soru Detayı

“İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.” (Tirmizî, Fiten,73; Ebu Davud, Melahim,17)
Bu hadise göre ahirzamanda yani fitne zamanında yaşayan insanların veya Müslümanların suçu ne? Eski zaman ahirzaman ve fitne zamanı değildi bu yüzden insanlar, Müslümanlar iman konusunda çok rahatlardı? Oysaki şimdi ahirzaman ve fitne zamanı insanlar Müslümanlar iman konusunda hiç rahat değiller? Bu hadis de bunu gösteriyor zaten. Allah ahirzamanda yani fitne zamanında yaşayan insanlara neden haksızlık ediyor? Allah’ın adaleti adaletsiz değil mi? Bizim suçumuz günahımız ne? Fitnesiz zamanda olanlar imanlarını ellerinde tutuyorlar, ama biz fitneli zamanda olduğumuz için elimizde tutamıyoruz, rica etsem açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah hakimdir, abes iş yapmaz; rahimdir, rahmeti ve merhameti çoktur. Allah, neyi; ne zaman, nerede ve nasıl yaratmışsa, hikmete uygun olanı da rahmete layık olanı da odur.

Her sıkıntının da bir karşılığı vardır. Ahirzaman fitnesi zamanında, Hz. Peygamber (asm)’in yolunu takip edenlerin yüz şehit sevabını kazanmaları az bir ücret değildir.

Nitekim Hz. Peygamber (asm) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Ümmetimin fesada gittiği zamanda kim benim sünnetime sarılsa ona yüz şehit sevabı vardır.” (Taberâni, Kebîr, 1394; Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 7/282.) 

Keza, eskide kırk yılda seyr-u sülük, ibadet ve riyazet  ile ancak ulaştıkları bir mertebeye bu sırda çok kısa bir yol olan ilim içerisinde zahirden hakikate geçmeyi sağlayan Risale-i Nur gibi bir eserin lütfedilmesi, fitnelerin sıkıntısını hiçe indiren bir hakikattir.

Kaldı ki, sahabe dönemindeki insanların imtihanları da kolay değildi.

Örneğin, bugün yaşayan hiç kimse, "Eğer ben Hz. Peygamber döneminde olsaydım iman ederdim, sahabi olurdum, hatta Ebu Bekir gibi olurdum." diye bir garantide bulunamaz.

Zira Hz. Ebu Bekir gibi olmak da mümkündü, Ebu Cehil olmak da.. Mümin olmak da mümkündü, münafık olmak da.. 

Demek ki, her insan kendi dönemine göre imtihan edilir ve adil olan da budur.

Sahabe dönemi ile şimdiki dönemin durumunu  Risale-i Nur’dan okuyalım:

“Sual: Deniliyor ki: Sahabeler Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı gördüler, sonra iman ettiler. Biz ise görmeden iman ettik. Öyle ise, imanımız daha kavîdir. Hem, kuvvet-i imanımıza delalet eden rivayet var?

Elcevab: Sahabeler o zamanda, efkâr-ı âmme-i âlem hakaik-i İslâmiyeye muarız ve muhalif iken; -sahabeler- yalnız suret-i insaniyede Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı görüp, bazan mucizesiz olarak, öyle bir iman getirmişler ki; bütün efkâr-ı âmme-i âlem, onların imanlarını sarsmıyordu. Şübhe değil, bazısına vesvese de vermezdi. Sizler iseniz kendi imanınızı, sahabelerin imanlarıyla müvazene ediyorsunuz. Bütün efkâr-ı âmme-i İslâmiye, imanınıza kuvvet ve sened olduğu halde; Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın şecere-i tûbâ-i nübüvvetinin çekirdeği olan beşeriyeti ve suret-i cismaniyesini değil, belki umum envâr-ı İslâmiye ve hakaik-i Kur'aniye ile nurani muhteşem şahs-ı manevîsini bin mu'cizat ile muhat olarak akıl gözüyle gördüğünüz halde, bir Avrupa feylesofunun sözüyle vesveseye ve şübheye düşen imanınız nerede? Bütün âlem-i küfrün ve Nasara ve Yehud'un ve feylesofların hücumlarına karşı sarsılmayan sahabelerin imanları nerede?

Hem, sahabelerin kuvvet-i imanlarını gösteren ve imanlarının tereşşuhatı olan şiddet-i takvaları ve kemal-i salahatları nerede? Ey müddei! Senin şiddet-i za'fından, feraizi tamamıyla senden göstermeyen sönük imanın nerede? Amma hadîste vârid olan ki, "Ahirzamanda beni görmeyen ve iman getiren, daha ziyade makbuldür" mealindeki rivayet, hususî fazilete dairdir. Has bazı eşhas hakkındadır. Bahsimiz ise, fazilet-i külliye ve ekseriyet itibariyledir.” (Sözler, s. 494)

İlave bilgi için tıklayınız:

Bir hadiste "Ahirzamanda kişi emrolunduğu şeyin onda birini ...

Ahirzaman'da imanı muhafaza etmek nasıl olacaktır?

Ahirzaman fitnelerine karşı tavrımız nasıl olmalıdır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun