Evrimin hipotezden teoriye çıkamayıp, Big Bang'in hipotezden teoriye yükselebilmesini açıklayabilir misiniz?

Soru Detayı

- Evrimi hipotezden teoriye çıkartan şeyler yoktur.
- Peki mesela Big Bang'i hipotezden teoriye çıkartan nedir?
- Eğer cevaplayamayacaksanız belki de evrimin de bir teori olabileceğini düşünmeye başlayacağım.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Burada evrimden kastedilen bütün kâinatın silsile halinde birbirinden meydana geldiği görüşüdür.

Bu düşüncede yaratıcı olarak Allah devrede yoktur. Her şey gelişigüzel ve tesadüflerin ürünüdür.

Şimdi ana fikir bu olmakla beraber, bilinmesi istenen husus ilk yaratılıştır. Her şeyin ilk başlangıcı ve günümüze kadar nasıl geldiğidir.

İlk yaratılışı tekrar yaşamak ve görmek mümkün müdür?

- Hayır.

O halde ilk yaratışı anlamak için nereye müracaat edilecektir? Daha doğrusu bunu kim yapmış ve yaratmıştır?

- Allah’a ve O’nun bildirdiklerine.

İnananlar, bunu Allah’ın yaptığını kabul edip O’nun kitaplarına ve özellikle en son gönderilen Kur'an’a ve peygamberlerinin bu konudaki bildirdiklerine müracaat ediyorlar.

Allah’a inanmayanlar da bu yaratılışı tabiata, sebeplere ve tesadüfe veriyorlar.

Şimdi kâinattaki varlıkların ortaya çıkışı ile ilgili olarak iki farklı görüş daha işin başlangıcında ayrılmış oldu. Bundan sonra her iki görüş taraftarları da kendi düşüncelerini ispat için bir takım deliller ileriye sürüyorlar.

Bu konudaki görüş ve düşünceler kıyamete kadar devam edecektir. Çünkü ileriye sürülen düşüncelerin ispatı mümkün değildir. Herkes kendi kanaati ve inancı doğrultusunda bir yol çizecektir.

Bu soruyu soran kimsenin durumuna gelince, neyin teori neyin hipotez olduğu, bu hipotez veya teorilerin hemencecik izah ve açıklamasıyla işin biteceğini zannediyorsa yanılıyor.

Dünyada bu konu ile uğraşan binlerce bilim adamı var. Onlar dün bu konuyu tartıştılar, bugün tartışıyorlar ve yarın da tartışacaklar; tâ kıyamete kadar.

Çünkü: Yapan bilir, bilen konuşur bir kaidedir. Yapan Allah, dolayısıyla bu yaratılışın hangi devrelerden geçtiğini bilen de Allah.

Ama bu işin içinde işi elinde tutan bir kesim var ki, onlar da Allah’ı tamamen devreden çıkararak, daha doğrusu Allah’ı inkâr ederek kendi akıllarınca bu işe bir yol arıyorlar.

Biğ Bang’in delillerinin ne olduğu soruluyor. Biğ Bang teorisinin ileriye sürdüğü her şey doğru mu?

Ne kadarı doğru onu da tam bilmiyoruz.

Siz fizik âlimi iseniz, açarsınız bu konudaki kaynakları neler olduğunu öğrenirsiniz.

Yok bu konuda ihtisas sahibi değilseniz, ne işiniz var o tip meselelerde?

İnsan ömrü o kadar uzun mu ki, bu tip çok uç ve sadece o konuda çalışanları ilgilendiren konularda zaman harcıyorsunuz.

İnsan bu dünyaya çok kısa bir hayat süresinde ticaret yapmak için gönderilmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür.

Bu sınırlı ömründe ebedî bir hayatı kazanmak ve kaybetmek davası herkesin başına açılmıştır. Eğer insan sağlam bir imanı elde edemezse, o ahiret davasını kaybedecektir.

Bu konuda bize örnek Peygamberimiz aleyhisselatu vesselam olmalıdır. O hiç Big Bang’ten bahsetmiş mi? Bize ölünce; “Niçin Biğ Bang teorisini halletmeden geldin?” diye bir soru sorulmayacağını vicdanen biliyoruz.

Dolayısıyla üzerimize vazife olmayan bir şeyle niye vakit harcayalım.

Biz, Allah’ı tanıyıp tanımadığımızdan, ibadetleri hakkıyla yapıp yapmadığımızdan, ömrümüzü nere ve nasıl harcadığımızdan hesaba çekileceğiz.

Az önce de söylediğimiz gibi, şayet bu konu sizin sahanız ise, Allah’a ibadetin yanında elbette o konuyu araştıracaksınız. Ama sizin sahanız değilse, yani siz bu konuda uzman değilseniz orada ne işiniz var? Çünkü bu konu çok geniş antropoloji, biyoloji, mikro ve makro paleontoloji, karşılaştırmalı anatomi, biyokimya, bilim felsefesi ve astronomi bilgisi gibi pek çok konuda ihtisası gerektiriyor.

Bu sahadaki binlerce ihtisas sahibi kimsenin her birisi farklı bir şey söylüyor. Birisinin söylediğini diğeri kabul etmiyor. Biz mi bunların arasını bulacağız?

Sonuç olarak;

Bir yaratıcıyı devreden çıkararak ilk yaratılışı ve ahiretteki tekrar yaratılışı anlamak mümkün olmaz. Bilim adamlarının ve o kıyafette olanların büyük bir kısmının gayesi, Allah’a olan inancı sarsmak ve insanları dinsiz yapmaktır. Onlar, dinlerinden ve geçmişinden kopardıkları gençleri, kendi her türlü menfi emellerine alet etmenin peşindedirler.

Biz Müslüman olarak bu tip hadiselere şöyle bakarız:

- Allah nasıl bugün bitkileri, hayvanları ve insanları tek hücreden yaratıyor ve onları yaşatıyorsa, ilk yaratılış da böyle olmuştur.

- İşin mahiyeti, hangisinin önce, hangi canlı grubunun sonra yaratıldığı husus bilimin konusudur.

- Bu işlerle doğrudan ilgilenmiyorsak, bizi o kadar alakadar etmez.

- Kur'an’ın bildirildiği gibi, insan en güzel şekilde ve doğrudan insan olarak yaratılmıştır. İlk insan Hz. Âdem babamızdır ve ilk peygamberdir. Bu dünyaya Hz. Havva validemizle beraber cennetten buraya gönderilmiştir. Biz de bu asırda yeryüzünde yaratıldık.

- Burada kulluk vazifemizi yapıp biz de ahirete gönderileceğiz. Orada tekrar yeniden yaratılacağız, yaptıklarımızdan veya yapmamız lazım gelip de yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğiz; ya mükâfat veya ceza göreceğiz.

İşte biz kendimizi bu sonuca göre hazırlamakla mükellefiz. Bunun haricindeki meseleler bizim için teferruattır. Onlarla ilgilenecek vaktimiz yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
416 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR