Eşimle tamamen ayrı kişiliklere sahibiz, ne yapmalıyım?

Tarih: 11.12.2019 - 12:13 | Güncelleme:

Soru Detayı

Kocamla çok ayrı kişiliklerdeyiz. Ortak paylaştığımız hiçbir şey yok. Dini konularda bile sohbet edemiyoruz. Çünkü o kadar cahil ki bu konuda, delirtiyor beni. Hiçbir şeye inanmıyor. Böyle birine karşı nasıl davranmalıyım; bir çıkış yolu var mıdır acaba? O (inancım) benim içimde, diyor, ama kurban etiyle rakı içiyor. Temizlik anlayışı yok, midem bulanıyor. Fakat bütün bunlara rağmen iyi birisidir, düşüncelidir. Beni bir gün incitmemiştir.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Mutlu ve huzurlu bir evlilik hayatı için en önemli faktörlerden birisi de karı-kocanın birbirine uyumudur. Evli çiftler arasında uyumu kolaylaştıracak özellikler ne kadar fazla olursa karşılıklı anlaşma, paylaşma ve memnuniyet de o kadar fazla olur. Aksi halde karakter farklılıkları belirli bir zaman sonra karı-kocanın ortak bir noktada buluşmasını zorlaştırır. Bu durum inatlaşmaya, duygusal uzaklaşmalara ve karşılıklı çatışmalara dönüşebilir.

Ancak eş seçimi, her zaman mantık kurallarına göre yapılmadığı için insan bazen bilerek, bazen de bilmeyerek zıt kişiliğe sahip birisiyle de ebedi yol arkadaşlığına çıkabiliyor. Çünkü yapılan bazı araştırmalara göre, farklı karakterlerde olan kişiye ilgi duymanın altında, insanın kendisinde olmayana duyduğu ihtiyaç yatmaktadır. Böylece insan, eksik tarafını tamamlar ve dengeler. Örneğin zayıf olan birisi güçlü birisine, öfkeli birisi, sabırlı birisine ilgi duyarak bir anlamda hayatını dengelemeye çalışır. Zaten evliliğin de bir amacı, erkek ve kadının birbirini tamamlaması değil midir?

- Bu bakış açısıyla bakıldığında, aranızdaki karakter farklılıkları, sabır ve anlayışla yaklaşılır ve kabullenilirse her ikinizin zenginliğine de dönüşebilir. Onun için kocanızın evlenmeden önce sahip olduğu ve şimdiki evliliğine taşıdığı karakterini kabullenmek en doğrusudur. Çünkü insanların karakteri kolay kolay değişmez. Onu zorla, baskıyla, tehditle değiştirmeye kalkışmak, duygu patlamasına neden olacağı gibi, sizi de yorar. Ayrıca uyum iki tarafın çabasıyla gerçekleşir, tek tarafın değil.

Kocanızın karakter farklılığını kabullenmek demek, ümitsizliğe kapılmak veya pişmanlık duyup geri çekilmek demek değildir. Çünkü karakter uyumu huzurlu bir evliliğin tek şartı değil, şartlarından biridir.  

- Her insanın olumsuz hasletleri olduğu gibi, olumlu hasletleri de mutlaka vardır. Mesela sizin ifade ettiğinize göre, kocanızın “iyi olması, düşünceli olması ve sizi hiç incitmemiş olması” huzurlu bir evlilik için çok güzel hasletlerdir, hatta en önemli özelliklerdendir.  Bunlar sevilmeye ve takdir edilmeye değerdir. Kocanızın bu iyi özelliklerine odaklanırsanız daha çok huzurlu olursunuz.

Kocanızın güzel hasletlerine odaklandığınızda onu daha çok sevmeye başlayacaksınız. Bu, ona karşı olan sözlerinize ve davranışlarınıza da olumlu yansıyacaktır. Bu durumda haliyle sizin, temizlik ve dini konulardaki istek ve arzularınızı yerine getirmede daha istekli olacaktır.

- Farklı karakterdeki eşlerde sorun oluşturan şey, daha çok birinin diğerini kendisine göre davranmaya zorlamasıyla oluşur. Oysaki zıt karakterde olmak demek, mutlaka birinin karakterinin “iyi”, diğerinin  “kötü” olduğu anlamına gelmez, sadece farklı olduğu anlamına gelir. O zaman herkes, kendi isteğinde, arzusunda, davranışında veya görüşünde ısrar etmezse, orta yolu bulmak da kolay olur.

- Bunun dışında, eşlerin ortak bir paylaşım veya etkinlik yapmaları için,  mutlaka her ikisinin de hoşlandığı bir şey yapmaları gerekmez. Ara bir nokta buluşabilirler. Evlilikte “altın orta nokta” denilen bir kural vardır. Karı-koca kendisinden biraz taviz vererek birer adım atıp orta bir noktada buluşabilir.

- Birlikte kitap okumak, manevi sohbetlere katılmak, Kuran dinlemek, akraba, arkadaş, komşu ziyaretleri yapmak veya tarihi mekânları gezmek, piknik yapmak, evde karşılıklı kahve içmek, çay içmek, meyve yemek saatleri belirlemek de ortak etkinliklerdir ve sizi birbirinize yakınlaştırır.

- Evlilik, aynı zamanda insanların kişiliklerini koruyarak “biz” olmaları halidir. Bunun için sohbet ve konuşmalarınızda “ben”, “sen” yerine, ne kadar çok  “biz” dersek, o kadar çok, evlilik birliğimiz güçlenir, ortak olduğumuz, bir bütün olduğumuz düşüncesi beynimizde güçlenir.

- Temiz ve düzenli olmak gibi bazı konularda kadınlar, erkeklere göre çok daha hassas yaratılmışlardır. Bu özellik, Yaratıcının kadınlara verdiği bir üstünlüktür. Erkeklerden aynı hassasiyeti beklemek bazen hanımlara hayal kırıklığı yaşatabilir. .

Bu hassasiyet konusunda kocanızın sizi anlaması, empati kurması ne kadar önemli ise, sizin de empati ile onu anlamaya çalışmanız o kadar önemlidir. Çünkü bu, muhtemelen kocanızın genetik yapısı, çocukluk alışkanlıkları, yetiştirme biçiminden kaynaklanan bir durumdur. Dolayısıyla kısa sürede değişmesi zordur. Bu durum, ancak sizin samimi sevginiz, ciddi hürmetiniz ve güzel üslubunuzla değişir. Siz zorladığınız için değil, sizi sevdiği için kendisi değişir.

- Bunun yanında kocanızı daha iyi tanımaya gayret gösterin. Çünkü genelde birçok karı-kocanın aradan yıllar geçmesine rağmen, hala birbirlerini yeterince tanımadıklarına şahit oluyoruz. Onu ne kadar iyi tanırsanız o kadar doğru davranmış olursunuz ve size uygun gelebilecek ilgi alanlarını, ortak paylaşım noktalarını daha iyi tespit edersiniz.

- Kocanızla, tartışma yapmadan sohbet edebilmeniz çok önemlidir. Çünkü eşlerin birinci derecede ihtiyaç duydukları şey, “sevgilerini, aşklarını ve şeklerini mübadele etmeleri” ve “hayretlerini paylaşmalarıdır”.  Ayrıca karı-koca arasındaki sohbette onları tatmin eden şey, öncelikli olarak “kalbe karşı bir kalp” ile muhabbet etmeleridir, fikir teatisinde bulunmaları değil.

Bunun için önce anlaşamadığınız veya üzerinde tartıştığınız dini konulardan veya temizlik alışkanlığından değil de anlaşabileceğiniz başka konular üzerinde sohbet etmeye gayret gösterin.

- Karı-kocanın, kişilikleri ne olursa olsun, üzerinde konuşabilecekleri konular mutlaka vardır. Eğer hala “üzerinde ortak konuşacağımız hiçbir konu yoktur”, diyorsanız, o zaman eşinizin ilgi duyduğu konular hakkında sohbet etmeye gayret gösterin. Çünkü ilk aşamada sizin için önemli olan, kocanızla sohbet etmek, ortak bir alanda buluşmaktır. Bu sizin birbirinize yakınlığınızı artıracağı gibi, paylaşabileceğiniz yeni ortak konuları da doğuracaktır.

Sizinle sohbet etmeye, herhangi bir konu hakkında sorunsuz konuşmaya alışan kocanız, zamanla sizin ilgi duyduğunuz dini konularda da sohbet etmeye başlayacaktır.

Tüm bunların yanında size tavsiyemiz,  olaya kader cihetiyle, içinde bulunduğumuz dünya imtihanı sırrıyla bakıp sabretmenizimdir. Çünkü başımıza gelen olayların bizim bilmediğimiz nice hikmetleri vardır. Bunu ancak Allah(cc) bilir. Bize düşen ye’se kapılmadan, çözüm yolları aramak ve sonunda Allaha teslim olmaktır. Yüce Yaratıcımız Kur’an’da açıkça neyin hakkımızda hayırlı neyin hayırsız olacağını bilemeyeceğimiz bildiriliyor.

Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara, 2/216)

- Evlenip yuva kurmanın birçok hikmeti var. Dünya saadeti bunlardan yalnızca biridir. Bunun yanında kişinin kendisini günahlardan muhafaza etmesi, gözünü haramdan koruması, hayırlı evlatlar yetiştirmesi ve Allah’ın rızasını kazanacak sair amelleri yapmasıdır.

Bu çerçevede kalındığında evlilik hayatı içinde Allah’ın rızasını kazanmak için önümüzde sınırsız imkânlar var. Bunları değerlendirip, evlilikten sağlayacağımız memnuniyet düzeyini artırabiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun