En büyük günah Gazze’ye kayıtsız kalmak mı?
Gazze'nin durumu ile ilişkili olarak "İşleyebileceğimiz en büyük günah, birbirimize kayıtsız kalmamızdır." demek doğru mu? Şirk en büyük günah değil mi?
Değerli kardeşimiz,
Bir sözün dinî ve fıkhi açıdan nasıl değerlendirileceği; kimin tarafından, kime, hangi maksatla ve hangi bağlamda (makamda) söylendiğine göre değişir.
1. Akide Açısından Günahların Sıralaması ve Belagat Usulü
Hiç şüphesiz İslam akidesinde mutlak anlamda günahların en büyüğü Allah’a şirk koşmaktır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de, “Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz.” (Nisâ, 4/48) buyrulmuştur.
Bununla birlikte büyük günahlar (kebair) arasında haksız yere adam öldürmek, zina etmek, anne-babaya asi olmak ve yalan söylemek gibi fiiller de yer almaktadır.
İslam ilim geleneğinde ve Arap dili belagatında (mukteza-yı hale uygunluk), bir ifadenin belirli bir bağlamda “en büyük günah” şeklinde kullanılması, bütün günahlar arasında mutlak ve akidevi bir sıralama yapıldığı anlamına gelmez. Sözün söylendiği makam ve dikkat çekilmek istenen ahlaki sorumluluk göz önüne alınır.
Peygamber Efendimiz (asm) de farklı hadis-i şeriflerde duruma ve ortama göre farklı ameller için "En hayırlı amel..." veya farklı hatalar için "En büyük günah..." tabirlerini o anki konunun ehemmiyetini vurgulamak amacıyla kullanmıştır.
2. Gazze Bağlamında Sözün Anlamı ve Vahameti
Müslümanların yaşadığı acıların, katliamların ve insani felaketlerin konuşulduğu bir ortamda "İşleyebileceğimiz en büyük günah, birbirimize kayıtsız kalmamızdır" denilmesi, kelami bir tanım değil; bir uyarı, teşvik ve vicdani sorumluluk çağrısıdır.
Burada amaç şirkin en büyük günah olduğu hakikatini inkâr etmek değil, yaşanan zulümler karşısında duyarsız kalmanın ağır vebaline dikkat çekmektir.
Ayrıca, Gazze’de yaşanan katliamlar karşısında sessiz ve kayıtsız kalmak tek bir günah değildir:
Mazlumun katledilmesine göz yummak, Mescid-i Aksa ve müminlerin mahremiyetinin çiğnenmesine ses çıkarmamak, Ümmetin kardeşlik hukukunu "Müslüman Müslüman'ın kardeşidir, onu yalnız bırakmaz" hakikatini ihlal etmek gibi onlarca büyük günahın toplamına ortak olmak veya duyarsızlaşmak anlamına gelebilir.
Bu açıdan "Mevcut şartlar altında işlenebilecek en büyük vicdani ve ahlaki vebal/günah" anlamında bu ifadenin kullanılması gayet doğaldır.
3. Bireysel Sorumluluk, İmkanlar ve "Herkes Kayıtsızdır" Demenin Yanlışlığı
Konunun fıkhi ve ameli boyutunda göz önünde bulundurulması gereken çok kritik bir esas vardır: Her Müslüman kendi şartlarına, gücüne ve konumuna göre sorumludur.
Bütün Müslümanların kayıtsız ve duyarsız kaldığını iddia etmek doğru bir yaklaşım değildir. Her Müslüman önce kendi vicdanına ve ne yapabileceğine odaklanmalı, ardından başkalarına samimiyetle tavsiyede bulunmalıdır.
İslam fıkhında sorumluluk güçle orantılıdır. "Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez." (Bakara, 286)
Kimisi askeri ve idari yetkisiyle,
kimisi maddi imkânı ve infakıyla,
kimisi ilmi, kalemi ve sözüyle,
kimisi maddi-manevi ambargo ve boykotuyla,
kimisi de duası ve kalbi buğzuyla
bu mücadeleye katılır.
Herkesin konumu, şartları ve yetki alanı farklı olduğundan; bir eylem biçimine katılan kimsenin, kendi imkânı ölçüsünde başka bir yoldan katkı sağlayan kişiyi "Neden benim yaptığımı yapmıyorsun?" diyerek itham etmesi veya kayıtsızlıkla suçlaması doğru değildir.
Özetle:
- Bu ifadeyi Gazze'deki zulme dikkat çekmek ve Müslümanları sorumluluğa davet etmek amacıyla yazmak dinen caizdir.
- “En büyük günahımız” ifadesi, kişinin veya toplumun kendi ihmallerini eleştiren bağlamsal bir anlatımdır. Yalnızca bu cümleden hareketle söyleyen kişinin yanlış bir akideye sahip olduğu sonucuna varılamaz.
- Muhtemel yanlış anlaşılmaların ve usul tartışmalarının önüne geçmek adına; “en büyük günah” ifadesini mutlak anlamda kullanmak yerine "Gazze’deki zulüm karşısında en büyük ihmallerimizden biri, kayıtsız kalmamızdır" veya "Şu an işleyebileceğimiz en büyük vebal, duyarsızlaşmaktır" demek üslup açısından daha net ve birleştirici olur.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Gazze kimin imtihanı?
- Filistin'e fitre, zekat gönderilir mi?
- Gazze için, kafirden yardım istemek caiz mi?
- Ne zaman ödün vermem gerekir?
- Risale-i Nur'da yedi büyük kebair içinde faizin yer almaması hadise aykırı değil midir?
- Rızık az, ömür zulüm, eş yok ise bu nasıl bir kader?
- Deniz köpüğü kadar günah ne demek?
- İslam dini kadınlar için neden bu kadar zor?
- Verilen sözden dönmenin geçerli mazeretleri nelerdir?
- Psişik kimseler geleceği görebildiklerini iddia edebiliyor?