Verilen sözden dönmenin geçerli mazeretleri nelerdir?
Değerli kardeşimiz,
Verilen sözden dönmenin geçerli mazeretleri, ferdî ve içtimaî; ruhî ve bedenî zararların kesin veya kuvvetle muhtemel olduğu durumlardır.
İslâm’da esas olan sözde durmaktır; ancak sözde durmanın daha büyük bir günaha, zulme veya zarara yol açtığı durumlarda, o sözden dönmek bizzat gerekli hâle gelebilir.
Bu ölçüyü göstermek için bir ayet ve birkaç hadis yeterlidir.
Kuran’dan Açık Bir Örnek (İfk Hadisesi)
İfk Hadisesi sırasında dedikoduya karışanlardan biri, Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) akrabasıydı. Bunu öğrenen Hz. Ebû Bekir:
“Vallahi bundan sonra onunla konuşmayacağım ve şimdiye kadar yaptığım yardımları da yapmayacağım.” demişti.
Bu, hem Allah’a karşı yapılmış yeminli bir söz hem de toplumsal sonuçları olan bir karardı. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu:
“İçinizden fazilet ve servet sahibi kimseler, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler; affetsinler, hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Nûr, 24/22)
Bu ayetle birlikte Hz. Ebû Bekir (ra), yemininden vazgeçti, yardımlarına devam etti. Çünkü yeminine sadık kalmak, sılayırahmin kesilmesi gibi daha büyük bir günaha yol açıyordu.
Hadislerde Temel Ölçü
1. Sıla-i rahmi kesmeye götüren yemin geçerli değildir.
Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur:
“Kim sıla-i rahmi kesmek üzere yemin ederse, onun yemini yoktur.” (Ebû Dâvûd, 2191)
Bu hadis açıkça şunu gösterir:
Günaha götüren bir söz veya yemin bağlayıcı değildir.
2. Daha hayırlısı ortaya çıkarsa sözden dönülür.
Başka bir hadiste Efendimiz (asm) şöyle buyurur:
“Bir kimse bir şey için yemin eder, sonra da ondan daha hayırlısını görürse, yeminini bozsun ve kefaret versin.” (Müslim, Eymân, 11)
Bu hadis, İslam’daki dengeyi çok net koyar:
Söz önemlidir. Ama hayır ve zarar dengesi daha üstündür.
Buradan Çıkan Temel Kaideler
Şu durumlarda verilen sözden dönmek mazeretli ve meşrudur:
- Sözün tutulması harama yol açıyorsa,
- Kul hakkına sebep oluyorsa,
- Akrabalık bağlarını koparıyorsa,
- Ciddi ruhî veya bedenî zarar doğuruyorsa,
- Toplumsal veya ferdî fesada sebep oluyorsa,
- Daha hayırlı ve doğru bir yol açıkça ortaya çıkmışsa.
Bu gibi durumlarda sözden dönülür, yemin etmişse yemin kefareti verilir, bu durum günah değildir, isabetli bir tercih yapılmış olur.
Sonuç
- Asıl olan verilen söze sadakattir. Ancak İslâm’da söz, mutlak değil hikmete bağlıdır.
- Günaha, zulme veya zarara götüren bir sözde ısrar etmek erdem değil hatadır.
- Daha hayırlısı ortaya çıktığında sözden dönmek dinî bir ruhsattır.
- İslâm’da söz kutsaldır; fakat hayır ve adalet ondan daha üstündür.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Yemini bozup kefaret mi vermeli?
- Hz. Ebu Bekir (ra)'in hayatı ve şahsiyeti hakkında detaylı bir bilgi verir misiniz?
- Hz. Ebu Bekir'in hayatını açıklar mısınız?
- Yalan söylemek büyük günah mıdır?
- Ebû Zer el-Gıfârî (r.a.)
- Başkasının yerine ehliyet sınavına girmek neden helal değil?
- Büyük günahlar, yedi kebair nelerdir?
- UYUŞTURUCU MADDELER
- HULF
- HULF (VERİLEN SÖZDE, YAPILAN ANLAŞMADA VE EDİLEN VAADDE DURMAMAK)