Ebussuûd Efendi, çalgılı ilahinin küfür olduğuna fetva vermiş midir?

Soru Detayı

Fetva şöyle:

Sual: Ney çalıp, tevhid ve salevat okumanın ve işitip lezzet duymanın hükmü nedir?

Cevap: Bu iş, tevhidi ve salavâtı hafife almak ve alay olacağı için küfür olur.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Öyle anlaşılıyor ki, Ebussuûd efendinin fetvasına göre, salavat veya kelime-i tevhid gibi Allah’ın zikriyle ilgili kutsal bir metnin eşliğinde çalgı çalınması o metne ve dolayısıyla dine karşı bir saygısızlık ve bir istihfaf anlamına gelir. Dini hafife almak ise küfürdür.

- Ancak, bunun küfür anlamına gelip gelmediği konusu tartışmalıdır. Çünkü, def ve ney ile zikir yapma konusu eskiden beri ihtilaflı bir konudur. Bazı alimler, bazı ehl-i tesavvuf zatlar, def ve ney çalmanın caiz olduğunu söylerken, diğer bir kısmı bunun caiz olmadığını söylemişlerdir. (bk. Gazali, İhya, 2/271-277, V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 3/573-575)

- İbn Asakir’in, Hasan-ı Basri’den mürsel olarak rivayet ettiği bir hadiste eski kavimlerin helak olmalarının sebeplerinden biri de “Def çalmak” olarak yer almaktadır. (bk. Camiussğir, 2/99; Kenzu’l-ummal, h. no: 13014).

- Ancak, Fakihanî gibi bazı alimler, çalgılarla ilgili hiç bir rivayetin sahih olmadığını belirtmiştir. (Neylu’l-Evtar, 8/104)

- “Çalgı dinlemek haramdır, orada oturmak fısktır, ondan zevk almak ise küfürdür, yani küfran-ı nimettir." manasına gelen bir hadis rivayeti Bezzaziye’den nakledildmiştir. (bk. İbn Abidin, 6/349. Bu hadis için ayrıca bk. el-İhtiyar,4/165-166; el-Bahru’r-raik, 8/215)

Burada, konunun fakihler tarafından gösterilen hükmü açıktır. Şöyle ki:

- Hadiste yer alan “küfür” kavramı, bizzat orada “küfran-ı nimet” olarak açıklanmış ve “Çünkü insanın kendi organlarını yaratıldıkları gayeler doğrultusunda kullanmadığı zaman, bu tavır o nimete karşı bir şükür değil, bir nankörlük olur” şeklinde değerlendirilmiştir.

- Bu konuda, Ehl-i Sünnet alimlerinin ittifakla kabul ettiği ilke şudur:

“Büyük olsun, küçük olsun hiçbir günah insanı küfre götürmez. Onu işleyen kimse kâfir olmaz.”  

- Son olarak şunu da belirtelim ki, bir kısım Hanefi fıkıh kitaplarında yer alan yukarıdaki bu hadisin kaynağına -bütün araştırmalarımıza rağmen-rastlayamadık.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun