Dijital ortam üzerinde ölümsüzlük ve beyin çipi projeleri gerçekleşebilir mi?

Dijital ortam üzerinde ölümsüzlük ve beyin çipi projeleri gerçekleşebilir mi?
Tarih: 29.12.2021 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

1. Dijital ortam üzerinde ölümsüzlük" ve "Beyin çipi" projeleri gerçekleşebilir mi? İslam bu gibi konulara nasıl bakıyor?
Dmitry Itskov tarafından geliştirilen bir projede insan beynindeki bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılarak bir robot vücudunda "Siber-Bilinç" yapılabileceği vadediliyor. Bu projeye büyük bir oranda destek var ama bu projenin başarılı olup olamayacağı kesin değil. Başarılı olursa dijital dünya üzerinden kısmi bir ölümsüzlük mevzusu söz konusu.
- 50 yıldır Amerika ve Rusya üzerinde ölmüş insanlar yaklaşık 200 yıl sonrasında teknolojinin geliştiği zamanlarda tekrar dirilebilmek için beyin ölümü gerçekleşmeden sıfırın altındaki soğuk tüplere yerleştiriliyorlar. Bunun için insanlar hayattayken bu işi yapan şirketlere yüklü miktarda para veriyorlar.
2. Elon Musk tarafından geliştirilen "Beyin Çipi" projesiyle özellikle felçli insanlar için beyindeki bilgi alışverişini hızlandıracağı düşünülüyor. Tabi bunun kötü niyetli insanlar tarafından çip bir şekilde ele geçirilip beynin dışardan kontrol edilebileceği mevzusu var. 2022'de projenin gerçekleşeceği bekleniyor. Ayrıca zihin okuyup düşünce yoluyla kontrol edilebilen bilgisayarlar için geliştirilen beyin çipi projeleri de mevcut.
3. Tüm bunlar bir yana "Metaverse" denilen bir sanal dünya inşa edilmesi son günlerde çok konuşuluyor. Bu projeyle birlikte insanların kendi yarattığı bir sanal dünyada VR (sanal gerçeklik) gözlükleriyle gerçek hayatta yaptığımız konser, iş, kafe, alışveriş merkezi vb. mekanlardaki eylemlerimizi daha kolay bir biçimde gerçekleştirebileceği savunuluyor. Proje şuan kısmen mevcut. Özellikle ilk iki projeyi duyunca insanın korkmaması mümkün değil.
• İslam'ın bu projelere dair yaklaşımları nasıldır?
• Bu projeler İslamî ve ilmî olarak gerçekleşebilir mi?
- Bu gibi olaylardan artık korkmaya başladığım için soruyorum. Bu gibi projeler gerçekleşmesini kesinlikle istemiyorum ama tüm projeler başarıya doğru ilerliyor.
- Günlerdir bu konuyu düşünüyorum bu yüzden Din'e yönelik sorumluluk duygum gittikçe azaldı. Anlaşılabilir bir şekilde sorularımı cevaplarsanız çok memnun olurum.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Kur'an-ı Kerim, aynı ayetler, deliller ve bilgilerle karşılaştıkları halde, insanları tek düze olarak değil, Müslüman, mümin, salih, fasık, kâfir, münafık gibi farklı tipler olarak tanımlar. Dolayısı ile tip özdeşliğini kabul etmez.

Bununla birlikte Kur'an, holistik bir bakış açısı ile insanın yalnızca zihin denilen bilgi işlemciliği ile tanımlamaz. Bunun yanı sıra kalp ve ruhsal sezginin derin algılarına da yer vererek bütünsel bir yaklaşım sergiler.

Kuran’a göre işlevsellik kendi başına, bağımsız bir eylem değildir. İnsanın tercih özgürlüğünün sonuçlarını tamamlayan ilahi iradeye dayalı yaratma fonksiyonu olmaksızın bir anlamı ve gerçekliği yoktur. 

“Allah, küfürdeki inatları yüzünden onların kalplerine ve kulaklarına mühür vurmuştur. Gözleri üzerine de kalın bir perde gerilmiştir. İşte böyle kimseler için pek büyük bir azap vardır.” (Bakara, 2/7)

“Biz ayetlerimizi hem afakta (dış dünyada), hem kendi nefislerinde onlara göstermekteyiz (ve göstereceğiz); öyle ki, şüphesiz onun (Kuran’ın ve Resulüllah’ın) Hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun... (Hem) her şeyin üzerinde Rabbinin şahit olması yetmez mi?” (Fussilet, 41/53)

Bu ve benzeri pek çok ayette, zihnin işlevsel mahiyetinde ilahi yaratma eylemi olmaksızın bir durumun meydana gelmeyeceği açıklanarak tevhidin gerçekliği pekiştirilir.

Robotik bir bilincin merhamet, fedakârlık, sadakat, kendini yenme, pişmanlık, idealler, dava, gayba iman gibi insani niteliklerden uzak olacağı ve sadece zekâ işlemcisi olacağı açıktır.

Buna göre, yapılan şeyler yine robottur, insan değildir. İnsan, zaten ölümsüz olamaz.

Dijital ortama gelince, bu zaten sanaldır, kişi vefat edince kabir hayatına intikal eder, ona ait olan bedeni, malı-mülkü dünyada kaldığı gibi, yine ona ait olan dijital ortamdakiler de dijitalde kalır.

İnsan Allah’ın verdiği aklı, ilmi, beceriyi hayırda kullanmalı, kendisine, diğer canlılara ve çevreye zarar verecek şekilde kullanmamalı. Yoksa “İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu…” (bk. Rum, 30/41) mealindeki ayette işaret edilen hataya düşmüş olur.

Demek ki, insanların bazı şeyleri, ama ilahi düzenin bozulmasına neden olacak şeyleri, insanlığın hayrına olmadığı için Yaratıcı buna razı olmuyor.

Bahsi geçen teknoloji ile insanların ömrü uzatılsa bile, dünyanın eskimesine ve insanın ölümüne çare bulunamıyor.

Bu yüzden, Einstein'dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilen Stephen Hawking, “İnsanlar dünyayı böyle tahrip etmeye devam ederlerse en fazla elli yıl sonra burada yaşanamayacak, şimdiden başka gezegenlerde yaşama imkânı olup olmadığını araştırsınlar.” diyordu.

Cevap 2:

Söylediğiniz gibi bir çip icad edilir de bazı hastalıkların tedavisinde işe yararsa ne güzel olur. Onun kötüye kullanılması, birçok alet ve buluş için de mümkündür. Gerekli tedbirler alınır.

Cevap 3:

"'Metaverse' denilen bir sanal dünya inşa edilmesi son günlerde çok konuşuluyor. Bu projeyle birlikte insanların kendi yarattığı bir sanal dünyada VR (sanal gerçeklik) gözlükleriyle gerçek hayatta yaptığımız konser, iş, kafe, alışveriş merkezi vb. mekanlardaki eylemlerimizi daha kolay bir biçimde gerçekleştirebileceği savunuluyor. Proje şuan kısmen mevcut." diyorsunuz.

Bu konuda bazı okumalar yaptık. Bazı tanıdıklarımız da bunu küçük çapta kullanıyorlar. Ancak bu fiziki âlemi ve maddi / biyolojik varlığımızı dönüştürmüyor; mesela hayal dünyasında bir suç işlense, bu maddi dünyada gerçekleşmiyor; bir iyilik yapılsa da böyle. Bu durumda sanki rüyada olmak söz konusu.

Diyelim ki, sanal âlemde yaptığınız şey fiziki âlemde gerçekleşti, o zaman suç suçtur, iyilik iyiliktir, iman imandır, ibadet ibadettir… Değerlendirme, hüküm ve karşılık da buna göre olur.

Ayrıca, bir Müslüman, fiziki alemde olduğu gibi sanal alemde de, İslam inancına, hükümlerine ve ahlakına aykırı şeyler yapamaz, yaparsa sorumlu olur.

Cevap 4:

“Bu yüzden Din'e yönelik sorumluluk duygum gittikçe azaldı.” diyorsunuz. Bu olup bitenler ile Müslümanın dine karşı inanç ve duygusu gevşemez. Her gelişmenin İslam’da bir yorumu bulunur ve buna göre Müslümanca tavır alınır.

Mesela bizim “dine karşı sorumluluk duygumuzda” hiçbir değişme olmuyor. Hatta bu gibi gelişmeleri gördükçe, "Müslümanlara ve insanlığa bu noktada nasıl yardımcı olabiliriz?" düşüncesiyle daha çok aşk ve şevke geliyoruz...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun