Diğer dinlerde bulunan "kurtarıcı" inancının Mehdilikle alakası var mıdır ? Tarihte Mehdilik iddiasıyla ortaya çıkanlar olmuş mudur ?

Tarih: 05.07.2007 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Dinlerde Mehdî

Bir kurtarıcı fikri hemen hemen bütün dinlerde bulunmaktadır. Zulüm ve baskıların arttığı, kargaşanın, terörün baş gösterdiği, toplum düzeninin sarsıldığı hemen her dönemde insanlar, herşeyi yerli yerine oturtacak bir mesih, bir kurtarıcı bekler olmuşlardır.

Mecusîler, Bihafrid'in gelip uğradıkları zulüm ve işkencelerden kurtacağını, intikamlarını alacağını kabul ederlerdi. Bugün elde mevcut olan Zerdüşt'ün kitabı Avesta'da putları kıracak olan herkese, âlemlere rahmetten (Soeshyant) ve halkı ayağa kaldıran anlamına gelen Astvat Ereat'tan bahsedilir. 1

Eski Hindliler Brahma'nın Vişnu'ya tenasuh ederek geleceğini, Hinduizmin Budizme zafer sağlayacağına inanırlardı. İslâm dünyasını kasıp kavuran Moğollar, Çinlilerin işgalleri karşısında Cengiz'i bekler olmuşlardı.

Budizmde, tamamlanamayan dini Maitriye (âlemlere rahmet) gelip tamamlayacaktır.

Tarih boyunca neredeyse esaret ve ezilmişlik kaderleri olan Yahudîler, Babil esaretinden, özellikle Romalıların Kudüs'ü işgal edip Süleyman Aleyhisselâmın mâbedini yıktıktan sonra Mesihi beklemeye başlamışlardı. Hıristiyanlara göre de henüz vazifesi bitmemiş olan İsa-Mesih birgün yeryüzüne inip, karışan dünyayı yeniden sulha, sükûna kavuşturacaktır.

Tarihte mehdîler

Yalancı peygamberlerin dahi çıkabildiği bir dünyada, sahte mehdîlerin de çıktığına, çıkabileceğine şaşmamak gerekir. Ne yazık ki, tarihte nice kötü niyetli kişiler mehdîliği istismar etmekten çekinmemişlerdir. Sâfiyâne bu duyguya kapılanlara da rastlanmıştır. Bunlardan kimi, onu, şan ve şöhret, kimi makam ve mevki, kimi menfaatına âlet ederken, kimi de millî duyguları harekete geçirmek maksadıyla mehdîlik dâvâsında bulunmuş veya kabullenmiş veyahut da çevrelerindekiler öyle görmüşlerdir. Kimileri gerçekten istismarcılık, tamamen şarlatanlık yaparlarken, kimileri de mehdîlik iddiasında bulunmadığı, hatta reddettiği halde çevrelerince öyle görülmüşlerdir. Gerçek Mehdî ise Mehdîlik iddiasıyla çıkmayacak, "Âyinedir kişinin lafa bakılmaz/Kişinin görünür rütbe-i aklı eserinde" beytindeki mânâya uygun tarzda eserleri ve hizmetleriyle tanınacak, görebilenler, görmek isteyenler görecek, arayanlar bulacaktır.

Âhirzamanda müjdelenen hakiki Mehdîye geçmeden önce bu namla ortaya çıkan kişiler hakkında kısaca duralım.

Hicrî 128'de Haris bin Şureyc, kendisinin beklenen Mehdî olduğunu söylemiş, “Haris adında bir kurtarıcı gelecektir” 2 şeklinde bir hadis de uydurmakta tereddüt etmemiştir.

Muvahhitler devletinin kurulmasına vesile olan âlim ve zâhid Abdullah bin Tümert (öl. 1130) Mağripte, Seyyid Muhammed'le Mirza Gulam Ahmed Kadıyanî Hindistan'da, Muhammed Ahmed (öl. 1885) Sudan'da, Muhammed bin Abdullah Hasan (öl. 1920) Somali'de, Eliah Muhammed ise Amerika'da mehdîlikleriyle tanınmışlardır. Bunlardan Ahmed Kadıyanî İngiliz siyasetini destekleyip halkı pasivize ederken, iyi bir devlet adamı ve asker olan Muhammed Ahmed, Sudanlıları işgalci İngilizlere, Somali mehdîsi yine İngilizlere, Muhammed bin Abdullah Hasan da İtalyanlara karşı bağımsızlık mücadelesi vermişlerdir.

19. yüzyılda Sudan, Somali, Nijerya, Senegal, Kamerun gibi Afrika ülkelerinde sömergecilerin dert yandığı bir hareket, bu ülke halklarının istiklallerini kazanmak için mehdî inancı etrafında toplanmalarıydı.

İbni Haldun, zuhuru beklenen Mehdî olduğunu iddia edip de ortaya çıkan ve öldürülen kimselerin sayısının bir hayli çok olduğunu söylemektedir. 3

Ehl-i Beytten olan Seyyid Muhammed es-Sinûsîye de (öl. 1902) mehdîlik isnad edilmiştir.

-----------------------------------
1. Yasht, 13, XXVIII, 129.
2. Sa'd Muhammed Hasan, el-Mehdiyyetü fi'l-İslâm, (Kahire: 1973), s. 183, 184.
3. İbni Haldun, A.g.e., II:180-181.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun