Cennetteki nimetlerin hepsi neden insanların nefsine hitap ediyor?..

Soru Detayı
"Cennette insanın işi gücü nefsini tatmin etmek için yemek içmek, cinsellik gibi zevkler midir?" diye alay edenlere nasıl cevap vermeliyiz?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Allah insanı, pek çok duygu ve düşüncelerle donatmış olarak var etmiştir. İnsan denilen bu varlığı -hikmet-i ilahî- temelde iki boyut olmak üzere ruhanî ve cismanî olarak yaratmıştır. Detaylara indiğimizde, onun ruh tarafını temsil eden akıl ve kalp boyutu yanında, cisim tarafını temsil eden nefis ve duygusal yanı vardır. Bu nefsanî yanı aynı zamanda hayvansal ve bitkisel yanı olarak da adlandırılır.

Demek ki, insanın biri cismanî, biri ruhanî olmak üzere iki  lezzet veya keder alanı vardır. Örneğin ilim, irfan sahibi olmak, insana lezzet veren yönü olduğu gibi, elem veren cehalet gibi hususlar da onun ruhanî alanıdır. Yemek yemek, su içmek, evlenmek gibi lezzet veren hususlar ile açlık, susuzluk gibi acılar veren hususlar ise, insanın cismanî alan kapsamına girer.

- Bu dünyada elinden gelse her an ruh ve bedenini lezzetlerle geçiren ve geçirmeye çalışan insanın, cennette bunları lüzumsuz görmesi iki yüzlülüktür.

- İslam dini insanın fıtratına hitap eden bir dindir. Onun içindir ki, on beş asırdan beri milyarlarca insan bu dini seçmiş ve seçmeye devam etmektedir. Dünyada -İslam dininin ortaya koyduğu hakikatleri bilmek başta olmak üzere- ilim-irfan, sevgi-saygı, iyiliğe karşı teşekkür ve minnettarlık gibi yüksek ruhanî ikramların yanında; yemek, içmek, evlenmek gibi cisamanî, nefsanî ikramlardan lezzet alan bir insanın cennette bu nimetlerden uzak durması, bunları önemsememesi mümkün müdür?

- Unutulmaması gereken bir husus da şudur ki, cismanî lzzetleri isteyen bizim gibi insanların yanında, bunları aklının ucundan bile geçirmeyen, bütün gayesi -Allah’ın cemalini müşahde etmek gibi- ruhanî lezzetler olan insanlar da vardır.

Allah sonsuz merhametiyle, ebedi bir saadet yurdu olan cennette herkesi memnun etmek ister. Kimi cehennem azabından kurtulduğu için, kimi dostlarıyla buluştuğu için, kimi istediği leziz yemekleri, nefis meşrubatı bulduğu için, kimi Hz. Peygambere komşu olduğu için, kimi Allah’ın cemalini müşahade ettiği için büyük bir memnuniyet içinde rahmeti sonsuz olan Rabbine karşı daima bir sevgi, saygı ve minnet duyguları içerisinde ebediyetlere kadar akıp gider..

- Acaba cennetin lezzetleriyle alay edenler, dünyada hangi lezzetlerinden vaz geçmişlerdir? Ellerine geçen hangi lezzetleri terk etmişler ve niye terk etmişler? Bunun bir anlamı var mı?

İnsan cennete giderken de erkek ve kadın olarak girer. Midesiyle beraber, damağıyla beraber, dimağıyla beraber gider... Bunların dünyadaki ihtiyaçları orada daha güçlü bir şekilde devam eder. İhtiyacın giderilmesi lezzet verdiği gibi, onun giderilmemesi de acı ve keder verir. Cennet mükâfat ve lezzet yeri olduğuna göre, bu ihtiyaçların giderilmesi kadar tabii bir şey olabilir mi? 

Cennetin lezzetleriyle alay edenlerin tercihi, şayet lezzetlerin acılara yer verdiği bir yer ise, merak etmesinler cehennem onları bekliyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun