Cennette dünyayı seyretmek serbest mi?

Cennette dünyayı seyretmek serbest mi?
Tarih: 23.11.2018 - 20:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

Cennette bu dünyadaki ülkeleri şehirleri vs. görebilir miyiz, görmek serbest midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Orada (Cennette)  nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız." (Zuhruf, 43/71) mealindeki ayetin zahirine göre, insanoğlu cennette dünya manzaralarını da seyredecektir.

Bediüzzaman hazretlerinin bu konudaki ifadeleri de sorumuza güzel bir cevap olmuştur:

“Dünya bir destgâh ve bir mezraadır, âhiret pazarına münasib olan mahsulâtı yetiştirir.. Nasılki cinn ve insin amelleri âhiret pazarına gönderiliyor. Öyle de: Dünyanın sair mevcudatı dahi, âhiret hesabına çok vazifeler görüyorlar ve çok mahsulât yetiştiriyorlar. Belki Küre-i Arz, onlar için geziyor; belki denilebilir ki: "Onun içindir." Bu sefine-i Rabbaniye, yirmi dört bin senelik bir mesafeyi bir senede geçip, meydan-ı haşrin etrafında dönüyor.

Meselâ ehl-i Cennet, elbette arzu ederler ki, dünya maceralarını tahattur etsinler ve birbirine nakletsinler; belki o maceraların levhalarını ve misallerini görmeyi çok merak ederler. Elbette sinema perdelerinde görmek gibi; o levhaları, o vakaları müşahede etseler çok mütelezziz olurlar. Madem öyledir, herhalde dâr-ı lezzet ve menzil-i saadet olan dâr-ı Cennet'te, عَلَى سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ işaretiyle; sermedî manzaralarda, dünyevî maceraların muhaveresi ve dünyevî hâdisatın manzaraları Cennet'te bulunacaktır.” (Mektubat, 293- 294)

"Nasıl ki, meselâ Amerika'da, bütün milletler umumî bir kongreye davet edilse, her millet büyük gemisine biner, oraya gider. Öyle de bahr-i muhît-i kâinatta, bir senede yirmi beş bin senelik uzun bir seyahate alışan küre-i arz, ahalisini alır, gider, mahşer meydanına boşaltır."

"Hem, her otuz üç metrede bir derece-i hararet tezayüd ettiği delâletiyle, merkez-i arzda bulunan cehennem ateşinin hadisçe beyan olunan derece-i hararetine muvafık iki yüz bin derece-i harareti taşıyan ve hadisin rivâyâtına göre dünyada ve berzahta Büyük Cehennemin bazı vazifelerini gören ateşini Cehenneme döker; sonra emr-i İlâhî ile daha güzel ve bâki bir surete tebeddül eder, âhiret âleminden bir menzil olur." (Mektubat, Üçüncü Mektup)

Cehennemlikleri cehenneme götüren gemi ve binek, şu içinde yaşadığımız Dünyadır. Evet nasıl gemiler denizlerin içinde yüzüyor ise, dünya da mahşer okyanusunun etrafını gemi gibi yüzerek dolaşıyor.

Demek ki, dünya ilk yaratılışından bu yana büyük ve geniş mahşer meydanını çizerek ilerliyor. Elbette bir gün gelecek sekeneleri olan insanları son durak olan cennet ya da cehenneme boşaltacaktır.

Tabiri yerinde ise dünya öyle bir yolcu gemisi ki, cennet ehlini de cehennem ehlini de mahşer meydanına boşaltır diyor. Buradan şunu anlıyoruz. Cehennem mahşer meydanın altı olduğu için, cehenneme gidecekler, mahşer meydanından, tabir yerinde ise sakil cisimleri ile düşerek gidecekler. Cennet ehli ise uçarak cennete gideceklerdir.

Diğer yandan, Dünya sadece sekeneleri olan insanları değil, merkezinde magma denilen ve küçük cehennem olarak tasvir edilen ateş kütlesini de cehenneme boşaltacaktır. Bir nevi yük gemisi gibi hareket ederek, içinde yaşadığımız şu dünya, her yükü adresine eninde sonunda teslim edecektir.

İçindeki ateşi cehenneme dökecek olan dünya, Cenab-ı Hakk’ın izniyle daha güzel ve daimi bir şekle dönüşüp, tabir-i caizse ahirette bir konaklama yeri olacak. Belki de cennet ehline bir ziyaretgâh olacak.

Hayatımızı geçirdiğimiz, acı-tatlı birçok hatıralarımızın olduğu ve en önemlisi de başta Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi olmak üzere Din-i İslam’ın mübarek mekanlarına ev sahipliği yapan dünyayı bir konaklama yeri, bir ziyaretgah gibi ahirette de görmek istemez miyiz?

Elbette ki, cennet ehli, Hz. Âdem’den (as) kıyamete kadar gerçekleşmiş ve gerçekleşecek olan iman-küfür mücadelesine sahne olan mekanları tekrar görmek ister. Helal dairesindeki hatıraları yad etmek, dünyevi ve zararsız bir lezzet olduğu cihetle, bunun çok daha güzeli ve mükemmeli, diğer bütün nimetlerde olduğu gibi cennette ehl-i imana nasib olabilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Kıyamet koptuktan sonra dünya tamamen yok mu olacak ...

Kıyamette yer ve gökler yok olduktan sonra tekrar yaratılacak mıdır ...

Kıyamet sadece dünyada mı kopacak, yoksa, güneş sisteminde ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun