Ben ne yaptım, kusurum ne olabilir?

Tarih: 04.06.2026 - 08:47 | Güncelleme:

Soru Detayı

33 yaşındayım bugüne kadar defalarca giriştiğim başarmaya çalıştığım işlerde netice alamadım. Bunu böyle ifade etmek ne kadar doğru bilmiyorum ama rabbime asla bir sitemim yok. Bir kusur varsa benim yeteri kadar gayret etmediğimdendir. İmtihan olduğunun şuurundayım Allah’ın izniyle ancak imtihan diye durup beklemekte doğru değildir. Başımdan geçen birkaç olayı anlatıp sizden fikir almak yardımcı olacaktır inşallah.
Çocukluğumdan beri Cenab-ı Allah’ın rızasına uygun hareket etmeye çalışıyorum buna rağmen kusurlarımız var, daha iyi bir Müslüman olmak için sürekli dua ediyorum. İşte anlayamadığım nokta burada başlıyor hocam. Acizliğimi bildiğimden rabbime sığınıyorum bana güç kuvvet vermesi ve bir yol göstermesi için ancak sürekli durumum aynı. Haşa rabbimi suçlamıyorum, ben ne yapmış olabilirim ki rabbim halimi daha hayırlı bir hal ile değiştirmiyor. Eksik namazlarım mı, eksik ibadetlerim mi, ah mı aldım, anne babama bir yanlış mı yaptım düşünüyorum içinden çıkamıyorum. Çünkü rabbime dayandım tevekkül ettim kendi kusurlu samimiyetimle ancak tamamen terk edilmiş gibi hissediyorum. Maddi ve manevi ciddi bir bereketsizliği hayatıma çektiğime göre ben ne yaptım kusurum ne olabilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yazdıklarınızda dikkat çeken şey, Allah’a karşı bir isyan değil, aksine ciddi bir muhasebe, samimiyet ve anlam arayışı olmasıdır. İnsan bazen üst üste sonuç alamayınca “Ben nerede yanlış yapıyorum?” diye kendi içine dönüyor. Bu çok insani bir durumdur. Fakat burada önemli bir noktayı ayırmak gerekir.

1. Her başarısızlık ceza değildir

Hayatta yaşanan her gecikme, her kapanan kapı, her bereketsizlik hissi doğrudan “Allah beni cezalandırıyor” anlamına gelmez.

Bazen insan elinden geleni yaptığını düşünür, ama yöntem yanlıştır.

Bazen iyi niyetlidir, ama sürekli aynı çevrede, aynı alışkanlıklarda, aynı düşünce biçiminde dönüp duruyordur.

Bazen de insanın ruhu o kadar yorulur ki olayları objektif değerlendiremez hale gelir; her şeyi kendi kusuruna bağlamaya başlar.

Sizin yazınızda gördüğümüz kadarıyla sürekli kendinizi sorguluyorsunuz ve “içinizde derin bir terk edilmişlik” hissi oluşmuş. Bu hissin oluşması, çoğu zaman uzun süre karşılıksız çaba göstermenin psikolojik sonucudur.

Yani bu, manevi olarak mutlaka kötü birisi olduğunuz anlamına gelmez.

2. İyi insanların hayatı daha kolay ve daha başarılı değildir

Bir başka önemli nokta ise, iyi insanların hayatı her zaman daha kolay olmuyor. Tarihte peygamberlerin, salih kulların hayatlarının da ağır imtihanlarla dolu olduğunu biliyoruz.

Demek ki zorluklar yaşamanız tek başına “Allah’ın sizden razı olmadığı veya sizin günahkâr olduğunuz “anlamına gelmiyor.

3. Olumsuz gidişatın nedeni ibadet eksikliği değildir

Ayrıca şunu da düşünmek gerekir: Belki mesele sadece ibadet eksikliği veya iman zayıflığı değildir. Kişinin öz güveninin kırılması, sürekli başarısızlık korkusuyla hareket etmesi, aşırı içe dönük muhasebede bulunması, kendini değersiz görmeye başlaması, çevresel veya mesleki yanlış tercihlerde bulunması, erteleme alışkanlığı, kararsızlık ya da tükenmişlik gibi insanı sebepler de olabilir.

Bununla beraber tevekkül etmek, sadece beklemek değildir. Tevekkül etmek, sebepleri zorlamak, yöntem değiştirmek, gerekirse yardım istemek, yeni beceriler edinmek, yeni çevrelere girmek ve tüm bunların sonucunda Allah’a dayanmaktır.

4. İnsan sürekli kendisini suçladığında hareket gücünü kaybeder.

Şu düşünce insanı yorar: “Demek ki bir günahım var ki işlerim iyi gitmiyor.”

Bu düşünce bir süre sonra insanı umut yerine suçlulukla besler. Zamanla hareket gücünü de kaybeder. Bir günahı olduğunu düşünen insan için tövbe kapısı açıktır, Cenab-i Hak, affetmek için kullarını bekliyor, samimi tövbe edenleri affedeceğini söylüyor. Buna inanırsanız hem günahlarınızdan inşallah kurtulursunuz hem de artık kendinizi suçlamazsınız.

5. Kendinize şu soruları sorun ve cevabını bulmaya çalışın..

“Ben gerçekten hangi alanlarda tekrar eden hata yapıyorum? Sadece dua mı ediyorum, yoksa strateji de değiştiriyor muyum? Başarısız olduğum işlerde yaptığım ortak hata nedir? Ruhsal olarak tükenmiş olabilir miyim? Hayatımda beni sürekli aşağı çeken insanlar veya alışkanlıklarım var mıdır?

6. İbadetler, dünya hayatının başarısı için ödenen bedeller değil

Mümin kişi için ibadet sadece Allah rızası için yapılan ve geçmiş nimetlere karşı bir şükürdür. Gelecek herhangi bir bereket veya başarı için yatırım değildir. İbadetin mükafatı uhrevidir, dünyevi değildir.

Bundan dolayı, yapılan ibadetin miktarı ve kalitesi ile dünya hayatındaki başarılar ve güzellikler orantılı değildir. Çok ibadet eden salih bir kulunun dünya hayatı çok sıkıntılı olabilir, hiç ibadet etmeyen birisinin dünya hayatı çok başarılı olabilir.

7. İnsan süreci doğru okumayabilir

Bazen insan kendi hayatındaki süreci değerlendirirken “hiç ilerleme yok” zanneder. Oysa dışarıdan görünmeyen küçük gelişmeler, birikerek zamanla büyük değişimlere dönüşebilir. Bu yüzden sadece mevcut sonuca bakarak tamamen “yerinde sayıyorum” hükmü vermek yanıltıcı olabilir.

8. Niyet ile sonuç her zaman aynı hızda ilerlemez

İnsanın iyi niyeti, gayreti ve yönelişi hemen sonuç üretmeyebilir. Bazı süreçler gecikmeli işler. Bu gecikme, değersizlik veya reddedilme anlamına gelmez; çoğu zaman olgunlaşma sürecidir.

9. Dış etkenler de en az iç sebepler kadar belirleyicidir

İnsan sadece kendi iç dünyasıyla değil; çevre, fırsatlar, ekonomik şartlar, doğru insanlarla karşılaşma, zamanlama gibi faktörlerle de şekillenir. Bu yüzden tüm sonucu sadece “ben ne yaptım?” sorusuna indirgemek eksik bir bakış olur.

10. Manevi değer ile dünya başarısı ayrı şeylerdir

Kişinin Allah katındaki değeri ile dünya hayatındaki başarı çizgisi birebir örtüşmeyebilir. Bu yüzden dünya düzenindeki gecikmeler, manevi değerin düşük olduğu anlamına gelmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun