Bakara suresi 30. ayette Allah Teala meleklere, "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." derken ne demek istemiştir?

Tarih: 05.01.2011 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bakara suresi,  30. ayet meali şöyledir:

"Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım." demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz." dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi."

İşte, bütün melekler yeryüzünde hilafetle ilgili böyle bir ezelî takdirin kendilerine tebliği üzerine ilâhî hitab karşısında "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz." diye maruzat (sunuş)ta bulundular. Cevap olarak Rabbın:

"Şüphesiz ben sizin bilemiyeceklerinizi bilirim." buyurdu. Şüphe yok ki mutlak bir şekilde düşünüldüğü zaman bunun böyle olduğunu ve ilâhî ilmin kendilerinden çok fazla ve yüksek olduğunu melekler bilirlerdi. Öyle iken inkâr makamında te'kit ifade eden ile kuvvetlendirerek Cenab-ı Allah'ın bunu tekrar hatırlatması gösterir ki ilâhî istek, bu genellik içinde bir özeli, yani istihlâf (birini yerine geçirme) meselesini, hedef almaktadır ki, meleklere gizli kalan ve şer ihtimali karşısında şaşma ve uzak görme ve özellik arzetme ile söz söylemelerine sebep olan da bu idi.

Şu halde mânânın sevki, "Hilafetin hikmet ve sebepleri ve ona layık olma meselesi hakkında bilmediğiniz yönler var. Ben sizin bilmediğiniz bir çok şeyleri bildiğim gibi, bunu da bilirim." demek olur. Ve bununla cevabın soruya her yönden uygun olması için, bu bapta yalnız meleğe has hasletlerin yetersizliğine ve talebin caiz olmadığına da -dolayısıyle- işaret buyurulmuştur. Burada hikmetine de tenbih vardır. (bk. Elmalılı, Hak Dini, ilgili ayetin tefsiri)

Müfessir Razi, meleklerin bilmediği hikmetlerden bazılarını, meleklerin sorusuna verilen cevaba göre şöyle özetler:

- Bu, taaccübden dolayı verilmiş bir cevaptır. Buna göre âyeti, Allah Teâla'nın "O insanların arasında fesat çıkarıp adam öldürecek kimselerin bulunmasına bakarak bu işe şaşmayın. Çünkü bununla beraber onlar içerisinde salih ve muttakilerden bir topluluğun olacağını siz bilmiyorsunuz, ama ben biliyorum." demiş olması bakımından bir cevaptır.

- Bu, bir üzüntüden dolayı sorulmuştur. Bu durumda cevap, "İnsanlar içinde fesatçıların bulunması sebebiyle üzülmeyin. Çünkü onların içinde muttaki olan bir cemaatin bulunacağını ben biliyorum. O muttakilerden biri bana yemin etse, onu yemininde doğru çıkarırım." manasında olur.

- Bu soru, bir hikmeti öğrenmek için sorulmuştur. Bu durumda, cevap, "Sizin menfaatinize olan, bundaki hikmeti detaylı olarak değil, kısaca bilmenizdir. Dahası bu tafsilatı bilmek sizin için bir zarar olur." manasını ifade etmiş olur.

- Bu soru, meleklerin kendilerini yeryüzünde halife kılması için Allah'tan bir istektir. Bu durumda bunun cevabı: "Ben sizin menfaatinizin yerde bulunmanızda değil, gökte bulunmanızda olduğunu biliyorum." manasına olur.

- Meleklerin “Biz Seni hamd ile tesbih ve takdis ederiz.” dediklerinde Cenâb-ı Hakk "Ben muhakkak ki sizin bilmediğiniz şeyi biliyorum.' O da: Iblis'in sizinle beraber olması ve kalbinde haset, kibir ile nifakın bulunmasıdır."

- "Ben sizin bilmediğiniz şu durumu biliyorum. Siz, kendinizi bu övgülerle methettiniz. Böylece de siz sözlerinizle, sanki beni değil de kendinizi tesbih ettiniz. İnsanlar ortaya çıkıncaya kadar sabredin. Onlar, ortaya çıktıklar zaman, Allah'a: "Ey Rabbimiz biz kendimize zulmettik'(Araf, 7/23); "Kusurlarımı bağışlayacağını umduğum da O (Allah)dır."(Şuara, 26/82) ve "Ve rahmetinle beni salih kulların arasına koy."(Neml, 27/19) diye Allah a yakaracaklardır."

İlave bilgi için tıklayınız:

Yüce Allah Hz. Adem (as)'i yaratırken melekler ona: “Orada kan dökecek ve fitne çıkaracak birini mi yaratacaksın?" demelerini nasıl anlarız?

Allah, insanları ve melekleri niçin yarattı?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun