Baba, çocuğunun hayatında tercih yapma hakkına sahip midir?

Tarih: 01.09.2021 - 11:40 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Mesela bu benim hayatım, tercihlerimi ben yaparak kendi istediğimi yapmak istiyorum, babanın kendi isteğine göre yaşamak istemiyorum (Bana kötü geliyor)
- Bunda özgür müyüm?
- Nasıl bir yol izlemeliyim?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Baba ve evlat, her açıdan birbirine bağlı ve birbirinden sorumlu kişilerdir. Kan bağı ve duygusal aidiyet yanında babanın çocuğa karşı, çocuğun da babasına karşı dini, hukuki ve vicdani hak ve sorumlulukları var. Aynı zamanda babanın, evlat sevgisine, yaşlandığında onun bakım ve yardımına; evladın da babasının sevgisine, korumasına, maddi ve manevi desteğine, yol göstermesine, yönlendirmesine, motive etmesine ihtiyacı var.

Bu karşılıklı bağ ve sorumluluklar; çocukluk döneminde çok daha fazlayken, ergenlikten sonra yavaş yavaş azalır, ama hiç bitmez, ömür boyu devam eder.

Kısacası baba ve evlat, birbirine bağımlı değil, ama bütün bütün de bağımsız bireyler değiller. Birinin yaşayacağı maddi ve manevi bir zarar diğerini duygusal olarak ve vicdanı açıdan herkesten daha fazla etkiler. Bunun için de birinin alacağı bir kararda veya atacağı bir adımda diğerini dikkate alması, hukuki değil, ama vicdani bir sorumluluktur.

Bu güçlü bağa rağmen, günümüzde baba ve çocuklar arasında kuşak çatışmasından kaynaklanan sorunların bir hayli fazla olduğu da bilinen bir gerçektir. Bunun temelinde her iki taraftan da kaynaklanan yanlış ve eksik eğitim ve yanlış anlaşılan bireysellik anlayışı, sağlıksız iletişim ve birbirini anlamamak gibi nedenler yatmaktadır.

Anne ve babanın belirli bir zamana kadar, çocuğunu takip etmesi, eğitmesi ve sağlıklı bir şekilde yönlendirmesi asli görevleridir. Çünkü çocuklar, Allah’ın anne ve babalara emanetidir ve hayatın kanunlarına karşı açız ve zayıf olarak gönderilmişlerdir. Ebeveynler, o emaneti korumakla yükümlüdürler. Ancak çocuklar, yetişkinlik dönemine girdiklerinde, artık anne ve babaların yükümlülükleri minimum düzeye inmektedir.

Sorumluluklar azalsa bile çocukların ömürleri boyunca anne ve babalarının tavsiye ve görüşlerine ihtiyaçları var. Bu, onlar için büyük bir nimettir. Çünkü ebeveynler daha tecrübeli oldukları için, çocuklara göre daha büyük bir öngörüye sahiptirler. Bunun yanında çocuklarını, bebekliklerinden itibaren tanıyor olmalarından dolayı, onların neleri yapıp neleri yapamayacağını, kiminle mutlu olup kiminle mutlu olmayacaklarını bilme ihtimalleri de yüksektir.

Bu zenginlikten mümkün olduğu kadar istifade etmek gerekir.

Ancak her anne-baba bu çerçeve içine girmez. Çünkü bazı ebeveynler, kendi kaygılarını, özlemlerini, hayallerini çocuklarına yükleyip, onları kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek isterler. Çocukların iradesini âdeta yok sayarak onları kendilerinin bir uzantısı gibi görüp, her şeye kendileri karar vermek isterler. 

Yine bazı ebeveynler, çocuklarını tanımadan, onların rızasını almadan, onları ikna etmeden onlar hakkında karar vermekte ısrar ederler. Veya eğitim anlayışları ya çok sert veya çok gevşektir, ya çok mükemmeliyetçi veya çok kontrolcüdür. Bu gibi davranış ve tutumlar, çocukların özgüvenlerini kırar, inatlaşmaya götürür. Aynı zamanda da yanlış tercih yüzünden hayatlarının kararmasına neden olurlar.

Bundan dolayı ebeveynlere düşen şey; özellikle ergenlik döneminde çocuklarını iyi tanımak, yetenek ve kabiliyetlerini gerçekçi bir biçimde tanıyıp o doğrultuda zorlamadan yönlendirmektir. Başarılarını takdir edip, sağlıklı kararlar almaları konusunda cesaretlendirmektir. Bunun yanında ergenin içinden geçtiği dönemin hassasiyetlerini anlayıp onlarla daha sağlıklı bir iletişim kurmaktır.

Özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar, kişiliklerini ortaya koymak, baba ve anneden bağımsız bir kişiliğe sahip olduklarını göstermek isterler. Bu süreçte anne ve baba, eğer biraz baskı kuruyor, ısrar ediyor, çocuğun duygu ve düşüncelerini dikkate almıyorsa çocukta ters tepkiye neden olur. Çünkü çocuk, kendisini ispatlamak için, yüzde yüz doğru bile olsa, ebeveyninin gittiği yolun tam tersinden gitmeye, onların düşündüğünün aksini düşünmeye, onların tercihlerinin zıddını tercih etmeye meyillidirler.

Bu durum ebeveynleri ziyadesiyle üzmenin yanında, çocukları da tepkisel karar vermeye ittiği için hem duygusal olarak yıpratır hem de hem de yanlış kararlar almaya götürür.

Burada çocuklara düşen şey ise, anne-babalarının fıtri olarak sahip oldukları koruma ve kollama görevinden kaynaklanan tepkilerini anlayışla karşılamalarıdır. Ancak kendi gelecekleri ile ilgili tercihlerinde, duygusal karar vermiyorlar ve gerçekten kendi yetenekleri doğrultusunda karar verdiklerine inanıyorlarsa ebeveynlerini ikna ederek yollarına devam etmeleridir.

Anne babalara da düşen şey ise, bu durumda yetişkin çocuklarına kendi düşünce ve kararlarını söylemeleri, tecrübelerini paylaşmalı, ama ısrarcı ve zorlayıcı olmamalarıdır. Belirli bir yaştan sonra sorumluluğu da tercihi de yetişkin çocuklara bırakmaları en doğru olanıdır. Çünkü yetişkin bir bireyin alacağı kararlarından artık anne-babaları sorumlu olmadığı için, tercihi de çocuklarına bırakmaları gerekir.

Çocuklar da “Ben yetişkinim, büyüdüm artık, siz bana karışmayın.” demek yerine babaları ile uygun bir iletişim zemini bulmaya çalışmalıdırlar. Olgun oldukları gösterir bir şekilde konuşurlar ve isabetli kararalar da veririlerse ebeveynlerinin de güvenini kazanırlar. Ayrıca çocuklar, geleceklerini ilgilendiren konularda babalarına karşı, saygılarını korumak şartı ile kararlı bir duruş sergilerlerse, babaları da bir şekilde razı olacaktır. Her konuda babalarının kaygılarını anlayıp, saygılarını bozmadan görüşlerini söylemeleri en doğru olanıdır.

Bunun yanında çatışmalı durumlarda babalarıyla konuyu konuşmak için uygun bir zaman dilimini seçerek neden böyle bir tercihte bulunduklarını tek tek açıklamalıdırlar.

Görüldüğü gibi, sorun babaların, çocuklarının tercihlerine müdahale edip etmemesi değil, yanlış ve eksik eğitim anlayışı ve iletişim stratejilerinden kaynaklanmaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun