Altın Oran nedir?
Değerli kardeşimiz,
ALTIN ORAN’IN, SANAT VE TASARIM ÜRÜNLERİNE YANSIMASININ İNCELENMESİ
Prof. Dr. Levent MERCİN, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, [email protected]
ÖZET
Fibonacci Dizisi veya İlahi Oran olarak da bilinen Altın Oran, doğada, sanat’da ve matematikte sıklıkla bulunan sonsuz bir sayı olarak bilinir. Altın Oran ilk olarak matematiksel bir terim olarak ortaya çıkmıştır. Altın oran’ın sırrı rakamlarda yatmaktadır, tam oranlar 1: 1.618’dir. Bu oran Fibonacci dizisinden türetilmiştir. Fibonacci dizisi, doğada her yerde bulunan, doğal olarak oluşan bir sayı dizisidir. Altın oranın en bilinen matematiksel ürünlerinden biri, doğada yaygın olarak bulunan spiraldir.
Matematik ve bilim vazgeçilmez alanlardır. Çünkü bilinmeyen şeylerin keşfedilmesine ve insanın kendisini ve hedeflerini daha iyi anlamasına yardımcı olurlar. Sanat açısından ise matematik, uyumun, düzenin ve dengenin adıdır. Bu yüzden estetik açıdan güzel olarak kabul edilen tasarımların çoğunun ortak noktasının, matematik olduğu ifade edilebilir. Bu olgu altın oranın mimarlar, sanatçılar ve tasarımcılar, estetik açıdan hoş oranlar ile uyum oluşturduğuna inandıkları için, sıklıkla kullanmışlardır.
Altın oran, insan yaşamındaki eser ve ürünlerde kullanılmaya başlanmadan önce de aslında doğada çam kozalakları, deniz kabukları, galaksiler, samanyolu, gezegenler, insan bedeni, kasırga ve bazı bitkilerde zaten vardı. Altın orana “ilahi oran” denilmesinin belki de yegâne sebeplerininden birinin bu olduğu söylenebilir. Gerçekte altın oran ve diğer geometrik oranlar, insan, doğa ve evrenin içine gömülüdür. Bunlar, bazen mikro bazen de makro kozmos olarak temsil edilirler. Doğadaki bu eşsiz örnekler, bilerek veya bilmeyerek sanatçılar ve tasarımcılara ilham kaynağı oldu denilebilir. Bu yönü ile altın oran, araştırmalara konu olmuş ve olmaya devam etmektedir.
Bu araştırmada altın oran’ın genel manada sanat ve tasarım özelde ise endüstriyel ve grafik tasarım ürünlerindeki kullanımı üzerinde durulmuş ve analizi yapılmıştır. Araştırmada genel tarama modelleri ve nitel yöntemlerden yararlanılmıştır.
Elde edilen bulgulara göre altın oran, kredi kartlarının, kitapların, mobilyaların, iç mekân tasarımlarının, restoranlarda tabakların dekorasyonunun vb. kurumsal kimlik ürünlerinin, kitap içi süslemelerinin, sanat eserlerinin biçimini belirlemek için vb. alanlarda kullanıldığı anlaşılmıştır: Örneğin Twitter'ın kontrol panelinde, Giza Piramitlerinde, Da Vinci'nin eser-lerinde, İslam sanatlarının hemen hemen birçok türünde; Google, Pepsi, Twitter, Apple vb. markaların logolarında karşımıza çıkmaktadır. Yani bakılan her yerde kelimenin tam manasıyla altın oran ile karşı karşıya olunduğu görülmektedir: Okulda okutulan başyapıtların (kitapların) tasarımlarının çoğunda da altın oran kuralı geçerlidir. Ayrıca altın oranın web arayüz tasarımları, otomobillerin dış görünümleri, ürünlerin ambalajları vb. çok farklı işlevi olan tasarımlarda da kullanıldığı anlaşılmaktadır.
İnsan, evrendeki tüm yaratılanların özüdür: Yani varlığın ilahi uyumunu yansıtan en dengeli oranlara sahiptir. Bu manada tabiatın ve kâinatın her yerinde bulunan matematiksel kalıpların görsel temsilidir denilebilir. Estetik ve felsefi değerleriyle bu oranlar, İslami tasarım sürecinde yer almaktadır. Varoluşumuzun altında yatan ve onun bir parçası olan geometri, yeni bir şey değildir.
Sonuç olarak insan, çevresinde olup bitenleri anlamaya çalıştıkça, uyumun, estetiğin ve den-genin yaratılış sürecindeki varlığını görmektedir. İnsan, bu olguyu kendi iradesi dışında oluşan bedeninde de gözlemlemektedir. Dolayısı ile bunda yatan gerçeğin, insana görünen biçimlerin ve göstergelerin yüzeysel algısından öte, matematiksel ölçülerde olduğu söylenebilir. Dolayısı ile estetiği önceleyen sanatın, ayrıca estetiği, işlevselliği ve iletişimi birincil maksat tasarımın, ilahi oran olarak kabul edilen altın oran kurallarına uymak gibi bir zarureti olduğu belirtilebilir.
Anahtar Kelimeler: Altın Oran, Sanat, Tasarım, Grafik Tasarım, Endüstriyel Tasarım
EXAMINE OF THE REFLECTION OF THE GOLDEN RATIO ON ART AND DESIGN PRODUCTS
ABSTRACT
Also known as the Fibonacci Sequence or Divine Ratio, the Golden Ratio is known as an infinite number often found in nature, art, and mathematics. The Golden Ratio first emerged as a mathematical term. The secret of the golden ratio lies in the numbers, the exact proportions are 1: 1.618. This ratio is derived from the Fibonacci sequence. The Fibonacci sequence is a naturally occurring sequence of numbers that is ubiquitous in nature. One of the most well-known mathematical products of the golden ratio is the spiral commonly found in nature.
Mathematics and science are indispensable fields. Because they help to discover unknown things and to better understand oneself and goals. In terms of art, mathematics is the name of harmony, order and balance. Therefore, it can be stated that the common point of most of the designs that are accepted as aesthetically beautiful is mathematics. This phenomenon has been used frequently by architects, artists, and designers, believing that it harmonizes with aesthetically pleasing proportions.
Before the golden ratio started to be used in artifacts and products in human life, pine cones, seashells, galaxies, milky way, planets, human body, hurricane and some plants already existed in nature. It can be said that this is perhaps the only reason why the golden ratio is called the “divine ratio”. In reality the golden ratio and other geometric ratios are embedded in man, nature, and the universe. These are sometimes represented as microcosm and sometimes macrocosm. It can be said that these unique examples in nature inspired artists and designers, knowingly or unknowingly. With this aspect, the golden ratio has been and continues to be the subject of research.
In this study, the use of the golden ratio in art and design in general and in industrial and graphic design products in particular was emphasized and analyzed. General survey models and qualitative methods were used in the research.
According to the findings, the golden ratio is about the decoration of credit cards, books, fur-niture, interior design, plates in restaurants, etc. to determine the shape of corporate identity products, book decorations, works of art, etc. It has been understood that it is used in various areas: For example, in the control panel of Twitter, in the Pyramids of Giza, in Da Vinci's works, in almost many types of Islamic arts; Google, Pepsi, Twitter, Apple etc. It appears inthe logos of the brands. In other words, it is seen that the golden ratio is faced with the golden ratio literally everywhere you look: The golden ratio rule is also valid in most of the designs of the masterpieces (books) taught at school. In addition, the golden ratio's web interface designs, car exteriors, products packaging, etc. It is understood that it is also used in designs with many different functions.
Man is the essence of all creation in the universe: that is, he has the most harmonious pro-portions reflecting the divine harmony of being. Man is the visual representation of nature and the mathematical patterns found everywhere in the universe. These models, with their aesthetic and philosophical values, are included in the Islamic design process. The geometry that underlies and is part of our existence is nothing new.
As a result, as people try to understand what is happening around them, they see the existence of harmony, aesthetics and balance in the creation process. Man also observes this phenomenon in his body, which is formed against his will. Therefore, it can be said that the underlying truth lies in mathematical measures, beyond the superficial perception of the forms and signs that appear to people. Therefore, it can be stated that the art that prioritizes aesthetics, as well as the design that takes aesthetics, functionality and communication as its primary goal, has to obey the golden ratio rules, which are accepted as divine ratio.
Keywords: Golden Ratio, Art, Design, Graphic Design, Industrial Design
GİRİŞ
Fibonacci Dizisi veya İlahi Oran olarak da bilinen Altın Oran, doğada, sanat’da ve matematikte sıklıkla bulunan sonsuz bir sayı olarak bilinir. Altın Oran ilk olarak matematiksel bir terim olarak ortaya çıkmıştır. Öklid'in kavramı M.Ö. 300 yılında ilk kez tanımlanmasından bu yana, matematikçileri binlerce yıldır büyülemiştir. Altın Oranın geometri ve matematiksel olarak birçok anlamı vardır. Altın Oran irrasyonel bir sayıdır: İşin sırrı rakamlarda yatmaktadır, tam oranlar 1: 1.618’dir. Bu oran Fibonacci dizisinden türetilmiştir. Fibonacci dizisi, doğanın her yerinde bulunan, doğal olarak oluşan bir sayı dizisidir. Basitçe, bir sonraki sayının önceki iki sayının toplamı olduğu kuralına dayanır ve şu şekilde sıralanır: 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55,
89, 144 vb.
Orta çağın en büyük matematikçilerinden biri olarak kabul edilen Fibonacci, kesin olarak bilinmemekle birlikte İtalya'nın ünlü Pisa şehrinde 1170 yılında doğmuştur. Çocukluğu babasının çalıştığı Cezayir'de geçmiştir. İlk matematik eğitimini Müslüman bilim adamlarından almış, İslam uygarlığına ait kitapları incelemiş ve üzerlerinde çalışmalar yapmıştır (URL1). Onun, çağdaşlarına göre daha ünlü olmasının sebebi, soyut teoriler yerine pratik uygulamalara yer vermesi olarak kabul edilir. Bunu elde etmede Müslüman bilim insanlarından aldığı eğitimin etkili olması, çok anlamlıdır.
Fibonacci 1201 yılında “Liber Abacci” (cebir kitabı) adında bir matematik kitabı yazmıştır. Bu kitap ile Arap rakamlarını, bugün kullandığımız sayı sistemini ve kısmen de doğrusal denklemleri Avrupa'ya tanıtmıştır. Bu kitapta, ilkokulda öğretilen temel matematik (toplama, çarpma, çıkartma ve bölme) kurallarını birçok örnek vererek anlatmıştır. Dönemi dikkate alındığında Avrupa’da bilinmeyen bu bilgilerin, matematikte bir sıçrayışı başlatan etkenlerden olduğu ileri sürülebilir. Avrupa, matematik ile ilgili unutulan bu bilgileri Fibonacci sayesinde yeniden hatırlamıştır…Liber Abacci'nin ikinci bölümü, tüccarlara yönelik geniş bir problemler koleksiyonunu içerir: Malların fiyatı, işlemlerde kârın nasıl hesaplanacağı, Akdeniz ülkelerinde kullanılan çeşitli para birimleri arasında nasıl dönüşüm yapıldığı veya yapılacağı ve Çin'de ortaya çıkan problemlerle ilgilidir. Liber Abacci'nin üçüncü bölümündeki bir problem, Fibonacci sayılarının ve Fibonacci'nin bugün en iyi hatırlandığı Fibonacci dizi-sinin tanınmasına yol açmıştır. Bu problem şudur: “Bir adam, etrafı duvarla çevrili bir yere bir çift tavşan koyar. Her ay her bir çiftin ikinci aydan itibaren üretken hale gelen yeni bir çift doğuracağı varsayılırsa, bu çiftten bir yılda kaç çift tavşan ürer?”. Elde edilen dizi 1, 1, 2, 3
, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584,. şeklindedir (URL2). Altın oranla özdeşleşen 1,618 sayısının özelliği, tersinin bir eksiği ile karesinin bir fazlasının eşit olmasıdır. Fibonacci dizisindeki sayı, örneğin 144/89 veya 89/55’in sonucu her zaman altın oran değeri olan 1.61803'e yakındır.
Altın oran, Fibonacci dizisinde eşit derecede kesin değildir, ancak ondan türetilmiştir. Fibonacci dizisinde bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde birbirine belirgin şekilde yakın sayılar çıkar. Serideki 13. sırada yer alan 233 sayısından itibaren sabitlenir. Altın oranın en bilinen matematiksel örneklerinden biri, doğada yaygın olarak bulunan spiraldir (Görsel 1 ve 2).

Görsel 1. Doğada Spiral. Sandy Kasırgasının Uzaydan Görünümü
![]() |
Görsel 2. Canlılarda Spiral. Nautilus Pompilus’un Kesiti
![]() |
Görsel 3: Sanat Eserinde Spiral. Ben Sack’ın Dokuma Kağıt Üzerine Kalem ve Mürekkep Çalışması, 2016.
Matematik ve bilim vazgeçilmez alanlardır. Çünkü bilinmeyen şeylerin keşfedilmesine ve insanın kendisini ve hedeflerini daha iyi anlamasına yardımcı olurlar. Sanat’da ise uyumun, düzenin ve dengenin adıdır matematik. Bu yüzden estetik açıdan güzel olarak kabul edilen tasarımların veya sanat eserlerinin çoğunun ortak noktasının, matematik olduğu ifade edilebilir. Bu olgu altın oranın mimarlar, sanatçılar (Resim, Müzik vb.) ve tasarımcılar, hem estetik açıdan hoş oranlar hem de uyum oluşturduğuna inandıkları için, ürün ve eserlerinde sıklıkla kullandılar ve kullanmaya devam etmektedirler. Hatta öyle bir noktaya gelmiştir ki, altın oranın öğreti-mine yönelik kurslar ve dersler hem örgün hem de online olarak verilmektedir. Bu gerçeklik bir olgunun varlığından öte bir ihtiyacın giderilmesine yönelik faaliyet olarak kabul edilebilir.
Altın oran, insan yaşamındaki eser ve ürünlerde kullanılmaya başlanmadan önce aslında doğada çam kozalakları, deniz kabukları, galaksiler, samanyolu, gezegenler, insan bedeni, kasırga, çiçek tomurcukları ve karakafes çiçeği, gelin çiçeği, spiral aloe, piramit, karnabahar, ayçiçeği, eğrelti otu filizi gibi bazı bitkilerde zaten vardı. Altın orana “ilahi oran” denilmesi-nin belki de yegâne gerekçesinin bu olduğu söylenebilir. Doğadaki bu eşsiz örnekler, bilerek veya bilmeyerek sanatçılar ve tasarımcılara ilham kaynağı olmuştur. İnsanın karşısına, bir sanat eserindeki uyum, denge, düzen ve estetik algı özelliklerinin birleşimi olarak çıkan altın oran, özellikle sanat alanında ünlü ressamların tablolarında, tasarım alanında ise uluslararası düzeyde tanınan markaların logoları başta olmak üzere birçok grafik tasarım ile endüstriyel tasarım ürünlerinde görüldü. Bu yönü ile altın oran yıllardır araştırmalara konu oldu ve olmaya devam etmektedir.
Bu araştırma, bugüne kadar araştırılan konulara bağlı olmakla birlikte, o araştırmaların içe-riğinde yeterince değinilmeyen tasarım olgusuna, buna bağlı olarak grafik tasarım ürünleri ile endüstriyel ürün tasarımlarındaki altın oran’ın nasıl kullanıldığı konusunun irdelenmesi gerektiğinden hareketle gerçekleştirilmiştir.
Araştırmanın Gayesi
Bu araştırmada, altın oran’ın sanat ve tasarım alanındaki yansımalarını, endüstriyel ve grafik tasarım ürünlerindeki kullanımının analizini yapmak amaçlanmıştır.
Araştırmanın Yöntemi
Araştırmada genel tarama modelleri ve nitel yöntemlerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda ilgili literatür taranmış, doküman incelemesi ve eserler ile tasarım ürünlerinin analizleri ger-çekleştirilmiştir.
Bulgular ve Yorum Altın Oran
Altın oran, 1 sayısına eklendiğinde kendi karesine eşit olan iki sayıdan biridir. Altın oran 1,618033…olarak devam eden ondalık sayıdır. 1 sayısına eklendiğinde kendi karesine eşit olan diğer sayı da 0,618033…olarak devam eden ondalık sayıdır.
Altın orana ilişkin matematiksel bilgi ilk kez İ.Ö. 3. Yüzyılda Öklid’in Stoikheia (Öğeler) adlı yapıtında “aşırı ve ortalama oran” adıyla kayda geçmiştir. Ancak sonraları aynı zamanda altın ortalama, altın bölüm ve altın oran olarak adlandırılmış ve Yunan harfleri phi ve tau ile temsil edilmiştir. Eldeki veriler, bilginin geçmişinin aslında Eski Mısır’da İ.Ö. 3000 yılına kadar dayandığını göstermektedir. Grek dünyasında ise Pythagoros ve Pythagoros’cular tarafından tanıtıldığı ileri sürülür.
M.Ö. 500’lü yıllarda yaşamış olan tüm zamanların en büyük matematikçilerinden biri olan Pisagor (Pythagoras), altın oranla ilgili düşüncelerini şöyle dile getirmiştir: “Bir insanın tüm vücudu ile göbeğine kadar olan yüksekliğinin oranı, bir pentagramın uzun ve kısa kenarlarının oranı, bir dikdörtgenin uzun ve kısa kenarlarının oranı (Görsel 4, 4a, 4b), hepsi aynıdır. Bu-nun sebebi nedir? Çünkü tüm parçanın büyük parçaya oranı, büyük parçanın küçük parçaya oranına eşittir.” (URL 1).
![]() |
Görsel 4. https://www.widewalls.ch/magazine/golden-ratio-examples-art-architecture-music

Görsel 4a. https://arts2art.com/how-to-use-the-golden-ratio-to-create-gorgeous-graphic-designs/
Görsel 4b. https://arts2art.com/how-to-use-the-golden-ratio-to-create-gorgeous-graphic-designs/
Altın oranı farklı şekillerde görmek de mümkündür. Bunlar: daire, spiral ve üçgenler biçiminde olabilirler (Görsel 5)

Görsel 5: Farklı altın oran biçimleri
Birçok sanatçı ve mimarın binlerce yıldır algılarında olan şey, altın oranın estetik açıdan güzel olanı sunması olmuştur. Göze hoş gelen görüntüler oluşturmaya yardımcı olduğuna inanılan farklı altın oran örnekleri, çok sayıda sanatçının, mimarın, tasarımcının ve hatta müzisyenin mükemmel, dengeli ve uyumlu eserler/tasarımlar oluşturmalarının formülü kabul edilmiştir.
Çağdaş sanatta altın oranın değeri, Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Raphael veya Yük-sek Rönesans resimlerindeki örneklerde olduğu kadar zengin değildi, ancak kompozisyon araçlarından biri olarak önemi hiç göz ardı edilmedi. Gözün algılama ve dünyayı anlama ihtiyacının ne olduğu üzerine yapılan araştırmalar, yüzyıllar boyunca birçok sanatçı için büyük bir merak konusu olmuştur. Görsel sanatlar alanında uygulanan altın oran formülü, altın dikdörtgen, Fibonacci sayı dizisini takip eden altın sarmal, geometrik soyutlama ve üçte bir kuralında kendisini göstermiştir (URL3).
Lucia Pacioli’nin mimari ve insan vücudu üzerine etkili bir incelemesi olan De Divina Propor-tione (On the Divine Proportion) adlı el yazmasında, Leonardo Da Vinci’nin geometrik figür-lerinin çizimlerinde altın oranı kullandığını belirtir. Altın oran, erken dönem İslam mimarisinde (Görsel 6) ve Paris'teki Notre Dame ve Chartres gibi Gotik katedrallerde de belirgin bir biçimde görünmektedir. 1550 ile 1770 arasında üretilen birçok kitapta da bu oran kullanıldı. (URL 4).
![]() |
Görsel 6: https://cosmosmagazine.com/mathematics/beautiful-number-golden-ratio/

Görsel 6a, 6b, 6c: Babacı Hatun Türbesi Altın Oran Ölçümleri
![]() |
Görsel 7: İsfahan Cuma Camii
![]() |
Görsel 7a: Çini Sanatında Sekiz Köşeli yıldız Kullanımı
Türk-İslam mirisinde altın oran kullanıma ilişkin en iyi örneklerden biri, Kazakistan Taraz’daki Babacı Hatun Türbesidir (Görsel 6a, 6b ve 6c). Koshenona’a (2016: 191) göre, kubbe veya külah örtüsündeki köşeliklerde kullanılan tromp veya Türk Üçgeni gibi geçiş elemanlarının yüksekliği, şu formül ile (a-(a√2)/2) + a/2 belirlenmektedir. Bu formül kare planlı bir mekânın sekiz dilimli bir kasnak ölçülerini meydana getirmektedir. Bu hesaplama ile proporsiyonel (altın oran) sekizgen kasnak ölçülerini oluşturmaktadır. Buna benzer ölçülerin olduğu, yani sekiz köşeli yıldız Türk-İslam Mimarisinde yaygın olarak kullanılmıştır. “Türkistan’dan Balkanlara önceki dönemlerde de çok sayıda eserde kullanılan bu motif; Orta Asya’da Türkistan Yıldızı olarak bilinmekte olup Semerkand ve Buhara’da yer alan türbelerin çini motiflerinde kullanılmıştır. Türklerin Anadolu’ya gelişleri ile özellikle Selçuklu mimarisi eserlerinde sık-lıkla kullanıldığından dolayı Selçuklu Yıldızı olarak bilinir olmuştur (Görsel 7a). Eskiden beri sadece mimari eserlerde değil; halı, çini, seramik, heykel, cilt, tezhip gibi sanat alanlarının günümüze kadar ulaşmış örneklerinde de kendisine yer bulmuştur” (Koshenova, 2016:184).
Bugün, altın oran çağdaş mozaikleme modellerinde de ortaya çıkmaktadır. Herhangi bir döşeme ustası, üç, dört veya altı kat simetriye sahip bir desen oluşturmak için, üçgenler, kareler ve altıgenler kullanabileceğini söyleyebilir. Peki ya beş katlı simetri? Beşgenleri kullanarak bir uçağı mozaiklemek imkânsızdır. Ancak 1970'lerde Oxfordlu matematikçi Roger Penrose, geniş ve ince bir eşkenar dörtgen şeklinde iki karo kombinasyonu kullanarak beş kat simetriye sahip kendini tekrarlamayan mükemmel bir mozaik deseninin oluşturulabileceğini ispatlanmıştır. (URL 5).
![]() |
![]() |
Görsel 8, 8a, 8b: Oxford Üniversitesi Matematik Enstitüsü’nden Görünüm
Geniş eşkenar dörtgenin kenarlarının uzun köşegenine oranı altın oran φ olur. İnce eşkenar dörtgen için, kenarların kısa köşegene oranı 1 /'dur. Penrose, bunun döşeme desenli yapbozlarda, Oxford Üniversitesi Matematik Enstitüsü'nün verandasında görüldüğünü belirtir (Görsel 8, 8a, 8b). Penrose'un alışılmadık modelini yayınlamasından birkaç yıl sonra, bilim adamları, önceden imkânsız olduğu düşünülen beş kat simetri sergileyen kristalleri keşfettiklerinde şaşkına döndüler (bunlar, periyodik olarak tekrar eden bir yapıya sahip olmadıkları için yarı kristaller olarak bilinirler). Penrose’un mozaikleri bilim dünyasında çok farklı esinlenmeler yarattı. Örneğin Ortaçağ İslami girih desenlerini Penrose’un mozaikleri ışığında inceleyen araştırmacılar Arap sanatçıların aslında beş farklı birim kullanarak kendini tekrarlamayan mozaikler tasarlamış olduğunu ortaya çıkardı. Örneğin İspanya’daki Elhamra Sarayı’nın sıra dışı süslemeleri arasında böyle mozaikler de var (Bilim ve Teknik, 2011:22).
Hem kendini tekrarlamayan mozaiklerin hem de kuazikristallerin en can alıcı özelliklerinden biri, matematikte ve sanattaki altın oranın, τ (tau) adlı matematiksel sabitin bu yapılarda sürekli tekrarlanması. Örneğin Penrose’un mozaiğindeki kalın ve ince eşkenar dörtgenlerin sayısı arasındaki oran τ. Benzer şekilde kuazikristallerde atomlar arasındaki çeşitli uzaklıkların birbirine oranı τ ile ilişkili. τ matematiksel sabiti 13. yüzyılda İtalyan matematikçi Fibonacci tarafından sayı dizisiyle açıklandı. Hem Fibonacci dizisi hem de altın oran, kuazikristallerin atom düzeyindeki yapısını açıklamaya çalışan bilim insanları için önemli (Bilim ve Teknik, 2011:23). Bu olgu daha sonra kristalin tanımının değiştirilmesine yol açtı.
Altın oranın matematiksel özelliğini gördüğümüz bir başka gösterge ise insandır. İnsan, evrendeki tüm yaratılanların özüdür: Yani varlığın ilahi uyumunu yansıtan en dengeli oranlara sahip bir canlıdır (Görsel 9). Dengenin ve uyumun oluşmasında geometri öne çıkar. Bu yüzden İslam sanatlarında geometri, İslam sanatının ve mimarisinin görünmeyen gizemli bir varlığı olmuştur. O insan zihninin, Yaratılışın doğasında var olan düzeni ve uyumu kavraya-bileceği görsel bir araç olmuştur. Geometri, insanın, doğanın ve evrenin her yerinde bulunan matematiksel kalıpların görsel temsilidir. Estetik ve felsefi değerleriyle birlikte bu modeller, İslami tasarım sürecinin tüm yönlerini içinde barındırır. Varoluşumuzun bir parçası olan ge-ometri anlayışı, aslında yeni bir şey değildir. Gerçekte, altın oran ve diğer geometrik oranlar, insan, doğa ve evrenin içine gömülü olarak görülebilirler; bunlar, evrende mikro veya makro düzeyde temsil edilirler.

Görsel 9: Zeising [1] tarafından bulunan insan vücudundaki altın oranlar.
Görsel 10: Zeising [1] tarafından bulunan insan vücudundaki altın oranlar.
Zeising, bir erkeğin vücudunun toplam yüksekliğini dört ana bölgeye ayırır: Başın üst kısmından omuza, omuzdan göbeğe, göbekten dize ve dizden ayağa kadar olan bölge. Her bölge ayrıca, her bir bölge içinde simetrik olarak düzenlenmiş beş bölüme ayrılmıştır: ABBBA veya ABABA modeli. Ancak her zaman 2A + 3B toplanır. Görsel 9’nin hemen sağında, segmentlerin her birinde ve aralarında farklı ölçeklerde bulunan altın oranlar gösterilmiştir. Zeising'in insan vücudunu gösteren oranları, doğanın bir Fibonacci ölçüm dizisi aracılığıyla Altın Orana nasıl yaklaşıldığının güzel bir örneğidir. Zeising'in şemasında açıkçası (mavi) veya örtük olarak (macenta) genel toplamlar sonucunda bulunan Fibonacci sayıları şunlardır (URL 6)
Her bir bitişik ölçüm çifti, ardışık olarak gruplandırıldığında, büyük segmentin (987), Altın Orana çok yakın olan ardışık Fibonacci sayılarına bölünmesi ile elde edilir. Bu Altın Oran bölümler dizisi, bize bedenimizin tasarımının arkasındaki fraktal doğayı hatırlatır, çünkü aynı Altın oran, her ölçekte tekrarlanır.

Görsel 11: Sayı dizisi
Elde edilen veriler, insanın ne kadar dengeli ve uyumlu bir yapıya sahip muhteşem bir varlık olarak yaratıldığını, bunun da bir tasarımcısının olduğunu göstermektedir. Nitekim Kuran-ı Kerim’de İsra Suresi’nin 70 Ayeti’nde “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıkla-rımızın birçoğundan üstün kıldık.” (Altuntaş, H. ve M. Şahin. 2011:309) lafzı yer almıştır. Bu ayetin tefsiri şöyledir: “İslâmî literatürde hem Allah’ın insanlara şeref, soyluluk, üstünlük gibi mânevî meziyetler bahşetmesini hem de mal mülk vermesini ifade eder. Böylece âyet insanı dünyada Allah’ın lütfuna en çok mazhar olmuş, en seçkin, en değerli varlık olarak göstermektedir. Tefsirlerde insana seçkinlik kazandıran özellikler akıl, zekâ, temyiz, düşünme, yazma gibi melekelerden başlayarak çeşitli psikolojik ve fizyolojik özelliklere, estetik zevklere, ahlâkî yatkınlıklara, canlı ve cansız varlıklar üzerinde tasarruf yetkisine, ekonomik faaliyetlerde bulunma özelliğine, şehirler ve uygarlıklar kurma kabiliyetine kadar birçok meziyete sahip olmasıyla açıklanmaktadır.” (Karaman, H; İ. K. Dönmez; M. Çağrıcı ve S. Gümüş, 2008).
Ayrıca ideal insan ölçülerine bakıldığında, insanın estetik özellikleri dikkate alındığında ve insanın fizyolojik kabiliyetleri göz önüne getirildiğinde, sanat ve tasarım açısından insanın kendisine bahş edilen özelliklerinin değeri daha da artmaktadır. Bu ve buna benzer özellikler insanı, sanatın en önemli nesnesi haline getirmiştir. İnsan bazen sadece eserin ana konusu olurken, bazen de diğer konulara değer katan önemli bir imge olmuştur. Bir sanat eseri veya tasarım çalışmasında mesaj, duygu, duyum, anlam yükleme, bir konunun özünü verme, belge niteliği taşıma, sosyal ve kültürel ortamı yansıtma vb. birçok olgular, insan sayesinde kavranabilmiştir. İnsan, sanat eseri ve tasarım çalışmalarında kendini bulmuştur. Elbette ki nasıl Yüce Yaratan evrende, dünya’da ve insanda kendini gösterme ve bulma maksadı güttüyse, sanatçı ve tasarımcılar da kendi fikir ve düşüncelerini eserlerine ve tasarımlarına yansıtmayı, kendini bulmayı amaçlamışlardır. Her ne kadar tasarımın yapım amacı farklı olsa da, tasarımdaki işlevsellik, hedef kitlesi insan olan tasarım için, insanı odak noktası yapmak zorunda olduğundan, yine insanın özelliklerinin dikkate alınmasını zorunlu kılmaktadır. Yani tasarımcı, yapacağı tasarımın hedef kitlesi olan insanlarla nasıl iletişim kurabileceğini öngörmesi gerektiğinden, insanları anlaması gerekmektedir. Bu da en başta kendini ve diğer insanları bilmekten ve tanımaktan geçer. (Bkz. Buna ilişkin örnekler, ‘Sanat Eserleri ve Tasarım Çalışmalarında Altın Oran’ başlığı altında ayrıntılı olarak verilmiştir).
Ayrıca Kuran-ı Kerim’in Mülk Suresi’nin 3-4. Ayeti’nde ise “O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?; Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin hâlde sana dönecektir.” (Altuntaş, H. ve M. Şahin. 2011:633) lafzı yer almaktadır. Bu ayetin tefsiri şöyledir: “…3-4. âyetlerde kâinatın eksiksiz-kusursuz yaratılışına, mükemmel işleyişine ve düzenine dikkat çekilmekte, böylece bu muhteşem varlık düzeninin bir tesadüfle meydana gelmiş olamayacağı ve devam edemeyeceği; bunun ancak üstün bir ilim, irade ve kudret sahibinin yaratması ve yönetmesiyle mümkün olduğu belirtilmektedir” (Karaman, H; İ. K. Dönmez; M. Çağrıcı ve S. Gümüş, 2008).
Kainat öyle bir denge ve düzen üzerine kurulmuştur ki en küçük bir değişiklik hayatın olumsuz etkilenmesine yol açabilirdi: Örneğin Ay’ın Dünya’dan uzaklığı. Ay eğer Dünya’ya biraz daha yakın olsaydı gelgit olayı daha fazla boyutlarda olacak ve birçok sahildeki denge bozulabilecekti. Biraz uzak olması ise gelgit olayını azaltıp, denizlerin hareketsiz kalmasına yol açabilirdi. Bu olgu deniz canlıları için bir yıkım olabilirdi. Estetik açıdan bakıldığında ise her insanın fark edebileceği gibi akıl almaz derecede renklerin birbirlerine uyumu (çiçekler, ağaçlar, canlılar vb), biçimlerin dengesi (dağlar, denizler, kumullar, tepeler, göller vb.) gibi o kadar çok sayılabilecek örnek var ki estetiği anlatmak için, bilim ve sanat henüz bunların bir kısmını keşfedebilmiştir. Bizler bir tabloyu yapan ressamın tuvaline aktardığı sahneyi ne kadar gerçekçi buluyor ve onu ne güzel yansıtmış diyerek ona hayranlık duyarken, yansıtılan sahneyi yaratanı bilmemiz, anlamamız ve hatırlamamız gerekir.
Sanat Eserleri ve Tasarım Çalışmalarında Altın Oran
Bilim insanları, kendi alanları ile ilgili araştırmalarını yaparken, tabiatta var olanlardan esinlendikleri söylenebilir. Örneğin Dünya’nın en hızlı trenlerinden biri olan ve Japonya’da 2010 yılında hizmete giren Harmony CRH380A tasarlanırken, biyomimikri biliminden (insanların doğada bulunan sistemleri taklit ederek yaptıkları maddelerin, aletlerin, mekanizma ve sistemlerin’ tümünü kapsayan bir bilim dalı) yararlanıldığı bilinmektedir. Buna göre hızlı trenlerin yüksek hızda çıkardığı sesi gidermek için baykuşların kanat yapısından, trenlerde tünel çıkışı oluşan basınç nedeniyle ortaya çıkan ses patlamasını önlemek için ise yalı çapkını kuşunun gaga yapısından esinlenilmiştir. Zonuz ve Arslan’a (2018) göre “biyotaklite ait en çok bilinen örneklerden biri, kuşlardan ve böceklerden ilham alarak uçan makineler tasarlayan Leonardo da Vinci’ye (1452-1519) aittir. Vinci kuşların anatomik yapılarını ve uçuş tekniklerini inceleyerek projeler çizmiş ancak bunları o zamanki şartlarda hayata geçirememiştir”.
Bu olgular bize, insanların gelişmişliğe, iyiye ve güzele ulaşmak için gösterdikleri çaba ve bunun sonucunda ulaşılan keşif ve buluşların kaynağının, aslında evrende var olduğunu ifade etmektedir. Dolayısı ile sanatçılar da doğadan ve canlılardan etkilenmişler, esinlenmişler ve bunlardan eserleri ile tasarımlarında yararlanmışlardır.
Sanat Eserinde Altın Oran: Araştırmanın bu başlığı altında bazı sanatçıların eserlerinde ve firmaların logo tasarımları ile endüstriyel ürünlerinde altın oran’ın nasıl kullanıldığına ve analizlerine yer verilmiştir. Buna göre;
a. Piet Mondrian: Hollandalı sanatçı Piet Mondrian, kariyerinin başında birçok manzara resmi yapmasına rağmen, daha sonra soyut bir çalışma tarzına geçti. Dikey ve yatay çizgilerin, geometrik şekillerin ve ana renklerin kullanımıyla, kişinin gerçekliği, doğayı ve mantığı ifade edebildiğine inanan Mondrian, matematik ve sanatın yakından bağlantılı olduğunu gören Leonardo Da Vinci'nin görüşlerini de destekledi. Onun resimlerinde Kırmızı, Mavi ve Sarı Kompozisyon (Görsel 12), altın oran egemenliği altında nükseden altın dikdörtgen, en sık kullanılan kompozisyon araçları ve şekillerden birine dönüştü (URL3).
Mondrian kübizmden ilham aldı: Soyutlamanın, doğayı ve insan deneyimini yöneten dinamik ve evrensel güçleri temsil eden bir dil olarak hizmet edebileceğine inandı. Yani o, soyutla-manın, görünür dünyadaki nesnelerin illüzyonist tasvirlerinden daha gerçek realist bir resim sağladığını benimsedi. Mondrian, Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden hemen önce Hollanda'ya döndü ve savaş bitene kadar orada kaldı. Hollanda'dayken stilini daha da geliştir-di. Eserlerine çok statik veya çok dinamik kompozisyonları eleyerek, birincil (ikincil yerine) renklerdeki geometrik (organik yerine) şekillerin, asimetrik düzenlemelerinin evrensel değerleri en iyi şekilde temsil ettiği sonucuna vardı. Dahası, soyut bir üslup geliştirmesini felsefeye, maneviyata olan ilgisine ve soyutlamanın insanlığın ilerlemesinin bir işareti olduğuna olan inancına bağladı. (Chadwick, 1929).
Mondrian çizgilerin, şekillerin ve renklerin, ruhsal ve doğal güçlerin birliğini sembolize ettiğine inanılan Teozofist felsefeden etkilendi. Bu yüzden Mondrian'ın Kırmızı, Mavi ve Sarı ile Kompozisyonu, ilişkisel zıtlıklara, asimetriye ve saf renk düzlemlerine olan bağlılığını gösterir. Tanrı (theos) ve bilgi, bilgelik (sophos/sophia) kelimelerinden türetilen; kaynağını Hint mistisizminden, doğu geleneklerinden ve okültizm’den alan Teozofi, kısaca insan, kâinat ve Allahı arasındaki ilişkileri açıklayan felsefi bir gelenek olarak açıklanabilir.
![]() |
Görsel 12: Piet Mondrian – Compositions in Red, Blue and Yellow
Mimaride Altın Oran:
Altın oran’ın evrensel kurallarının sanatın bir dalı olan mimaride de kullanıldığı bilinmektedir. Örneğin Parthenon Tapınağı’nda altın oran kurallarının kullanıldığı kabul edilebilir. Bu konuda karşı görüşler olsa da genel kanaat altın oran kullanıldığının doğru olduğudur (URL 7; URL 8; Katyal, P; P, Gupta; N, Gulati, J, Hain (2019).
Phidias’ın inşaat sorumlu olduğu Parthenon (Görsel 13, 13a), altın bir dikdörtgene, yani kenarların bölümünün altın oran olduğu bir dikdörtgene çok iyi uyduğunu göstermektedir. Burada bulunan ünlü Zeus heykeli de estetik açıdan hoş olan Altın Oran'ı yansıtmaktadır. Buna ek olarak, oranın sayısal temsili 1.618…, genellikle Yunanca F (Phi) harfi ile temsil edilir çünkü bu, Yunanca “Phidias” adı olan Feidiaz'ın ilk harfidir (URL 9).

Görsel 13: Mimaride altın oran örnekleri
Görsel 13a: Parthenon Tağınağı
Altın Oran'ın sanat ve mimariye uygulanmasının en çok savunucularından biri olan ünlü İsviçre-Fransız mimar ve ressam Le Corbusier'di. Ona göre Estetik ve Altın Oran’ın mimari eserlerle ilgisinin altında yatan şey, sanatçının eserlerinin temel formlarının ve yapılarının, uyum ve dengeli olması arayışıdır. Richard Padovan, Oran: Bilim, Felsefe, Mimarlık adlı kitabında Le Corbusier'in tasarım felsefesinin merkezine uyum ve oran sistemlerini yerleştirdiğini ve evrenin matematiksel düzenine olan inancının altın oran ve Fibonacci serisi ile yakından ilişkili olduğunu belirtir. Sanatçılar pratiklerini insan vücudundaki matematiksel oranların keşfine odaklayarak, bu bilgiyi mimarinin hem görünümünü hem de işlevini geliştirmek için kullanmayı amaç edindiler. Birçoğu, BM Sekreterlik Binası (Görsel 14, 14a) ve cephedeki bölme çizgilerinin altın oranlara dayandığına inanır. Çünkü bu bina, Le Corbusier'in projeyi önde gelen mimar olarak tasarlayıp imzaladığı birçok binadan biridir.
![]() |
![]() |
Görsel 14. 14.a: BM Sekreterlik Binası
Altın oranın günümüzde de, mimari yapılardaki kullanıma örnekler verilebilir. Bunlardan biri Vatikan Müzesi’nin (Görsel 15. Spiral Merdivenleridir).
![]() |
Görsel 15: Modern Bramante Spiral Merdiven. Vatikan Müzesi
Ayrıca Türkiye’de Malatya Darende de inşa edilen Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi Cami Tavanı, mimari özelliği ile (Görsel 16) altın oran kullanımına örnek olarak gösterilebilir. Söz konusu yapıda 8 köşeli yıldız kullanılmıştır.
![]() |
Görsel 16: Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi Cami Tavanı
![]() |
Görsel 16a: Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi Camii
Sekiz köşeli yıldız, motifinde iki eşit büyüklükteki kare iki farklı dünyaya atıfta bulunur; bu karelerden biri içerisinde yaşadığımız maddi dünyayı diğeri ise manevi olanı yani âhireti ifade etmektedir. Zaman içerisinde sekiz köşeli yıldızın her bir burcunun İslâm’ın temel prensip-lerinden bir erdemi simgelediği kabul edilmiştir. Birçok kaynakta bu erdemler; merhamet, sabır, doğruluk, sır tutmak, sadakat, mütevâzilik, cömertlik ve şükretmek olarak sıralanmıştır. Selçukluların; sahip oldukları topraklarda bu temel prensipleri şiar edindiği bilinmektedir. Sekiz köşeli yıldızın bir başka manası da zafer’dir. Dört ana yön ve dört de ara yönü bünyesinde toplayan sekiz köşe, bütün yönlerde, girişilen bütün işlerde zafer kazanılacağı manasını da taşımaktadır. (URL 10).
Göstergebilimsel olarak ele alındığında yukarıdaki anlamların yüklenebildiği sekiz köşeli yıldız, dini açıdan özel sırları içerisinde barındırmaktadır. Buna göre; 8 sayısı “Dinler tarihinde ebedi mutluluğun, kemal ve sonsuzluğun sayısıdır. Allah’ın Arş’ı sekiz melek tarafından kaldırılmaktadır- “Melek(ler) onun kenarlarındadır. O gün Rabbinin arşı, bunların üstünde sekiz (Melek) taşır”-”. Ayrıca “Cennetin, Cehennemden bir tane fazla olmak üzere sekiz kapısının olması, Allah’ın merhametinin azabından fazla olduğunu” (URL 10). ifade etmektedir.
Grafik Tasarım’da Altın Oran:
Grafik tasarım ürünlerinin en temel görevi, estetik bir ürün olmasının yanı sıra, iletişim kurmaktır. “Günümüz dünyasında insanların iletişim ihtiyacı ve iletişime harcadığı zaman, önceki yıllara göre artmıştır. Artan bu ihtiyacın karşılanmasında önemli bir rol üstlenen grafik tasarım, afiş, dergi, kitap, katalog, broşür vb. iki boyutlu kurumsal kimlik tasarımları, çevre mimarisinde üç boyutlu tipografik ürünler, cep telefonları ile webdeki ara yüz tasarımları ve kinetik olarak tasarlanan film jeneriklerine kadar birçok alanda kullanılan farklı ürünlerin matbaa, internet, televizyon ve basın yayın alanlarında ihtiyaç duyulan önemli bir alandır. (Mercin ve Diksoy, 2016).
İletişim kurmak için tasarım ürününde kullanılacak olan şekil, sembol, renk, çizgi, tipografi vb. unsurlar çok önemlidir. Ancak bu unsurların nerede, ne kadar büyüklükte, hangi yöne doğru olmalı sorularına cevap vermek gerekir. Bu soruların cevaplarının verilmesinde altın oran’ın tasarımcılara yardım ettiği söylenebilir. Aşağıda bu iddiaya ilişkin kanıtlar sunulmuştur. Grafik tasarımda alanında en çok bilinen ürünlerden biri, kurumsal kimlik tasarımının ilk göstergelerinden biri olan logolardır. Logolar kısa sürede algılanmalı, akılda kalmalı ve unutulmamalıdır. Kurumu veya firmayı en iyi biçimde temsil edecek özellikleri barındırmalıdır. Bu kapsamda kurumun ve firmanın işlevini, kurumsal rengini, kültürünü ve vizyonunu göz ardı etmemeli-dir. Bunları yerine getirebilmenin kuralları vardır. Bu kurallardan birinin de altın oran olduğu söylenebilir. Örneğin Dünyaca ünlü otomobil firması Toyota logosu, matematiksek olarak incelendiğinde (Görsel 17) altın orana ulaşıldığı görülecektir.
![]() |
Görsel 17: Toyota Logosu
Toyota logosu üç elips çiziminden oluşmuştur. Logo çerçevesini oluşturan elips içerisinde ortada iki küçük soyut elips, biri dikey ve diğeri yatay olarak yerleştirilerek bir T harfi oluşturulmuş-tur. Üst ve alt kenarlar arasındaki oran 1: 1.61'dir. Ayrıca kesit de aynı ilişki içindedir. Diğer tarafta her iki tarafta da altın oranla karşılaşılır (URL 11).
Aşağıda (Görsel 18, 18a, 18b, 18c) bir logo tasarımın altın oran kurallarına göre nasıl tasar-landığı adım adım gösterilmektedir. Bir canlıdan esinlenilerek tasarlanan logo, hem spiral hem de dairelerden yararlanarak oluşturulan pozitif çizgiler ile başlamış, daha sonra çizgiler kalınlaştırılarak negatif biçimde tamamlanmıştır. Bu teknik olarak böyle uygulanırken, altın oranı en iyi yansıttığı düşünülen spiral başta olmak üzere daireden yararlanılmıştır.
![]() |
![]() |
||
Görsel 18: Bukalemun Görsel 18a: Zeising [1] tarafından bulunan insan
vücudundaki altın oranlar.
![]() |
![]() |
Görsel 18b Görsel 18c: Bukalemun
Heykel Sanatında Altın Oran
Heykel, çoğu sanat dalından üç boyutlu olması ile farklı özellikler gösterdiği söylenebilir. Hem iç hem de dış ortamlarda, kapladığı alan ile kendisi mekânı tamamladığı gibi mekân oluşturma özelliğine de sahiptir. Bu olgu, büyüklükleri ile daha etkili olur. Her sanat dalında olduğu gibi altın oran heykel sanatında da kendisini gösterir. Bunlardan biri Peter Rendal’ın eserleridir (Görsel 19).

Görsel 19: Tohum adlı heykel, peter randal.
Peter Rendal, doğadaki tohumlardan esinlenerek eserlerini oluşturan bir sanatçıdır. Halka açık heykelleri Londra, Edinburgh, Manchester, Bristol, Oxford ve Cambridge dâhil Birleşik Krallık'ta pek çok yerde bulunabilir ve çalışmaları Tate Gallery ve British Museum'un kalıcı koleksiyonlarında yer almaktadır. O, eserlerini oluştururken Fibonacci sayı dizisinden yarar-lanmaktadır. Örneğin Peter Rendal Görsel 19,’de görülen “Tohum” adlı eserini tasarlarken, heykelini organik bir temele dayandırmıştır. Spiral filotaksi olarak (Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli) adlandırılan bu model, yaklaşık olarak 2.000 daireden oluşan Fibonacci modelidir.
Bu modelin yatay ve dikey bir ızgarayla hiçbir ilişkisi yoktur, bu da süreci zorlaştırmıştır. Heykel, altın oran kuralına uygun olarak geometrik doğruluk ve organik özgürlük arasındaki dengeyi içeren yapıda oluşturulmuştur. Bu anıtsal granit heykel, orijinalinde 167 tonun üzerinde olan tek bir Cornish Granit parçasından yapılmıştır ve tamamlanması neredeyse dört yıl sürmüştür. Bu heykel çam kozalağı ve ayçiçeği başından esinlenilerek oluşturulmuştur. Sanatçı yaptığı heykeller sayesinde 2015 yılında İngiltere’de heykel kategorisinde kraliyet akademisyeni seçilmiştir. Ona göre “geometri, doğanın sonsuz varyasyonlarının oynadığı temadır ve en karmaşık ve sofistike yapıların dayandığı bir tür desen kitabı olarak görülebi-lir” (URL 12). Bu da şu anlama gelebilir, doğa, yani yaratılan her şey ve özellikle geometri, doğanın içinde gizemli bir şekilde açığa çıkartılmayı bekleyen gizili hazine gibidir.
Endüstriyel Ürün Tasarımında Altın Oran
Altın oran’ın en iyi savunucularından biri olan Le Corbisier, Bauhaus okulu tasarımlarından biri olarak kabul edilen şezlongu (Görsel 20), altın oran kuralına uygun olarak tasarlanmış bir endüstriyel ürün olarak kabul edilmektedir. Tekkanat’a (2006: 69) göre, ürünün yay biçimindeki oturma gövdesi tamamlandığında altın dikdörtgen ortaya çıkmaktadır. Bu şezlong 1928 yılında üç mimar, Le Corbusier, Pierre Jeanneret, Charlotte Perriand tarafından tasarlandı. 1929 Paris'te sunulan ve Ville-d'Avray Villa Kilisesi'nde ilk kez kullanılan, Le Corbusier “dinlenmek için gerçek makine” olarak nitelendirdi. Aslında, bu dönemde ilk kez, bir 'ev içi tüm bu daha önce estetikten uzak kabul edildi, mobilya, fonksiyonel hizmet ekipmanları, yüksek performans, maksimum verimlilik sistemi olarak tasarlanmıştır.

Görsel 20: Le Corbusier, Pierre Jeanneret, Charlotte Perriand’ın Şezlong Tasarımı, 1928.
Yıllar önce Le Corbusier, Pierre Jeanneret, Charlotte Perriand’ın Şezlong Tasarımı (1928) yılında altın oran kuralına göre tasarlanmış, çok beğenilmiş, kullanılmış ve devam ederken günümüz dünyasında da biçimi her ne kadar farklı olsa da altın oran kuralına yeni endüstriyel ürünler tasarlanabilmektedir. Bunlardan biri de 2014 yılında Zha Lianghao tarafından tasarlanan The Doberman Sandalye Tasarımıdır (Görsel 21, 21a). Esin kaynağını Doberman köpeklerinden alan Lianghao, ergonomi, rahatlık, dayanıklılık, ekonomiklik, estetik ve kullanım kolaylığını dikkate almıştır. Bunların uyumunu ise altın oran’da bulmuştur.
![]() |
Görsel 21: The Doberman Sandalye Tasarımı, Final Eskizi. Zha Lianghao, China.
![]() |
Görsel 21 a.: The Doberman Sandalye Tasarımı, Final. Zha Lianghao, China.
Çini Sanatında Alton Oran Kullanımı
Çini, Türk Sanatı’nın önemli uygulama alanlarından biridir. İznik ve Kütahya gibi kentlerin ise büyük bir geçim kaynağı ve kültür mirasıdır. Çok farklı teknikler ile motiflerin kullanıldığı çini sanatında, Haliç işi bunlardan birdir (Görsel 22). Haliç, spiral biçimi ve dışa doğru sürekli büyüyor olmasından dolayı sonsuzluğun sembolü olarak kabul edilir. Altın oran sayısının da sonsuz bir sayı olduğu bilinmektedir. Bu anlamda düşünüldüğünde haliç desenli bir çininin, sonsuza kadar hatırlanma, hatırlatma veya sevginin sürekliliği manalarına geldiği söylenebilir.
![]() |
Görsel 22: Haliç Desenli Çini Tabak
Web Tasarımında Altın Oran
Herhangi bir tasarımcının temel hedeflerinden biri açık ve anlaşılır tasarımlar oluşturmaktır. İyi düzenlenmiş, dengeli, okunması ve algılanması kolay bilgiler içeren sayfalar, doğal olarak kullanıcılar için çok daha iyi bir deneyimle sonuçlanacaktır. Web tasarımı net ve sezgisel olmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için ızgaralar, boşluklar, sütunlar ve çizgiler dâhil olmak üzere çeşitli araçlar kullanılır. Bununla birlikte, bu durumların her birinde ziyaretçilerin doğal bir düzen, uyum, denge ve rahatlık duygusuna sahip olduğundan emin olunmalıdır. Ayrıca bir kompozisyonu üçte bir kuralı’na göre düzenlemek, kompozisyonda, özelliği ortalamaktan daha fazla ilgi, enerji ve ilgi yaratır (Görsel 23).
Görsel 23: Kullanımdaki Üçte Bir Kuralı: Hatların dört kesişim noktasından ikisi (pembe bloklar) tam olarak şirketin ziyaretçilerinin görmesini istediği bilgileri içerir. Görsel y incelendiğinde, üçte bir kuralının açık bir şekilde kullanıldığı görülür. Görsel hem dikey hem de yatay olarak üçe bölünmüştür. Orta kısımdaki kesişme noktaları bu tasarımda verilmek istenen en güçlü mesajın odak noktası olmuştur. Bu noktalar pembe olarak renklendirilen yerlerdir.
Altın oran, sosyal medya ağlarında farklı grafik tasarım ürünlerinde de kullanılmaktadır. Bunlardan biri sosyal medya post tasarımıdır (Görsel 24). Gittikçe kullanımı artan sosyal medya platformlarında şimdilerde sosyal medya reklam ve duyuru amaçlı video ve post tasarımları; Sosyal medya post tasarımı, post reklam tasarımı, post video, sosyal medya post video, sosyal medya reklam tasarımı, spot film tasarımı, sosyal medya marka reklamı, sosyal medya reklam, video tasarım, spot video, spot video tasarımı, sosyal medya spot reklam araçlarıyla gerçekleştirilebilmektedir. Sosyal medyadaki reklamların etkili olabilmesi için görseller çok önem kazanırken, bu görselleri ile diğer elemanların hangi içerik ile sunulacağı da bir o kadar öne taşımaktadır.
![]() |
Görsel 23: Kullanımdaki Üçte Bir Kuralı
Sonuç ve Öneriler
Elde edilen bulgulara göre yıllar önce olduğu gibi, altın oran, şimdilerde de kredi kartlarının, kitapların, mobilyaların, iç mekân tasarımlarının, restoranlarda tabakların dekorasyonunun vb. kurumsal kimlik ürünlerinin, kitap süslemelerinin, sanat eserlerinin biçimini belirlemek için kullanıldığı anlaşılmıştır: Örneğin Giza Piramitlerinde, Piet Mondrian’ın eserlerinde, İslam sanatlarının hemen hemen birçok türünde, Google, Toyota, Twitter, Apple vb. markaların logolarında karşımıza çıkmaktadır. Yani bakılan çoğu yerde kelimenin tam manasıyla altın oran ile karşı karşıya olunduğu görülmektedir. Okulda okutulan başyapıtların (kitapların) tasarımlarının çoğunda da altın oran kuralı geçerlidir. Ayrıca altın oranın web arayüz tasarımları, otomobillerin dış tasarımları, ürünlerin ambalajları vb. çok farklı işlevi olan tasarımlarda da kullanıldığı ve kullanılmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu özellikleriyle birlikte altın oran, eğitim süreçlerinin ve programlarının parçası olmuştur. Altın oran ile ilgili ders ve kurların açıldığı görülmektedir. Hatta yapılan araştırma sonuçlarından birinde (Beyoğlu, 2016:378), insanı “çevreleyen pek çok şeyde bulunan Altın Oran sisteminin, sanat eğitimi konuları arasında yer almasının öğrencilere resmin temel öğelerini öğretmede katkı sağlayacağı düşünülmektedir” denilmektedir.
Günümüz tasarım alanının en sık kullanılan mecralarından biri dijital platformlardır. Bugünlerde dijital platform tasarımcıları, herhangi bir sayı verildiğinde altın orana göre karşılık gelen sayıyı hesaplayan basit bir araç olan Phiculator’ü kullanmaktadırlar. Yani altın oran tasarımcıların çoğu için vazgeçilmez bir kural olmuştur.
Altın oran yaşamın öyle bir gerekliliği haline gelmiştir ki, onunla ilgili kurslar düzenlenmekte ve sertifikalar verilmektedir. Bu kursta altın oran’ın ne olduğundan, sanattaki yeri ve inanç ile ilişkisi de yer almaktadır. Tasarımcılar ise altın oranın kurallarını kullanarak bir markanın logosunun nasıl tasarlanabileceği üzerine dersler vermektedir.
Sonuç olarak insan, çevresindekileri anlamaya çalıştıkça, inceledikçe ve fark etmeye başladıkça uyumun, güzelliğin ve dengenin varlığını görmektedir. Bu olguyu kendi bedeninde de gözlemlemektedir. Dolayısı ile bunda yatan gerçeğin, insana görünen biçimlerin ve göstergelerin yüzeysel algısından öte, matematiksel ölçülerde olduğu, yani ilahi oran olarak kabul edilen altın oran ölçülerinde olduğu söylenebilir. Yani güzelliği ve estetiği hedefleyen sanatın; uyumu, işlevselliği ve algıda seçiciliği gaye edinen tasarımın, altın oranı, bugüne kadar kullandığı gibi bundan sonra da kullanacağı anlaşılmaktadır.
![]() |
Görsel 24: Altın Oran Teknik Servis facebook sayfası için tasarlanmış post mail tasarımı
KAYNAKÇA
Altuntaş, H. ve M. Şahin. 2011. Kur’an-ı Kerim Meali. Ankara, Diyanet İşleri Başkanlığı. Beyoğlu, A. (2016). Sanat Eğitiminde Altın Oran ve Leonardo da Vinci’nin Eserleri Arasındaki
İlişkinin İncelenmesi. YYÜ Eğitim Fakültesi Dergisi (YYU Journal Of Education Faculty),
2016, Cilt: XIII, Sayı: I, 360-382 http://efdergi.yyu.edu.tr. ISSN:1305-2020.
Bilim ve Teknik (2011). Nobel Kimya Ödülü “Altın Oran”a Sahip Kuazikristallerin Keşfi”.
Kasım 2011.
Chadwick, S. (1929). Piet Mondrian, “Pure Abstract Art, 1929” The New Art — The New Life: The Collected Writings of Piet Mondrian, editör ve çevirisi Harry Holtzman ve Martin S. James (Boston: GK Hall & Co.), s. . 224. https://www.khanacademy.org/humanities/ap-art-history/later-europe-and-americas/modernity-ap/a/mondrian-composition.
Karaman, H; İ. K. Dönmez; M. Çağrıcı ve S. Gümüş 2008. Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir.
Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı.
Katyal, P; P, Gupta; N, Gulati, J, Hain (2019). A Compendium of Fibonacci Ratio. DOI: 10.7860/JCDR/2019/42772.13317.
Koshenova, G. (2016). Kazakistan Taraz’da Babacı Hatun Türbesi. Bilig, Bahar, Sayı: 77, 183-202.
Mercin, L. Diksoy, İ. (2016). Reklamların öğrencilerin beslenme alışkanlıkları üzerine etkisi.
III. Uluslararası Türk Dünyası Araştırmaları Sempozyumu-III Beynelxalq Türk Dünyası Araştırmaları Simpoziumu. Bakı-Azebajian, 25-27 Mayıs 2016.
Tekkanat, N. (2006). Altın Oran’ın Kaynakları ve Sanat’a Yansıması. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi.
Zonuz, N. ve D. Arslan (2018). Teknoloji ve Tasarım Dersi Öğretmen İçin Kılavuz Kitap. Ankara. Editörler: L. Mercin ve M. Gökay. MEB Yayınevi. https://www.eba.gov.tr/ders/ proxy/VCollabPlayer_v0.0.488/index.html#/main/dashboard/2/9/0.
URL 1. Erişim adresi https://antrak.org.tr/genel/alt%C4%B1n-oran-2/ (Tarih: 12.03.2020) URL 2. Erişim adresi https://mathshistory.st-andrews.ac.uk/Biographies/Fibonacci/ (Tarih:
12.03.2020)
URL 3. Erişim adresi https://www.widewalls.ch/magazine/golden-ratio-examples-art-archi-tecture-music (Tarih: 12.03.2020)
URL 4. Erişim adresi https://cosmosmagazine.com/mathematics/beautiful-number-golden-ra-tio/ (Tarih: 13.04.2020)
URL 5. Erişim adresi (httpscosmosmagazine.commathematicsbeautiful-number-golden-ratio). (Tarih: 15.04.2020)
URL 6. Erişim adresi https://www.sacred-geometry.es/?q=en/content/phi-human-body (Tarih: 17.05.2020)
URL 7. Erişim adresi https://goldenratioandphi.weebly.com/the-golden-ratio-in-history.html (Tarih: 18.06.2020)
URL 8. Erişim adresi https://www.goldennumber.net/golden-ratio-misconceptions-by-geor-ge-markowsky-reviewed/. (Tarih: 12.07.2020)
URL 9. Erişim adresi https://goldenratioandphi.weebly.com/the-golden-ratio-in-history.html. (Tarih: 12.07.2020)
URL 10. Erişim adresi https://somuncubabaturbesi.com/sekiz-koseli-yildiz-selcuklu-yildizi/ (Tarih: 22.08.2020)
URL 11. Erişim adresi https://www.clevermarkstore.com/blogs/logo-design-1/golden-ra-tio-in-logo-design (Tarih: 29.05.2020)
URL 12. Erişim adresi https://www.edenproject.com/visit/whats-here/seed-sculpture. (Tarih: 02.09.2020)
Görsel Kaynakça
Görsel 1. Erişim adresi https://tr.pinterest.com/pin/442830575829779631/ (Tarih: 01.03.2020) Görsel 2. Erişim adresi https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/0/06/Inside_Nau-
tilus_Pompilius.jpg
Görsel 3. Erişim adresi https://www.widewalls.ch/artwork/ben-sack/untitled-374 (Tarih: 12.03.2020)
Görsel 4. Erişim adresi https://www.widewalls.ch/magazine/golden-ratio-examples-art-arc-hitecture-music (Tarih: 22.04.2020)
Görsel 5. Erişim adresi https://www.clevermarkstore.com/blogs/logo-design-1/golden-ra-tio-in-logo-design (Tarih: 23.04.2020)
Görsel 6. Erişim adresi https://cosmosmagazine.com/mathematics/beautiful-number-gol-den-ratio/ (Tarih: 18.04.2020)
Görsel 6.a.b.c. Erişim adresi Koshenova, G. (2016). Kazakistan Taraz’da Babacı Hatun Türbesi.
Bilig, Bahar, Sayı: 77, 183-202. (Tarih: 03.06.2020)
Görsel 7. Erişim adresi https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0sfahan_Ulu_Camii#/media/ Dosya:Mezquita_Shah,_Isfah%C3%A1n,_Ir%C3%A1n,_2016-09-20,_DD_65-67_HDR. jpg (Tarih: 12.09.2020)
Görsel 7a. Erişim adresi https://www.armadacini.com/urunler/20x20-sp-48-desenli-iznik-ci-ni-karo-modeli-buyuk-turkmen-yildizi/ (Tarih: 22.09.2020)
Görsel 8, 8.a, 8.b. Erişim adresi https://www.atlasobscura.com/places/penrose-pa-ving-at-the-mathematical-institute (Tarih: 28.09.2020)
Görsel 9. Erişim adresi https://www.sacred-geometry.es/?q=en/content/phi-human-body (Tarih: 29.09.2020)
Görsel 10. Erişim adresi https://www.sacred-geometry.es/?q=en/content/phi-human-body (Tarih: 12.10.2020)
Görsel 11. Erişim adresi https://www.sacred-geometry.es/?q=en/content/phi-human-body (Tarih: 12.10.2020)
Görsel 12. Erişim adresi https://www.arthipo.com/tr-tr/piet-mondrian-kirmizi-sari-mavi-ge-nis-duzlemli-kompozisyon.html (Tarih: 12.10.2020)
Görsel 13., 13 a. https://www.designbyday.co.uk/wp-content/uploads/2016/05/parthenon-gol-
den-ratio.jpg (Tarih: 22.10.2020)
Görsel 14. 14.a. Erişim adresi https://www.goldennumber.net/golden-ratio-misconcepti-ons-by-george-markowsky-reviewed/#jp-carousel-6404 (Tarih: 22.10.2020)
Görsel 15. Erişim adresi https://poetry-in-form.com/flash-fibonacci-spiral-3e1fdeb526c1 (Tarih: 14.10.2020)
Görsel 16., 16.a. Erişim adresi https://somuncubabaturbesi.com/fotograf/ (Tarih: 14.10.2020) Görsel 17. Erişim adresi https://www.clevermarkstore.com/blogs/logo-design-1/golden-ra-
tio-in-logo-design (Tarih: 14.10.2020)
Görsel 18., 18a., 18b., 18c. Erişim adresi https://www.skillshare.com/projects/95762 (Tarih: 15.10.2020)
Görsel 19. Erişim adresi https://www.peterrandall-page.com/sculptures/seed/ (Tarih: 17.10.2020) Görsel 20. Erişim adresi https://tr.socialdesignmagazine.com/mag/blog/design-cult/la-polt-
rona-chaise-longue-di-le-corbusier-la-vera-macchina-per-riposare/ (Tarih: 18.10.2020)
Görsel 21., 21a. Erişim adresi https://www.behance.net/gallery/27628493/The-Doberman-C-hair (Tarih: 19.10.2020)
Görsel 22. Erişim adresi https://www.cini.com.tr/halic-desen-30-cm-iznik-cini-tabak (Tarih: 20.10.2020)
Görsel 23. Erişim adresi https://www.smashingmagazine.com/2008/05/applying-divine-pro-portion-to-web-design/ (Tarih: 20.10.2020)
Görsel Erişim adresi 24. https://www.facebook.com/867258000119168/photos
/a.867260390118929/867260373452264/?type=1&theater (Tarih: 20.10.2020)
Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Canlı yaratmak mümkün mü?
- Hayatın temel unsuru olan karbon hakkında bilgi verir misiniz?
- Sanat Nedir?
- Biyolojik Bilimlerin Temeli olan: ‘Miktar’ konusunda bilgi verir misiniz?
- İlâhî Oran
- Tahılların başaklarda depolanmasının hikmeti nedir?
- Altın oran gerçekten var mıdır, varsa bununla ilgili ayet var mıdır?
- "Kuş Avlayan Ağaç" hakkında bilgi verir misiniz?
- Biyomimetik nedir?
- Bitkilerin değişen çevreye uyum sağlamaları ne ile izah edilebilir?























