"Kuş Avlayan Ağaç" hakkında bilgi verir misiniz?

Tarih: 22.04.2026 - 17:13 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

KUŞ AVLAYAN AĞACIN (PISONIA GRANDIS) BESLENME VE YAYILMA STRATEJİSİ

Prof.Dr. Ahmet Zafer TEL, Adıyaman Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi,

Biyoloji Bölümü [email protected]

ÖZET

Bitki tohumlarının etrafa saçılması için çeşitli vektörler görevlendirilmiştir. Bu vektörlerden birisi aynı zamanda iyi bir polinatör görevi olan kuşlardır. Kuşların aynı zamanda ekosis-temdeki dengeye katkı sağlama ödevi vardır. Bu çalışma Pisonia grandis bitkisinin kuşlarla ilişkisini incelenerek, ağacın beslenme ve yayılma stratejisindeki yaratılış delillerini incelemek maksadıyla yapılmıştır. P. gradis’in endirekt beslenmesinde takip edilen stratejide görülen kast ve irade ile bir maksat güdüldüğü görülmektedir. Bu amacın bir bitkiye ait olamayacağı önermesiyle “bilimsel akıl yürütme” metodu kullanılıp gözlemlenen sonuçlar tartışılmıştır.

“Kuş avlayan ağaç” olarak bilinen P. grandis’in ekosistemdeki rolünün evrimsel ve bütüncül yaklaşım ile ortaya konulması, literatürü verilen araştırmalarda ulaşılan sonuçların evrimsel yaklaşımla tartışılması ve yaratılış gerçeği ile bütüncül değerlendirilmesi yapılmıştır. Evrimsel yaklaşım, P. grandis’in ekosistem içinde üstlendiği görevin kendisine bir yarar sağlamadığını söylemektedir. Ezbere ve zorlama bir yaklaşım ile, “doğada gördüğümüz her davranış veya özelliğin belirli bir amaca uygun olarak evrimleştiğini düşünmek son derece akıllıcadır” sonucunu çıkarmaktadır. Evrimin dayandığı pozitivist düşüncede (somut verilere dayanan bilginin tek sağlam bilgi türü olduğu görüşü) “kasıt ve irade” yoktur. Pozitivist düşünce 4 ana başlık ihtiva eder. Bunlar; kendi kendine oluş, sebeplere bağlayış, tabiata havale ve rastlantısal tesadüftür (hiçbirinin ispatı yoktur). P. grandis’in beslenme ve yayılış stratejisi pozitivist yaklaşımla açıklanamaz, bilimsel hakikatlere dayalı holistik (bütüncül) bakış açısı kullanılarak yaratılış görüşü açısından değerlendirilmelidir.

Holistik bakış açısı kullanılarak yaratılış görüşü açısından değerlendirildiğinde ortaya dört sonuç çıkmaktadır. Birincisi; kuş ve böceklerin doğadaki nüfus dengelerinin korunmasıdır. İkincisi; popülasyondaki bireylerde bulunan güçlü genlerin seçilmesidir. Üçüncüsü; tohumların taşınmasıyla bitkinin yayılma-sıdır. Dördüncü olarak; toprağın besin değerinin artırılarak bitkinin endirekt beslenmesidir. Ekosistemde görülen bu dört sonuç, P. grandis’in beslenme ve yayılma stratejisinin ne kadar akıllıca gözetildiğini gözler önüne sermektedir. Bir ağacın strateji, kast, irade ve gayesinin olamayacağı, bu sayılanların İlahi bir Kudret tarafından gözetildiği ve gerçekleştirildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Anahtar kelimeler: Pisonia grandis, Ekosistem, Strateji, Evrim, Yaratılış

NUTRITION AND SPREAD STRATEGY OF THE BIRD-HUNTING TREE (PISONIA GRANDIS)!

ABSTRACT

Various vectors have been employed to scatter plant seeds. One of these vectors is the birds that are also good pollinators. Besides, birds have the responsibility to contribute to the balance in the ecosystem. This study was conducted to examine the evidence of creation in the tree's feeding and spreading strategy by taking a closer look at the relationship between the Pisonia grandis plant and birds. The strategy followed in the indirect feeding of P. grandis shows evidence of a purpose, will and intent. The observed results were discussed, using the method of “scientific reasoning” with the proposition that such a purpose cannot belong to a plant. The role of P. grandis, known as the “bird-hunting tree”, in the ecosystem has been put forward with an evolutionary and holistic approach, the results obtained in the literature are discussed with an evolutionary approach and a holistic evaluation has been made considering the fact of creation. The evolutionary approach says that the task undertaken by P. grandis in the ecosystem does not benefit him. With a memorized and compulsive approach, he concludes that “it is extremely wise to think that every behavior or feature we see in nature evolves for a specific purpose.” There aren’t “intention and willpower” in the positivist thought on which evolution is based (the view that knowledge based on concrete data is the only solid type of knowledge). Positivist thought contains 4 main headings. These; it is self-occurrence, attribution to causes, reference to nature, and coincidence (none of them have proof). The nutrition and spread strategy of P. grandis cannot be explained with a positivist approach, it should be evaluated from the point of view of creation by using a holistic perspective based on scientific facts. When evaluated from the point of view of creation using a holistic perspective, four results emerge. First one; protection of the population balance of birds and insects in nature. Latter; It is the selection of powerful genes found in individuals in the population. Thirdly; It is the propagation of the plant by the transport of seeds. Fourthly; It is the indirect feeding of the plant by increasing the nutritional value of the soil. These four results seen in the ecosystem reveal how intelligently the feeding and spreading strategy of P. grandis is followed. It has been concluded that a tree cannot have any strategy, intent, will or purpose, and that all of these are observed and carried out by a Divine Power.

Keywords: Pisonia grandis, Ecosystem, Strategy, Evolution, Creation

GİRİŞ

Yapışkan özellikleri ya da dikenleriyle bitki tohumlarının başka canlıları kullanarak ve onlar tarafından taşınarak etrafa saçılması otostopçu bitkilerin temel özelliklerindendir. Otostopçu bitkiler, kendisini yiyen ya da herhangi bir şekilde temas eden hayvanlara bir şekilde tohu-mu yapışarak ve tutunarak yeni vatanlarına doğru yola çıkan, vardığı yerde çimlenen ve bu sayede kendisine yeni ortam edinen bitkilerdir. Bu kısım bitkilerin tohumlarına verilen ya-pışkan özellik sayesinde bitkiler yeni ortam edinmekte ve bu sayede yayılış göstermektedir. Bu bitkilerden birisi Hint-Pasifik okyanusunun kıyı bölgelerinde yetişen ve tropikal bir ağaç olan ve kuş avlayan ağaç da denilen Pisonia grandis ağacıdır. P. grandis popülasyonu kumul karakterli vejetasyon tipine örnek teşkil etmektedir ve üzerinde yaşadığı toprak organik madde ve azot içeriği bakımından nispeten fakirdir. Bu besinler ise bitkiler için en temel ihtiyaçtır.

P. grandis ağaçlarının besin ihtiyaçlarının bir kısmı dallarına konan kuşlardan dolaylı yoldan temin edilmekte ve kendilerine sunulmaktadır. Şöyle ki; Ağacın çiçek açma devresinde kaliks adı verilen çanak yapraklarının yüzeyi kalın ve çok güçlü bir yapışkan mukoza ile kaplanır, tohumun kenarları ise küçük kancalar şeklinde olacak şekilde uzunca yaratılır. Bu yapışkan ve çengelli tohumlar ağaca konan, ziyaret eden veya yuva yapan kuş ve böceklere yapışır ve tutunur. Kanat ve tüylerine yapışan ve tutunan tohumlar kuşların uçmasını engelleyerek ölmelerine sebep olur. Ölen kuşlar toprağa karışır ve toprağın besin değerini artırır. Yağan yağmurlarla topraktaki besinler suda çözdürülür ve P. grandis kökleri tarafından emilerek ağacın besin ihtiyacının bir kısmı bu şekilde giderilmiş olur. Yapışkan mukoza ve çengelli tohumla daha az temas eden kuşlar ise üzerlerine yapışan az sayıdaki tohumu başka bölgelere götürerek bitkinin yayılış alanının genişlemesinde yardımcı olurlar.

Strateji kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığı “izlem” demektir. Yani bir amaca ulaşmak için takip edilen yol ve izlenen yöntemler bütünü anlamına gelmektedir. P. grandis ağa-cının “kuş avlamak”, “besin aramak” ve “yayılış alanını genişletmek” gibi bir amacı olmadığı gibi bu amaca ulaşmak için bir strateji geliştirmesi de mümkün değildir. Ancak ekosistemde, ne yaptığını bilmeyen kendinden habersiz bir ağacın, beslenmesi ve yeni alan edinmesi için takip edilen bir yol ve izlenilen bir yöntemin olduğu görülmektedir. Ekosistemde cereyan eden bu ekolojik niş, geliştirilen bir stratejinin ve bu stratejiyi geliştiren bir “Stratejist”in olduğunu göstermektedir. Bu çalışma bu “Stratejistin” kim olduğunu bulmaya yöneliktir.

Materyal ve Metot

Bu araştırmanın materyalini Pisonia gradis adı verilen ağaç formundaki bitki ile bu ağaca konan deniz kırlangıçları ve bazı böcekler oluşturmaktadır. P. gradis taksonunun fenolojik devreleri gözetilerek çiçek açma, tohum verme zamanlarında ağaca takip ettirilen beslenme ve yayılma ile ilgili stratejik davranışları konu edinen makaleler incelenmiş ve bu stratejiler kayıt altına alınmıştır. P. gradis taksonunun ekosistemdeki beslenme ve yayılma stratejisi mercek altına alınarak evrimsel düşünce ve yaratılış açısından tartışılmıştır.

Bulgular

Akçay (2018) yayınladığı “İlginç İlişkiler Doğası: Yapışkan Tohumlarıyla Kuşların Ölümüne Sebep Olan Ağaç” başlıklı makalesinde, Pisonia’nın uzun zamandır kuş yakalayan ağaç olarak bilindiğini, University of Victoria'dan bilim insanlarının, bu "suçun" ardında bazı evrimsel nedenlerin bulunup bulunmadığını araştırmak için uzun süredir çalışmalar yürüttüğünü, 1999 ve 2000 yılları içerisinde 10 ayı aşkın bir sürede yürütülen deneyler, ölen kuşlara yapışmış tohumların -eğer varsa- ne gibi bir faydasının olabileceğini belirlemeye odaklandığını belirt-mektedir [1].

Akçay (2018) aynı makalesinde bazı araştırma [2-3] sonuçlarını verirken, “elbette ki araş-tırmaya başlamak için en belirgin yer, ağacın hemen altında, tohumlarını bıraktığı, besin açısından zengin, çürümüş cesetlerle dolu toprak olduğu, fakat garip bir biçimde, cesetlere dolaşmış tohumların, daha uzaktaki tohumlara kıyasla daha iyi hayatta kalabildiği ya da daha hızlı büyüdüğü konusunda herhangi bir bulguya erişilmediği, görünüşe göre, cesetle-rin Pisonia'ya bu kadar yakın olmasının herhangi bir yararı bulunmadığı, buna ek olarak, ağacın, ölü kuşlara kıyasla canlı kuş pisliklerinden çok daha fazla gübre aldığı ve daha iyi büyüdüğü bulgusuna da ulaşıldığını belirtmektedir.”

Bahsi geçen araştırmacılar; daha sonra, deniz suyuna düşmüş ölü kuşların, tohumların diğer adalara dağılmasında etkin bir sandal görevi görebileceği önermesinden yola çıkarak, Pisonia tohumlarını deniz suyunda ıslatmaya çalıştığı, ancak ne yazık ki, tohumların suda bekletilmesinden beş gün sonra öldüğü ve bu da kuşların kalıntılarını bir çeşit gemi olarak kullanmanın muhtemel avantajını ortadan kaldırdığı, öte yandan, araştırmacılar, deniz suyuna daldırılan bazı tohumların duruma göre 4 haftalık bir periyodun ardından hala çimlenebildiği bulgusuna da ulaştığı, bundan yola çıkılarak da, belki de canlı kuşlar üzerinde yola çıkacak şekilde evrimleşen tohumlar bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, fakat yine de yol boyunca bazı ölümlerin görüldüğü belirtilmektedir [1-2-3]. Kuşları canlı tutmak, dağılmanın anahtarı gibi görünüyor, fakat son derece yapışkan tohumlara sahip olmak ve bir kümede birçok tohum üretmek gibi talihsiz bir sonuç, bazı kuşların ölümüne neden oluyor (Şekil 1). Pisonia üzerine araştırmacıların yürüttüğü çalışma [4] 2005 yılında Journal of Tropical Ecology'de yayımlandı.

Şekil 1. Pisonia tohumları ve üzerine yapıştığı kuşlara bir örnek [5].

Sonuç ve Tartışma

Akçay (2018) aynı makalesinde şu tartışmayı yapmaktadır; elbette ki, bu durumun bir gün ağaca bir avantaj sağlayabileceği ya da üzerine yuva yapan deniz kırlangıçlarını tohumların yapışkan karakteristiğine daha az hassas hale getiren özelliklerin evrimleşmesi mümkündür. Doğada gördüğümüz her davranış veya özelliğin belirli bir amaca uygun olarak evrimleştiğini düşünmek son derece akıllıcadır [1].

Akçay (2018) ulaştığı bu sonucu herhangi bir bilimsel veri olmadan “evrimleşmeye” dayandırmaktadır. Halbuki P. grandis baştan beri yapışkan mukoza ve çengelli tohumla tasarlanmış ve yaratılmıştı. Ağaçtaki bu iki özellik sonradan kazanılmış bir özellik değildir. Öyle ise bu özellikler ta baştan düşünülmüş ve uygulamaya konulmuştur. Peki bu özellikleri kim tasarlamış, yaratmış ve uygulamaya koymuştur? Akçay (2018) ve diğer çalışmalarda elde edilen sonuçlarda davranışların bir amaca uygun olarak evrimleştiği düşünülmekte ancak maksat güdenin kim olduğu göz ardı edilmektedir. Metin içinde atıf yapılan bilimsel çalışma verilerinin sonucuna göre P. grandis’in beslenme ve yayılma stratejisinin canlıya herhangi avantaj sağlamadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu yorumun yapılması bilimsel akıl yürütme ilkelerinden uzak düşmektedir. Çünkü, bu ekolojik nişte bir sebep-sonuç ilişkisi göze çarpmaktadır. P. grandis’in çanak yaprağında yaratılan güçlü yapışkan madde ile tohumun kenarında yaratılan kanca, tohumun kuşa yapışmasına ve hareketsiz kalmasına neden olduğu ve bu sayede ölen kuşların organik maddece fakir olan toprağı zenginleştirdiği ve bitkinin dolaylı yönden beslendiğini ortaya koymaktadır.

Yaratılış açısından yapılan bütüncül değerlendirmede P. grandis ağacının, üzerine konmak ya da yuva yapmak suretiyle ziyaretine gelen kuş ve böcek misafirlerinin ölümüne sebep olması, kuş ve böceklerin nüfus dengelerinin korunmasına bir katkı sağladığı sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca kuş ve böcek popülasyonunun dengede tutulması ve güçlü genlere sahip bireylerin hayatta kalmasına, zayıf (veya hastalıklı) genlerin popülasyon içinden bu yol ile arındırılmasına sebep olmaktadır. Üçüncü bir sonuç olarak güçlü genlere sahip kuşların ortamdan uzaklaşarak tohumların taşınmasına ve böylece bitkinin yayılmasına yardım ettiği görülmektedir. Çürüyen kuş ve böcek cesetlerinin toprağı azot ve diğer besinler tarafından zengin kıldığı, bu besinlerin

P. grandis bitkisinin bünyesine geçmesiyle ağacın endirekt olarak beslendiği dördüncü bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır.

En ince bir kast ve irade gözetilip uygulanmasıyla ortaya çıkan bu dört sonuç ekosistem içinde yaratılan ve takip edilen bir dengenin olduğunu göstermektedir. Populasyon yani nüfus dengesinin korunması, güçlü genlerin seçilmesi, tohumların taşınmasıyla bitkinin yayılması ve toprağın besin değerinin artırılarak endirekt beslenilmesi P. grendis’in beslenme ve yayılma stratejisinin ne kadar akıllıca gözetildiğini gözler önüne sermektedir. Bu kast ve iradenin bir strateji takip edilerek, bir stratejist tarafından yürütüldüğü amacın ağaca ait olmadığı aşikârdır.

"Masnuatta hiçbir eser yok ki, çok mânâlı bir lafz-ı mücessem olmasın, Sani'-i Zülcelâl'in çok esmâsını okutturmasın" [6]. Bediüzzaman Said Nursi bu sözüyle her sanatlı esere Allah’tan (cc) gelen ve içinde birçok mana barındırın birer mektup nazarıyla baktığını ortaya koyakta ve her şeyde Allah’a (cc) ait birer iz, birer öz ve birer yüz olduğu vurgusunu yapmaktadır. Öyle ise bu ekolojik niş bir “lafz-ı mücessemdir”. Yani bu stratejide takip edilen yol ve uygulanan metot cisimleşmiş bir mana olarak gözümüze çarpmaktadır.

Ünü bilim adamı Sir Isaac Newton “Allah yaptıklarıyla bilinir” demektedir. O, “God is known from his works” sözüyle, Allah’ın zâtıyla bilinemeyeceğine, ancak kâinat sayfalarındaki isim ve sıfatlarının tecellileri (akisleri) ile bilinebileceğine dair çok önemli bir hakikate işaret ediyor; insanın en başta gelen vazifesinin de ‘Allah’ı tanımak’ (marifetullah) olabileceğine vurgu yapıyordu [7].

Yukarıda sayılan ekosistemdeki stratejiler (ekolojik niş) Allah’ın birer sanat eseridir. Ci-simleşmiş manalardır. Doğadaki her strateji, her stratejist, her varlık, her olay, her mekanizma “çok mânâlı bir lafz-ı mücessem”dir. Yani, bu strateji ve stratejistler o kadar çok manalar ve hikmetlerle bezenmiştir ki, sanki bu mana ve hikmetler cisimleşmiş de o varlık meydana getirilmiştir. Tesadüfe ve tabiata havalesi hiçbir cihetle mümkün olmayan P. grandis’in ekosistemde cereyan eden beslenme ve yayılma stratejileri, ilmi ve kudreti her şeyi kuşatan bir Yaratıcı’nın (cc) işidir ve eseridir.

KAYNAKÇA

  1. Akçay G. https://bilimfili.com/ilginc-iliskiler-dogasi-yapiskan-tohumlariyla-kuslarin-olu-mune-sebep-olan-agac 22.01.2018 (Erişim tarihi: 22.09.2020).
  2. This Mysterious Tree Appears to Kill Birds Just For The Heck of It. ScienceAlert. (accessed January 22, 2018). http://www.sciencealert.com/this-tree-seems-to-kill-birds-just-for-the-heck-of-it
  3. This tree lures birds with a free lunch and then kills them. The Washington Post. (accessed January 22, 2018). https://www.washingtonpost.com/national/health-science/this-tree-lu-res-birds-with-a-free-lunch-and-then-kills-them/2017/03/31/27aa04c0-1309-11e7-9e4f-09aa75d3ec57_story.html
  4. Dispersal and Germination of Seeds of Pisonia grandis, an Indo-Pacific Tropical Tree As-sociated with Insular Seabird Colonies. Journal of Tropical Ecology, (May, 2005). https:// www.jstor.org/stable/4092031
  5. https://www.youtube.com/watch?v=wW5XLw93n_I (Erişim tarihi: 22.09.2020).
  6. Nursi Said (1950b). Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, On yedinci Söz, s:197, Sözler Yayınevi.
  7. Isaac Newton, Cambridge University Library, MS Add. 3965, section 13, cited in J .E. McGuire, “Newton on Place, Time, and God: An Unpublished Source”, The British Journal for the History of Science, 11 (1978), 118-9. Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Deerneği

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun