Allah'ım, kabul olunmayan duadan sana sığınırım hadisi, duanızı kabul ederim, ayetine ve dua eden üç şeyden birini elde eder, hadisine aykırı mıdır?

Tarih: 10.05.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bizim görebildiğimiz kadarıyla, ilgili hadis rivayetinin manası şöyledir:

“Müslüman’ın duası -bir günah veya sıla-yı rahmi kesmek hakkında olmadığı sürece- üç şekilden birisiyle kabul edilir; ya dünyası için acele ettirilir, ya ahireti için ertelenir, yahut da –yaptığı duanın miktarına uygun olarak- kendisinden bir kötülük defedilir.”(bk. Razî, Bakara, 2/186. ayetin tefsiri).

Önce şunu belirtelim ki, bu hadis rivayetini sahih hadis kaynaklarında bulamadık. Razî  bunu “Kaffal’ın tefsirinde İbn Mesud’dan rivayet ettiği” şeklindeki kaydı koyarak belirtmiştir.

İkincisi, alimlere göre, kabul edilme sözü verilen duanın bazı şartları vardır. Bu şartların başında dua eden kişinin bütün sebeplerden sıyrılarak istediğini yalnız Allah’ın yapabileceğine inanarak ve buna güvenerek yapmasıdır. Eğer içinde başka bazı sebeplere de yer verilirse bu dua “Allah’a yapılan gerçek dua” olmaz ve dolayısıyla kabule şayan bir dua da olmaz. Buna göre hadiste söz konusu edilen “kabul sözü” aslında kabul şartlarına haiz ve gerçekten “dua” adını almaya hak kazanan bir dua için geçerlidir.

Bu açıdan bakıldığında Hz. Peygamber (a.s.m)’in “Allah’ım, kabul olunmayan duadan.. sana sığınırım” manasına gelen duasını, şartlarına haiz olmadığı için “kabule şayan olmayan bir duadan Allah’a sığınmayı”  ifade eden bir dua olarak anlamak gerekir.

Ayrıca “Kullarım beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.”(Bakara, 2/186) mealindeki ayette yer alan “Bana dua edenin duasına icabet ederim” ifadesi mutlak bir ifadedir. Bunun yanında “Hayır! Yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse duanıza sebep olan sıkıntıyı giderir...”(Enam, 6/41) mealindeki ayette ise “duanın kabulü Allah’ın dilemesi şartına bağlanmıştır. O halde -ilmî kaidenin gereği olarak- mutlak ifadeyi de mukayyet/şartlı ifadeye göre yorumlamak gerekir.(bk. Razî, a.g.e).

Bu açıdan da bakıldığında, Hz. Peygamber (asv)'in söz konusu duasını “Allah’ın dilemediği, hoşuna gitmeyen bir hususta dua etmekten Allah’a sığındığı...” şeklinde anlayabiliriz. 

İlave bilgi için tıklayınız:

Samimi olarak dua edildiğinde, dua hemen kabul olunur mu? 

Dualara verilecek sevapları elde etmenin şartları...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun