Şafi mezhebine korku namazı (Salâtü'l-havf ve'l-feza') ile ilgili hükümler nelerdir?

 

Deprem, sel, yıldırım çarpması, fırtına, kasırga, veba ve benzeri felâket­lerden korkulması halinde yüce Allah'a yönelip sığınarak iki rek'at namaz kıl­mak menduptur. Mutlak bir nafile olan bu namazın cemaatle kılınması, ardın­dan da hutbe okunması gerekli değildir. Dileyenler bunu münferit olarak kıla­bilirler.

 

Korku Halinde Kılınan Namaz

Korku halinde kılınan namazın birkaç şekli vardır:

a) Düşman kıble tarafında ise imam, cemaati iki saf olarak dizer ve her iki safla birlikte namaza durur. Secdeye vardığında bir saf onunla birlikte her iki secdeyi yapar; diğer saf ise nöbet tutar. İmam beraberindeki safla birlikte ayağa kalktığında nöbettekiler secde yaparak imama yetişirler. İlk defa nöbet tutanlar imamla birlikte ikinci rek'atın secdesini yaparlar. Bu defa diğer saf nö­bet tutar. İmam oturunca nöbettekiler de secde ederler. İmam ve cemaat de teşehhüdü okuyup selâm verirler. Sevgili Peygamberimiz Usfân mevkiinde bu namazı bu şekilde kıldırmıştır.

 

b) Düşman kıble tarafında değilse, imam cemaati iki gruba ayırır ve her gruba ayrı ayrı namaz kıldırır. Sevgili Peygamberimiz Batn-ı Nahle denilen yerde bu namazı bu şekilde kıldırmıştır.Ya da bir grup, düşmana karşı durur ve imam diğer gruba bir rek'atı kıl­dırır. İkinci rek'at için kıyama kalktıklarında cemaat niyet ederek imamdan ay­rılır, namazı yalnız başına tamamlarlar ve düşmana karşı nöbet tutmaya gi­derler. Nöbettekiler de gelip ikinci rek'atta imama tâbi olurlar. İmam teşehhü­de oturunca kendileri kalkar, ikinci rek'atı kendi başlarına kılarak teşehhüdde imama yetişir ve imamla birlikte selâm verirler.Sevgili Peygamberimiz Zâtürrika' mıntıkasında bu namazı bu şekilde kıl­dırmıştır. Bu şekilde kılınan namaz, Batn-ı Nahle'de kılınan namazdan daha faziletlidir. İmam ikinci grubu beklerken kıraati yapar ve teşehhüdü okur. Bir görüşe göre de imam, ikinci grubun kendisine yetişebilmesi için kıraat ve te­şehhüdü geciktirir.İmam akşam namazını kıldırdığında önce birinci gruba iki rek'atı kıldırır, sonra da ikinci gruba bir rek'atı kıldırır. Kuvvetli görüşe göre namazı bu şekil­de kıldırmak, birinci gruba bir rek'at, ikinci gruba iki rek'at kıldırmaktan fazilet­lidir. İmam namazı kıldırırken ikinci grup için teşehhüdde veya üçüncü rek'atın kıyamında bekler. En doğru görüşe göre kıyamda beklemesi daha faziletlidir.

Dört rek'atlı bir namazı kıldırırken de her bir gruba iki rek'atı kıldırır.Şayet her bir gruba birer rek'at kıldırırsa, en zahir görüşe göre hepsinin namazı sahihtir. Her bir grubun sehiv yapması (yanılması) o grubun birine rek'atlarını kapsar. Yine aynı görüşe göre ikinci grubun sehiv yapması, ikine rek'atı kapsar. Birinci grubun ikinci rek'attaki sehivleri ikinci grubu kapsamaz İmamın ise birinci rek'attaki sehvi bütün grupları kapsar. İkinci rek'attaki yanıl­ması ise birinci gruptakileri kapsamaz.

Namazı bu şekillerde kılarken silâh taşımak sünnettir. Bir görüşe göre de vaciptir.

 

c) Savaş veya korku şiddetlendiğinde kişi süvari olsun yaya olsun imkân bulduğu şekilde namaz kılar. Savaş esnasında rükû ve secde yapma imkânı bulamayan kişi, bu rükünleri ima ile yerine getirir. Secde imasını yaparken rü-kûunkine nisbetle biraz daha fazla eğilir.Mubah olan her savaş ve hezimet esnasında bu şekillerden birine göre namaz kılmak caizdir. Yangın, sel ve yırtıcı hayvandan korkup kaçan veya malî sıkıntı nedeniyle alacaklısı tarafından hapsedilmekten korkup kaçan kim­senin de bu şekillerden birine göre namaz kılması caizdir.Uzaktaki bir karartıyı düşman zannederek namazını bu şekilde kılanlar, daha sonra bu karartının düşman değil de başka bir şey olduğunu anlarlarsa, en kuvvetli görüşe göre "namazlarını kaza ederler.

 

Kategori:
3099 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun