Şafi mezhebine göre vitir namazı ile ilgili hükümler nelerdir?

Vitir namazı müekked sünnetlerdendir. Hanefî mezhebine göre ise bu na­maz vaciptir. Vitir namazıyla ilgili olarak sevgili Peygamberimiz şöyle buyur­muştur: "Gece en son namazınızı vitir namazı olarak kılın.'' (Buhârî, Vitir, 4; Ahmed. el-Müsned, 2/20, 102, 143.)

Vitir namazının en azı bir, en çoğu ise on bir rek'attır. Tek rek'atla yetin­mek caiz ise de evlâ değildir.

Vitri bir rek'attan fazla kılan kişinin, bu namazı bitişik olarak, yani son rek'atı kendinden önceki rek'ata bitiştirerek kılması caizdir. Şöyle ki:Vitri beş rek'at olarak kılacak olan kişi, iki rek'at kıldıktan sonra selâm ve­rir. Sonraki üç rek'atı da tek selâmla kılar. Bu üç rekatı birbirinden ayırarak, yani 2+1 rek'at şeklinde kılması da caizdir. Beş rekat olarak kılan kişi, son rek'atı ayırdığı takdirde, önceki dört rek'atı bir veya iki selâmla kılmış olmasıfarketmez. Bitişik olarak kılması halinde iki teşehhüdden fazla oturması caiz olmaz. Vitri kılmanın en faziletli şekli, birbirinden ayrı olarak kılınmasıdır.Vitrin vakti, akşam namazıyla birlikte akşam vaktinde cem'-i takdim şek­linde kılınsa bile, yatsı namazından sonra başlayıp fecr-i sâdıkın doğuşuna kadar devam eder. Geceleyin uyanacağına güvenen kişinin, vitri gecenin il­kinden sonraya ertelemesi sünnettir.

Aynı şekilde gece namazlarından sonra­ya erteleyip bu namazları vitirle sona erdirmek de sünnettir. Vitir namazını ramazan ayında cemaatle kılmak ve bu ayın ikinci yarısın­da vitrin son rek'atında Kunut duası okumak da sünnettir. Yine her gün sabah namazının farzının ikinci rekatında, rükûdan kalktık­tan sonra Kunut duası okumak da sünnettir. Kunut, Allah'a övgü ve duayı kap­sayan bütün sözlerdir. Ancak sünnet olanı, yüce Peygamberimiz'den nakledi­len şu duadır:

اَللَّهُمَّ اهْدِنِي فِيمَنْ هَدَيْتَ، وَعَافِنِي فِيمَنْ عَافَيْتَ، وَتَوَلَّنِي فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ، وَبَارِكْ لِي فِيمَاأَعْطَيْتَ، وَقِنِي شَرَّمَا قَضَيْتَ، فَإِنَّكَ تَقْضِي وَلاَ يُقْضَى عَلَيْكَ، وَإِنَّهُ لاَيَذِلُّ مَنْ وَالَيْتَ، وَلاَيَعِزُّ مَنْ عَادَيْتَ، تَبَارَكْتَ رَبَّناَ وَتَعَالَيْتَ، فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى ماَقَضَيْتَ أَسْتَغْفِرُكَ الَّلهُمَّ وَأَتوُبُ إلَيْكَ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيِّدِناَ مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمْ

Latince okunuşu

"Allâhümmehdinî fîmen hedeyte ve âfini fîmen âfeyte ve tevellenî fîmen tevelleyte ve bârik lî fimâ a'tayte vekıni şerre mâ kadeyte, feinneke takdi velâ yükdâ aleyke innehu lâ yezillü men vâleyte velâ ye'ızzü men âdeyte tebârekte rabbenâ ve te'âleyte, feleke'l-hamdü alâ mâ kadayte, estağfirüke Allâhümme ve etûbü ileyke ve sallellâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellem.

Manası:

"Allah'ım, hidayet ettiklerinin yoluna bizi de hidayet et. Allah'ım, âfiyet ver. Dost edindiklerinle beraber bizi de dost edin. Verdiğin şeyleri bize mübarek eyle. Hükmettiğin şeylerin şerrinden bizi koru. Şüphesiz Sen hüküm verirsin, fakat kimse sana hüküm veremez. Senin sevdiklerin zelil olmaz. Senin düşman oldukların ise asla aziz olmaz. Rabbimiz sen mübarek ve yücesin. Allah'ın Rasulü Muhammed'e, aline ve ashabına salat ve selam olsun."

Tek başına namaz kılan kişi bu duayı okurken yazdığımız şekilde  tekil zamirleriyle okur. Ancak cemaat halindeyken imam ve cemaat "İhdinî ve âfinî" şeklinde değil de, "ihdinâ ve âfinîâ" şeklinde te­laffuz ederek duayı çoğul şeklinde okur. 

İmamın kıldığı namaz kaza olsa bile Kunut'u sesli okuması sünnettir.Tek başına vitir namazını kılan kişinin kıldığı bu namaz eda olsa bile Ku­nut duasını sessizce okuması sünnettir. İmama uyarak namaz kılmakta olan kişiye gelince o, ellerini açarak se­maya kaldırmalı ve imamın okuduğu dualara âmin demelidir.

Namaz kılan kişi, Kunut'un bir kısmını okumazsa, bunun için sehiv sec­desi yapması gerekir. Sabah namazında Hanefî mezhebindeki bir imama tâ­bi olarak namaz kılan Şafiî mezhebindeki bir kişinin selâmdan sonra sehiv secdesi yapması sünnettir.Vaktinde kılınmayan vitir namazını kaza etmek sünnettir. Vakte bağlı na­file namazların da, vakitlerinde kılınamamaları durumunda vitir gibi kaza edil­meleri sünnet olur.Musibetvari şiddet olaylarının vuku bulması, felâket ve mihnetlerin başa gelmesi zamanlarında, bütün vakit namazlarında Kunut duası okunabilir.

Hanefî mezhebine göre ise bu gibi durumlarda sadece sabah namazın­da Kunut duası okunabilir. Diğer vakit namazlarında okunmaz.

Bu durumda imam da tek başına namaz kılan kişi de -namazları sessiz kıraatli namazlardan olsa bile- Kunut duasını sesli okurlar. İmama uyarak na­maz kılmakta olan kişi ise, imamın duasına karşılık âmin der. Bu durumda Ku­nut'un bir kısmı okunmazsa, sehiv secdesi gerekmez.

Şafiî mezhebine mensup bir imamın arkasında sabah namazını kılmakta olan Hanefî mezhebine mensup bir kişi, ikinci rek'atın rükûundan sonra Kunut duasını okumaya başlayan imamını, ellerini yan taraflarına salmış vaziyette susarak dinler. bn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, 2/9)

Not: Hanefîler’e göre kunut rükûdan önce yapılırken Şâfiîler’e göre rükudan sonra yapılır.

Kategori:
Okunma sayısı : 100.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun