Allah sebepsiz yaratır mı?
Bir dini programda Allah sebepsiz de yaratabilir ifadesi kullanıldı. Buradaki mana ne olur? Allah sebepsiz yaratır mı? Buradaki mana Allah için güçlük yok manasında mıdır? Allah’ın her yarattığında bir sebep var mıdır?
Değerli kardeşimiz,
“Allah sebepsiz de yaratabilir" ifadesi, ilk bakışta zihinlerde bazı soru işaretlerine yol açabilir. Bu ifadenin ne anlama geldiğini, "sebep" ve "hikmet" kavramlarının kelâm ilminde nasıl ele alındığını şu başlıklar altında netleştirebiliriz:
1. "Sebepsiz yaratmak" ifadesi hangi manaya gelebilir?
Bu ifadenin iki farklı boyutu vardır:
Hikmetsiz, abes manasındaysa, hatalı yaklaşım: Eğer "sebepsiz" kelimesinden maksat "maksatsız, gayesiz, boşuna veya rastgele" bir yaratmak anlaşılırsa, bu Allah'ın sıfatlarıyla bağdaşmaz. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın her şeyi bir hikmetle yarattığı açıkça belirtilmiştir.
Sebebe muhtaç olmadan, doğrudan (ibda) manasındaysa doğru yaklaşım: Eğer maksat "Allah'ın yaratmak için maddî bir sebebe, araca veya zamana muhtaç olmadığı, dilediği şeyi vasıtasız olarak (doğrudan) var edebileceği" gücünü ifade etmekse, bu inancımızın (Tevhid ve Kudret sıfatının) gereğidir.
2. Her şey hikmetli ve gayelidir, abes olmaktan uzaktır.
Allah Hakîm’dir; yani yaptığı her işinde, yarattığı her varlıkta ve olayda pek çok hikmet, gaye ve fayda vardır. Allah hiçbir şeyi oyun olsun, eğlence olsun veya boşuna (abes) yaratmamıştır.
Kur'an-ı Kerim'de bu hakikat açıkça vurgulanır:
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındaki varlıkları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.” (Enbiya, 16)
(Ey insanlar!) Siz bizim sizi boş yere (gayesiz, oyun ve eğlence olsun diye) yarattığımızı ve bir daha (hesap vermek üzere) bize dönmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?” (Müminûn, 115)
Bu yüzden, "sebepsiz" kelimesi hikmetsiz ve gayesiz manasında kullanılırsa isabetli değildir; çünkü hikmetsizlik abese (anlamsızlığa) çıkar ki bu Allah'ın uluhiyetine terstir.
3. Allah, sebebi yaratandır, sebeplere muhtaç olan değildir
Allah’ın icraatları iki temel kanun çerçevesinde incelenir: "Âdetullah" (veya sünnetullah) ve "Kudret-i İlâhiye".
Allah, evrende kurduğu bu muazzam nizamda işlerini genellikle bir sebep (vasıta) perdesi arkasında yürütür. Ancak bu durum, O'nun o sebeplere muhtaç olmasından değil, kendi koyduğu hikmet kanunlarının bir gereğidir.
Allah evrendeki pek çok şeyi bir sebebe bağlı olarak yaratır: Çocuğu anne-babadan yaratır. * Meyveyi ağaçtan yaratır. Ağacı topraktan yaratır.
Ancak burada kritik olan hakikat şudur: Sebepleri de, o sebeplerin arkasındaki neticeleri de yaratan yalnızca Allah’tır.
Anne-babayı, ağacı ve toprağı var eden O olduğu için, bu sebepler hakikatte birer "perde" veya "bahane"den ibarettir. İnsan zihni maddî sebeplere takılıp kalmasın, kudretin azametini görebilsin diye bu perde konulmuştur. Yoksa sebep denilen şeyler yaratan değil, sadece Allah'ın ikramına birer vesiledir.
Eğer Allah sebeplerin mahkûmu veya onlara muhtaç olsaydı, dilediği an o kanunların dışına çıkamazdı. Oysa Allah Kadir-i Mutlak’tır; yani dilediği zaman aradaki tüm sebepleri ve vasıtaları tamamen ortadan kaldırarak doğrudan (ibda suretiyle) yaratabilir.
Bunun Kur'an-ı Kerim'de en net ve sarsıcı delilleri peygamberlerin yaratılış mucizeleridir:
İnsanlığın atası Hz. Adem, ne bir anneye ne de bir babaya dayanmaksızın, topraktan doğrudan "Kün" (Ol) emriyle yaratılmıştır. Normal şartlarda insan nesli anne ve babadan gelir; ancak Allah bu sebebi tamamen aradan çıkararak da insanı var edebileceğini göstermiştir.
Hz. İsa, babasız olarak doğrudan Hz. Meryem'den yaratılmıştır. Tıbbi ve beşeri kanunların "baba olmadan çocuk olmaz" kuralı, Allah'ın kudreti karşısında bir perde olmaktan öteye geçememiş, sebeplerin asıl sahibinin Allah olduğu bu mucizeyle tescillenmiştir.
Doğrudan (sebebe bağlı olmadan) yaratılan başka şeyler var mı?
Evet, Allah bazı varlıkları veya halleri hiçbir maddî sebebe dayanmaksızın doğrudan (ibda suretiyle) yaratır. Örneğin:
Hayat: Hayatın kendisi maddî bir sebebin eseri değildir; onu doğrudan sebepsiz yaratan Allah’tır.
Nur, Ruh ve İrade gibi latifeler de sebepler zinciriyle değil, Allah'ın "Kün" (Ol) emriyle doğrudan yaratılmıştır.
Özetle
Hikmet açısından: Allah'ın her yaratmasında mutlaka bir gaye, fayda ve ilahi hikmet vardır. Hiçbir şey sebepsiz ve gayesiz (abes) değildir.
Kudret açısından: Allah işlerini yapmak için sebeplere muhtaç değildir. Sebepleri yaratan O'dur; dilerse sebepsiz (vasıtasız ve doğrudan) de yaratabilir.
Dolayısıyla programda sarf edilen o ifade, "Allah'ın yaratırken hiçbir şeye muhtaç olmadığı, dilerse aradaki vasıtaları kaldırarak doğrudan yaratabileceği" manasında söylenmişse doğrudur; ancak "gayesiz ve rastgele" manasında söylenmişse İslam inancına ters düşer.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Bir bebek neden 9 aydan sonra doğuyor?
- Allah neden sebepsiz iş görmüyor veya sebepsiz iş görmüyor mu?
- İnsanın yaratılışında ve tabiat olaylarında, Allah'ın sebepleri yaratmasının ve çalıştırmasının hikmeti nedir?
- BÂRÎ'
- Allah köpeğe böyle bir fıtrat vermişken niçin necis oluyor?
- Hayat, hiçbir sebebe bağlı değil midir?
- Allah’ın; "Ol der, olur." emrini hayata geçiren "Rabbin elçisi" ruh mudur?
- Allah'ı Görmek- Mutezilenin dördüncü sözde deliline cevap
- Yaratma çeşitleri hakkında bilgi verir misiniz?
- Allah’ı ahirette görmek meselesini ayet ve hadislerle delillendirebilir misiniz?