Allah neden insanlara sınırlı bir akıl verdi?
- Allah neden insanlara sınırsız değil de sınırlı bir akıl verdi?
- Sınırsız bir akıl verseydi her şeyi bilecekti. Allah’ı da daha iyi anlayacaktık, tanıyacaktık.
Değerli kardeşimiz,
İnsanlar, yaratılışları itibarıyla aciz ve zayıf varlıklar olarak yaratılmışlardır. Bu açıdan, sınırlı bir akıl verilmesi, insanın kendisini ve Allah'ı anlaması için bir hikmet içermektedir. Sınırsız bir akıl, insanı imtihanın dışına çıkarır ve bu durum, imtihanın amacını ortadan kaldırır.
Allah, insanlara cüzi irade vererek, kendi sonsuz isim ve sıfatlarının varlığını anlamalarını istemiştir. Ancak insan aklı, yaratılmış olan bir varlık olarak, yaratıcısını tamamen kavrayamaz. Bu durum, insanın sınırlarını ve acizliğini anlaması açısından önemlidir. O halde, Allah kendisini tanımak ve bilmek isteyen insanlara, akıl ve irade vermiş, ancak bu aklın sınırlı olmasıyla birlikte, imtihanın mahiyetini de korumuştur.
Demek ki insan, sınırlı aklıyla birçok gerçeği anlamada yetersiz kalabilir; ama bu durum, onun iman ve teslimiyetle Allah'a yönelmesi için bir fırsat sunar. İnsan, aklını kullanarak, kendisine verilmiş olan ilahi mesajlara teslim olmalı ve her şeyin ötesinde olan Allah'a güvenmelidir.
Bu bilgiden sonra detaya gelince:
1. İmtihanın Anlamı Sınırlılıkla Mümkündür
Eğer bir imtihanda: Herkes bütün soruların cevabını önceden biliyorsa, yanılma, tercih ve sorumluluk yoksa, buna imtihan değil, ancak bir seyir veya oyun denir.
Aynı şekilde akıl sınırsız olsaydı, gayb bütünüyle bilinseydi, hak ile batıl arasında tercih gerektiren bir alan kalmasaydı, o zaman iman bir tercih değil, zorunlu bir bilgi olurdu.
Zorunlu bilgi ise iman değil, mecburiyettir.
2. Kur’an’ın Bu Konudaki Açık Beyanı
Kuran bu hakikati şöyle bildirir:
“(Resûlüm!) Suçluların Rablerinin huzurunda başlarını eğerek: ‘Rabbimiz! Gördük ve işittik. Şimdi bizi dünyaya geri gönder; iyi işler yapalım. Artık kesin olarak iman ettik.’ dediklerini bir görsen! Eğer dileseydik herkese hidayet verirdik. Fakat benden şu söz hak oldu: ‘Cehennemi cinlerden ve insanlardan bir kısmıyla dolduracağım.’.” (Secde, 32/12–13)
Bu ayet açıkça göstermektedir ki Allah zorla iman ettirmeyi dilememiştir. İman, bilmekten öte tercih ve teslimiyet ister.
3. Akıl İmtihanın Anahtarıdır Ama Yeter Şart Değildir
İslam’da akıl, imtihanın şartıdır; ancak tek başına yeterli değildir.
Bu yüzden çocuklar, akıl sağlığı yerinde olmayanlar dini sorumluluktan muaf tutulmuştur. Bu da gösterir ki: İlahî hitabın asıl muhatabı akıldır; fakat bu akıl sınırlı, imtihanı mümkün kılan bir akıldır.
4. Allah’ı Tanımak İçin Sınırsız Akıl Gerekmez
Allah’ı tanımak, zatını kuşatmakla değil, ayetlerini görmek, eserlerinden sanatkârı tanımak ile olur.
Zaten Allah “Onlar Allah’ı hakkıyla takdir edemediler.” buyurarak, hiçbir aklın onu (c.c) kuşatamayacağını bildirmiştir.
Sonuç
- Akıl sınırlıdır, çünkü insan kuldur. Sınırsız akıl imtihanı ortadan kaldırır.
- İman, bilginin zorlamasıyla değil, iradenin tercihiyle anlam kazanır.
- Allah, kendini zorunlu bilgiyle değil, iradeli teslimiyetle tanımamızı istemiştir.
- Bu yüzden insana verilen sınırlı akıl: Bir eksiklik değil, imtihanın ve kulluğun gereğidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Neden tanrıya inanamıyorum?
- İnsan En Güzel Şekilde Yaratılmıştır
- Evrimin İman Esasları
- Akıllı Tasarım mı Evrimsel Tasarım mı?
- Allah’ın gereksiz iş yapmadığı inancında çelişki yok mu?
- Risale-i Nur’da tabiat bölümlerinde mekanizm ve teleoloji dengesi nasıl sağlanmıştır? Darwin mekanizmi ile Dekart mekanizminden fark nedir?
- HAŞR SURESİ 24. AYETE GÖRE YARATILIŞ İMKÂNI VE MAHİYETİ
- Allah, evrende toz tanesi kadar alan kaplamayan bizleri neden değerli bulur?
- İki hayatı da berbat birisi neden yaratılmış?
- Ateist ve Mümin İçin Hayatın Anlamı Nedir?