Allah neden erkeklere öncelik vermiş gibi görünüyor?
Erkekler kadından üstün müdür? Allah Kuran'da kadın ve erkeklere hitaben ayetlerde ilk once erkekleri sonra kadınlara hitap ediyor demek istediğim mesela "muminine vel muninat vel muslimine vel muslimat " gibi burada da ilk önce erkeğe hitap ediliyor sonra kadına. Yani niye ilk önce müminat sonra müminin değil. Yani demek ki erkek daha önce yaratılmış, kadın da erkekten daha sonra yaratıldı. Yani kadın ikinci planda erkek daha üstün. Buna delil olarak peygamberler hep erkek, âlimler çoğunluk erkek, hükümdarlar çoğu erkek. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Değerli kardeşimiz,
Bu soruya sağlıklı cevap verebilmek için meseleye vahyin maksadı, insan fıtratı ve ilâhî hikmet çerçevesinde bakmak gerekir.
1. Kuran’ın hitap üslubu ve belâgat meselesi
Kuran, insanlara hitap eden ilâhî bir kitaptır. Hitap üslubunda, Arapça dilini ve anlatım biçimini dikkate alması belâgatin bir gereğidir. Arapçada genel hitaplarda erkek lafzının önce gelmesi dilin tabiî yapısıyla ilgilidir. Bu, değer veya üstünlük bildirimi değildir.
Nitekim Kuran’da: “Mümin erkekler ve mümin kadınlar, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar…” şeklindeki ifadeler, iki cinsin birlikte muhatap alındığını açıkça göstermektedir. Sıralama, ontolojik bir üstünlük anlamı taşımaz.
2. Yaratılışta eşitlik değil, hikmetli farklılık vardır
Allah, varlıkları eşit değil, farklı yaratmıştır. Taşla ağaç, fareyle fil, yıldız böceğiyle güneş aynı değildir. Bu farklılık bir eksiklik değil, ilâhî kader ve hikmetin sonucudur.
Allah’ın ilmi ve kudreti, yaratılmışlardaki bu çeşitlilikle tecelli eder. Dolayısıyla farenin “beni fil yapmadın”, yıldız böceğinin “beni güneş yapmadın” deme hakkı olmadığı gibi, kadının da “neden beni erkek olarak yaratmadın?” deme hakkı yoktur. Çünkü bu, kâinatın bütün hikmetlerini baştan sona kuşatmayı gerektirir ki bu, insanın gücünü aşar.
3. Erkeklik–kadınlık bir üstünlük değil, tamamlayıcılıktır
İnsan neslinin devamı için iki farklı fıtrata sahip erkek ve kadının varlığı zorunludur. Bu iki yapı, birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Genel olarak erkek; fiziksel güç, dayanıklılık, temkin ve dış sorumluluklara yatkın, kadın; şefkat, merhamet, incelik, duygusal derinlik ve iç düzeni korumaya yatkın yaratılmıştır.
Erkek şefkatte kadından geri kaldığı gibi, kadın da kaba kuvvette erkekten geri kalabilir. Bu durum değer farkı değil, görev ve istidat farkıdır. Fıtrî yapılar yer değiştirdiğinde denge bozulur.
Bu genelleme, istisnaları yok saymak anlamına gelmez; her iki cins içinde de elbette farklı mizaçlar bulunabilir.
4. Aslan – ceylan mukayesesi üzerinden meseleye bakılabilir
Bu örnek, değer kıyaslaması değil; fıtrî farklılıkların hikmetini anlatmak için verilmiştir.
Allah, kâinatta varlıkları aynı değil, farklı yaratmıştır.
Aslan ile ceylan buna güzel bir örnek olabilir.
Aslan; gücü, cesareti, saldırı ve savunma kabiliyetiyle öne çıkar.
Ceylan ise; zarafeti, çevikliği, estetiği ve hassas yapısıyla dikkat çeker.
Hiç kimse, “Aslan ceylandan daha değerlidir” ya da “Ceylan aslandan aşağıdır” demez. Çünkü biri gücün, diğeri zarafetin temsilcisidir. Farklı yaratılmış olmaları, birinin üstün, diğerinin değersiz olduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde erkek ve kadın da: biri daha çok güç, sorumluluk ve dış yüklerle, diğeri daha çok şefkat, merhamet ve iç dengeyle ön plana çıkacak şekilde yaratılmıştır.
Bu farklılık üstünlük değil, hikmetli bir taksimdir.
Eğer ceylan aslan gibi güçlü olsaydı, zarafetini kaybederdi; aslan ceylan gibi hassas olsaydı, gücünü sürdüremezdi. Fıtrî yapıların yer değiştirmesi dengeyi bozar.
Bu sebeple İslam’da mesele: “Kim daha üstün?” değil, “Kim hangi sorumluluğu daha iyi yerine getiriyor?” meselesidir.
5. Aile reisliği meselesi (Nisâ 34)
Nisâ Suresi 34. ayette erkeklerin aile içinde sorumlu kılınması, ontolojik bir üstünlükten değil, ekonomik ve hukuki sorumluluklardan kaynaklanır.
Erkek, ailenin geçimini sağlamakla yükümlüdür, koruma ve dış sorumluluğu üstlenmiştir.
Yetki, sorumluluğun bir sonucudur. Sorumluluk yüklenen kişiye yetki verilmesi, adaletin gereğidir. Bu, “erkek daha değerlidir” değil, “erkek daha fazla mesuldür” demektir.
6. Allah katındaki değer ölçüsü: Takva
İnsan olarak, kul olarak, Allah katındaki değer açısından kadın ve erkek tamamen eşittir. Bu husus, Kuran’da açık ve nettir:
“Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz Allah katında en değerliniz, O’na karşı en takvalı olanınızdır.” (Hucurât, 13)
Bu ayet, cinsiyetin değil, takvanın üstünlük ölçüsü olduğunu kesin biçimde ortaya koyar.
Sonuç
- Kuran’da erkeğin önce anılması, peygamberlerin erkek olması ya da tarih boyunca erkeklerin daha görünür roller üstlenmesi; erkekliğin kadınlığa üstün olduğu anlamına gelmez.
- Peygamberliğin, tebliğ, mücadele, hicret ve toplum önünde sürekli risk alma gibi ağır sorumluluklar içermesi, bu görevin erkekler üzerinden yürütülmesini hikmetli kılmıştır
- İslam’da, değer eşitliği vardır, görev farklılığı vardır, sorumluluk merkezlidir, üstünlük sadece takva iledir.
- İslam’da cinsiyet bir üstünlük sebebi değil, bir imtihan alanıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet