"Onlardan ölen hiçbirine ebediyen namaz kılma.” ayetinde geçen "ebed" kelimesi, sonsuz anlamına gelmediği gibi, cennetin de sonsuz olmayacağı söylenebilir mi?

Soru Detayı

"Onlardan ölen hiçbirine ebediyen namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler." (Tevbe, 9/84)

ayetinde geçen "ebed" kelimesinden anlaşılan; Allah'ın ebediliği gibi bir ebedilik değil, Peygamberimiz (asm)'in vefatına kadar onların namazını kılmaması anlaşılıyor. "Ebed" burada sonsuzluğuyla değil peygamberimizin vefatıyla sınırlandırılıyor.

"Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır." (Müminun, 23/11)

ayetindeki ebedilik kelimesini de "sonsuzluk, Allah'ın ebediliği gibi bir ebedilik değil de önceki ayetteki gibi bazı kayıtlarla sınırlı bir ebedilik olarak anlamak yanlış mı olur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- “Ebedî/ebed” kelimesinin asıl manası sonsuzluktur. Fakat uzun bir müddet için de -mecaz olarak- kullanılır.

Bu sebeple, ebed/ebedî kelimesinin kullanıldığı yerdeki hakiki veya mecazi manası, konunun durumuna göre “akılla” idrak edilir. Hz. Muhammed’in hayatı sınırlı olduğuna göre, “Onlardan ölen hiçbirine ebediyen namaz kılma ve kabrinin başında durma...” ayetinde geçen bu sözcüğün sonsuzluk manasında olması mümkün olmadığından, bunun mecazi manasının kastedildiği açıktır. Mecaz olarak bu kelimenin kullanılması ilgili konunun en son boyutunu göstermeye yöneliktir.

- Cennet ve cehennemin ayet, hadis ve bütün semavi dinlerin ittifakıyla ebedi ve sonsuz olduğu sabit olduğuna göre, "Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” mealindeki ayette yer alan EBEDΠ sözcüğünü sonsuzluk manasında anlaşılması zorunludur.

Konuyla ilgili iki ayet meali şöyledir:

“İman edip makbul ve güzel işler yapanlara gelince… onlar cennetlik olup orada devamlı/ebedî kalacaklardır." (Â'raf, 7/42)

“Bizim ayetlerimizi yalan sayan ve kibirlenerek onlardan yüz çevirenlere gelince, onlar cehennemliktir, hem de orada devamlı / ebedî kalacaklardır.” (Â'raf, 7/36)

Bu iki ayette geçen ve “devamlı / ebedî” olarak tercüme ettiğimiz “halidun” kelimesi, “HULD” kökünden gelmektedir.

Bu kelimenin lügat anlamı, bakî kalmak, ebedî kalmak demektir. Cennette halid olmak demek, oradan hiç çıkmadan, ebedî olarak yaşamaktır. Huld diyarı, bakî / ebedî memleket anlamına gelir. Cennetin bir ismi "Daru’l-huld"dür. Halkının orada bakî kalacağını ifade etmektedir. (bk  Lisanu’l-Arab. Tehzibu’l-luga, Kitabu’l-Ayn, “HLD” maddesi)

“Böyle (bedbaht) olanlar âhirette, en büyük ateşe girer. Orada artık ne ölür ne de rahat yüzü görür.” (Alâ, 87/12-13)

mealindeki ayette cehennemin sonsuzluk manasında ebedi olduğu husus “artık orada ne ölür...(veya: orada ölmezler..) cümlesiyle ifade edilmiştir.

Şu hadisler de cennet ve cehennemin sonsuzluk manasında ebedi olduklarını göstermektedir:

“Ey insanlar! Muhakkak ki, en son dönüş Allah’adır. Artık, ya cennete veya cehenneme gidilecektir.  Orası ölümsüz bir ebediyet ve göçsüz bir ikamettir.” Mecmau’z-zevaid’de bu hadisin sahih olduğu bildirilmiştir.(bk. Macmauz-Zevaid, 5/56)

“Kıyamet günü, insanlara hitaben 'Ey cennet halkı! Artık -sizin için- ölümsüz bir ebediyet vardır. Ey cehennem halkı! Sizin için de ölümsüz bir ebediyet vardır.” (Buharî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 40; Tirmizî, Cennet, 20)

Bu hadislerde ebediyet kelimesinin yanında ölümsüzlük sözcüğü de kullanılarak konu tereddüde mahal bırakmayacak şekilde netleştirilmiştir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Cennet ve cehennemin ebedi olmadığı ve bir süre sonra -haşa- Allah'ın sıkılıp cenneti ve cehennemi yok edeceğini, iddia edenlere karşı nasıl cevap vermeliyiz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun