Müminun 103. ayette geçen "hâlidûn" kelimesi ebediyen mi, yoksa ölümsüzlük müdür?

Tarih: 09.09.2014 - 09:14 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Anılan ayette geçen "hâlidûn" kelimesinin meale verdiği anlam ile ilgili farklı bir yorum okudum ki şöyleydi:

"...Ancak tarihten gelen ve meallerimizde devam eden hatalar, birçok yanlış değerlendirmeye kaynaklık etmektedir. Size daha önce de yazmıştım; bu gibi ayetlerde geçen halidun (خَالِدُونَ) kelimesine “ebediyyen” anlamı verilmektedir. Halbuki kelime ölümsüzlük anlamındadır. Ebedilik, ayetlerdeki ebeden (=أَبَدًا) kelimesinin anlamıdır. Araplar hâlid (=خالد) kelimesine; bozulmayan, bulunduğu hal üzere kalan ve ölümsüz olan varlık anlamını verirler. Bu sebeple Cennet ve Cehennem için kullanılan huld الخلد kökünden kelimelere ölümsüzlük anlamını vermek gerekir. Çünkü Cennete girenler gibi Cehenneme gidenler de ölmeyeceklerdir. Cehenneme, çıkmamak üzere girenler müşriklerdir. Âyetlerde ebedîlik (=أَبَدًا) kelimesi sadece bunlar için kullanılmıştır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

إِنَّ اللَّهَ لَعَنَ الْكَافِرِينَ وَأَعَدَّ لَهُمْ سَعِيرًا . خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا لَّا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا “Allah kâfirleri dışlamış ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır. Oraya ölümsüz olarak sürekli kalmak üzere gireceklerdir. Onlar dost da bulamayacaklar yardımcı da." (Ahzab 33/64-65)

- Müminun suresinin 103. ayetinin meali şöyledir:

“Kimin tartısı hafif gelirse işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ölümsüz olacak olanlardır.”

Ayetlerde, cehennemden çıkacak durumda olanlar için sadece ölümsüz (halidun = خَالِدُونَ) , çıkmayacak olanlar için bazen ölümsüz, bazen de ebedi olarak ölümsüz (خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ) kelimeleri kullanılır. Bu inceliğin kaçırılmış olması, ister istemez sıkıntıya ve yanlış değerlendirmelere yol açmaktadır." Anılan ayet bu şekilde yorumlanabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Türkçe’de “ölümsüzlük” ile “ebedilik” arasında bir farkı göremiyoruz. Ölümsüz olan ebedidir, ebedi olan da ölümsüzdür.

- Arapça lugat kitaplarına baktığımızda ise, “Huld/HaLİD” kelimelerinin “ölümsüzlük” şeklinde değil, “ebedi kalmak” şeklinde anlamlandırıldığını görmekteyiz. Örneğin:

Sıhah’da HULD kelimesi: “el-Huldu, devamu’l-bekai” (huld, devam eden beka / bekanın devam etmesi) şeklinde anlamlandırılmıştır. Bundan anlaşılıyor ki, BEKA, bir varlığın içinde bulunduğu konumunda devam etmesi manasına gelir. Bu devamlılık bazen geçicidir (beka-i  muvakkat) bazen de süreklidir (beka-i müebbed). Mesela insanın hemen doğup ölmemesi durumu bir bekadır, fakat geçici bir bekadır. Ahiretteki bekası ise ebedidir.

Lisanu’l-Arab’da da aynı manaya işaret edilmiş ve ayrıca şu açıklamalara da yer verilmiştir: “Ahiret ehlinin halid olması demek, onların orada ebedi kalması anlamına gelir. Cennet ehli ebede kadar orada halid ve muhalled olurlar..

Huld/hulud:  İkamet etmek ve sürekli kalmak anlamına gelir. (bk. Cevheri,Sihah, Lisanu’l-Arab, Tacu’l-Aruıs, Tehzibu’l-Luğa, H-L-D maddesi)

“Halede bil mekani Yahludu Huluden ve Ahlede (Ey): Ekame” Bir mekanda hulud etmek/halid olmak oraya yerleşmek anlamına gelir.

- Lümeze suresinde yer alan “Yahsebu enne malehu ahledehu” ayeti, “Zengin olduğu için ölmeyeceğini zannediyor” şeklinde tefsir edilmiştir. (bk. Lisan, “H-L-D”maddesi)

Burada “ölmeyeceğini zannediyor” ifadesinde Hulud kelimesi ölümsüzlük manasından ziyade, “dünyada ebedi kalmayı” ifade etmektedir.

- Özetlersek, Lügat kaynaklarında Hulud kelimesi sözlük anlamı itibariyle ölümün zıddı olan “ölümsüzlük” manasına geldiğine dair herhangi bir bilgiye rastlayamadık. Bilakis, bir yerde sürekli kalmak üzere ikamet etmek, yerleşmek manasında kullanılmıştır. Kur’an’da “Halid/huld” kavramı ile birlikte “Ebed” kavramının kullanılması, ikametin sürekliliği manasını daha da  pekiştirmek içindir.

Nitekim, “Senden önce hiçbir insana hulud / beka / ebedilik / ölümsüzlük vermedik. Sen ölürsen onlar (senden sonra) ebedi mi kalacaklar?” mealindeki Enbiya suresinin 34. ayetini açıklayan hemen hemen bütün tefsir kaynaklarında “Halidun” kelimesi “ölümsüzlük” sözcüğüyle değil, “Bekanın devamlılığı/ebedi kalmak” şeklinde açıklanmıştır. (bk. Tavberi, Zemahşeri, Beğavi, Razi, İbn Kesir, Nesefi, Celaleyn, Şevkanî, Zadu’l-Mesir, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

Ancak Türkçe’de ölümsüzlük sıfatı ebedilik manasında kullanılmaktadır. Ahirette baki / ebedi olan her varlık ölümsüzdür, her ölümsüz varlık ise ebedidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun