Allah için, her şeyi görme ve her şeyi işitme sıfatları, ayrıca neden vardır?

Soru Detayı

- Allah'ın ilim, irade, tekvin gibi sıfatları varken, semi ve basar sıfatlarının olmaması zaten düşünülemez. Yani her şeyi yaratan, bilen, her şeyi istediği gibi yapan Allah için, her şeyi görme ve her şeyi işitme sıfatları neden ayrıca vardır?

- Zaten her şeyi biliyor, her şeyi yaratıyor, iradesini kısıtlayacak hiçbir şey yok, kudretine sınır yok, bu durumda görme ve işitme sıfatları neden ayrıca var?

- Bu durumda görme ve işitme sıfatlarını nasıl anlamak gerekir?

- Allah'ın sıfatları birbirinin zorunlu sonucu mudur, yoksa her biri bağımsız mıdır? Birbirleriyle ilgisi nasıldır, nasıl anlamak gerekir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah’ın sıfatları birer faraziye değil, realitedir. Faraziyelerde oynama yapılabilir, fakat realitelerde değişiklik yapılmaz, yapılamaz.

Allah’ın hangi sıfatlara sahip olduğunu ancak Kur’an ve Sünnetten öğrenebiliriz. Allah Kur’an’da kendini Sami-Basir (işiten-gören) olarak takdim ettiğine göre, bunun aksini düşünmek elbette mümkün değildir.

Mesela, bizim iki gözümüz, iki kulağımız var; şimdi kendimizi tek gözlü veya tek kulaklı yahut da gözsüz, kulaksız olarak tanıtabilir miyiz? Tanıtamayız, çünkü o takdirde gerçek dışı beyanda bulunmuş oluruz.

Sorudaki benzer bir düşünce, Allah’ın  sıfatlarını inkâr eden Mutezilelerde vardır. Onlar "Allah, sadece Zat-ı Akdesi ile bilir, görür, işitir, yaratır ve hakeza... Her şeyi zatı ile yapar. Ayrıca zatından ayrı olarak sıfatları yoktur. O zatıyla Halıktır, Alimdir, Basirdir, Semidir." diyorlar. Ancak Ehl-i sünnet alimlerinin ittifakıyla Allah’ın sıfatları da vardır, Kur’an’da ve Sünnette belirtildiği şekildedir.

Allah’ın sıfatları birinin zorunlu sonucu değildir. Çünkü onların hepsi de ezelde vardır. Ancak, sıfatlar arasında bir tenakuz, çelişki yoktur. Ve  bu sıfatlar ayrıca birbirini sınırlandırırlar. Yani sınırsız olmalarına rağmen sınırlı sahalarda tecelli etmelerini ön görürler.

Mesela: Allah’ın kudreti sonsuzdur; her şey yapabilir. Fakat hikmet sıfatı, kudretin alanının hikmetli şeyleri yapmakla sınırlandırır.

Adalet sıfatı yine kudret sıfatını âdil olan sahada işlemesini ön görür.  

Rahmet sıfatı, merhamete aykırı işlerin yapılmasına izin vermez.

Böylece ilahî sıfatlar iç içe giren daireler gibi birbirine bakarlar, birbiriyle dayanışma içinde olurlar, birbirini tamamlarlar. Bir yerde yaratma işi varsa, orada Halık ismi yanında ilim, basar, kudret, hikmet gibi daha pek çok  sıfatların tezahürü de vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun