Allah bizim cennete veya cehenneme gideceğimizi biliyorsa, neden Kur'an'da öyle demiyor?

Tarih: 30.08.2013 - 10:52 | Güncelleme:

Soru Detayı

Muhammed Suresi 31. ayet:

"Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz."

- "Belirleyinceye kadar" diyor bakın. Demek ki belli bir şey yok, demek ki Allah kimin sabrettiğini vs bilmek istemiyor, kullarından öğrenmek istiyor; yorumunuz nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Andolsun, içinizden cihad edenleri, sabır ve sebat gösterenleri belirleyinceye / ortaya çıkarıncaya kadar sizi deneyeceğiz/intihan edeceğiz.” (Muhammed, 47/31)

mealindeki ayet ve benzerlerinde kullanılan “...belirleyinceye kadar..” ifadesi, Allah’ın önceden ne olacağını bilmediği anlamına gelmez.

- Bütün tefsir kaynaklarında bu tür ifadelerin “bizzat fiili olarak ortaya çıkması” anlamına geldiği belirtilir.

Örneğin; Muhammed suresindeki ayetin açıklaması şu merkezde olabilir:

“Andolsun ki, -biz sizin neler yapıp neler yapmayacağınızı çok iyi biliriz. Bununla beraber imtihandaki adaletin tahakkuk etmesi için, her şeyi kuşatan sonsuz ve ezeli ilmimizi değil, fiilen ve bir eylem olarak sizin ortaya koyacağınız performansınızı esas alacağız. Bu sebeple, içinizden cihad edenlerin, sabır ve sebat gösterenlerin eylem olarak ortaya koyacağı çabaların sonucunu görünceye kadar sizi denemeye devam edeceğiz.”

- Bazı alimler, bu konuyu “ilm-i gayb” ve “ilm-i şahadet” kavramlarıyla açıklamışlardır. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri) Bunun anlamı şudur: Allah her şeyi önceden bir “Allamu’l-guyub”(bütün gaybleri bilen biri) olarak, olmuş, olmakta olan ve olacak olan her şeyi biliyor. Ancak, Allah, -adaletin bir gereği olarak- insanların cennet ve cehennemi netice verecek olan imtihanlarında bu her şeyi kuşatan ilmiyle değil, “ilm-i şahadet” denilen ve bizzat (ortaya çıkacak bir durumu değil) ortaya çıkmış bir durumun bilinmesiyle ilgili olan ilmiyle değerlendirme yapar ve objektif bir çizgiyi takip eder. Bu, sonsuz adaletinin bir gereğidir.

- Kur’an’da defalarca: “Allah her şeyi hakkıyla bilir.”, “Allah’ın ilmi her şeyi kuşatmıştır.” manasına gelen ifadeler Allah’ın ilminin dışında kalan hiç bir şeyin olmadığını göstermektedir. Uçsuz-bucaksız bu kâinatın yaratıcısı olarak düşündüğümüz zaman da böyle her şeyi kuşatan bir ilmin varlığını kabul etmek zorunda olduğumuzu idrak edebiliyoruz.

Ama bunun yanında, Kur’an’da yine defalarca ifade edilen “hiç kimseye haksızlık yapılmayacağına” dair Allah’ın beyanı ortada iken, onun sadece önceden bildiğine göre hareket edeceği, kimsenin gerçek performansını göz önünde bulundurmayacağını söylemek sağlam bir imanla bağdaşmaz.

Özetle, Allah ezeli ilmiyle her şeyi önceden bilir. İnsanların imtihanını ise, onların başarılı olup olmamalarına göre değerlendirir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Allah kişinin cennetlik veya cehennemlik olduğunu biliyorsa, neden kabirde bekletip mahşerde hesaba çekecek ...

Allah bizim ne yapacağımızı biliyor ise, bizi neden dünyaya gönderdi?..

Bizim ne yapacağımız kaderimizde yazılmış ise, ne suçumuz var ...

Allah her şeyi önceden biliyor da neden bizim bu suçları işlememize engel olmuyor?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun

EN ÇOK SORULANLARDAN