Akika kurbanı hakkında detaylı bilgi verir misiniz; neden erkekler için iki, kızlar için bir akika kurbanı kesilir?

Soru Detayı
Bazı rivayetlerde "Resûl-i Ekrem (asm) bize erkek çocuklar için iki, kız çocukları için de bir koyun (akika kurbanı) kesmemizi emretti." diye geçiyor. Bunun hikmeti nedir acaba?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yeni doğan bebeğin başındaki ilk saçlarına "akîka", bu çocuğun doğumundan yedi gün sonra başındaki tüyleri kısmen veya tamamen traş edip adını koyduktan sonra Allah Teâlâ'ya şükür için kesilen kurbana "akîka kurbanı" denir.

Hz. Aişe (r.a.)'den şöyle rivâyet edilmektedir:

"Resul-i Ekrem (asm} bize erkek çocuklar için iki, kız çocukları için bir koyun (akîka) olarak kurban etmemizi emretti." (İbn Mâce hadis no: 3163, Zebâih, no: 1515).

Yine Hz. Âişe validemizin rivâyetine göre, Peygamber Efendimiz (asm), torunları Hasan ile Hüseyin'in doğumlarının yedinci günü akika kurbanlarını kesmiş ve adlarını koymuştur. (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XI/401)

Bu kurban çocuğun doğduğu günden bâlîğ olacağı güne kadar kesilebilir. Ancak doğumun yedinci gününde kesilmesi daha çok sevap kazanmaya sebeptir. Kesilen kurbanın kemikleri çocuğun sıhhatli olmasına sebep olsun niyetiyle kırılmayıp eklem yerlerinden sıyrılır ve öylece pişirilir. Sonra bu kemikler bir yere gömülür.

Akîka kurbanının etinden, bunu tasadduk eden kimsenin yiyebileceği gibi ev halkı da bu etten istifâde eder. Bir kısmı da ihtiyaç sahiplerine dağıtılır.

İslâm'dan önceki câhilî Arap toplumunda sadece erkek çocuklar için kurban kesilirdi; kız çocukları için böyle bir merâsim söz konusu değildi. İslâm bu değişikliği yaparak kız çocuklarına da değer verilmesini sağlamıştır.

Ümmü Kürz (radıyallahu anhâ) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim:

"Oğlan çocuğu için birbirine denk iki kurban, kız çocuğu için bir kurban kesmek gerekir. (Kurbanlığın) erkek veya dişi olması farketmez." [Ebû Dâvud, Edâhî 21, (2834, 2835, 2836); Tirmizî, Edâhî 17, (1516); Nesâî, Akîka 3, (7, 165).]

1. Bu hadisler, çocuk için kesilecek akîka kurbanının erkek ve kız çocuklar için farklı olmasını gösteriyor. Erkek çocuğa iki kurban, kız çocuğa bir kurban. Ayrıca oğlan için kesilecek kurbanlardan her ikisinin de kurbanda aranan şartları haiz olması, birinin tam kurbanlık, diğerinin gerekli şartlardan eksik olmaması istenmektedir. Her ikisi de normal kurbanlık hayvandan olmalıdır.

2. Bu hadisle amel ederek, oğlan için iki koç kesilmesine hükmeden ülemâ, rivayetlerin de dışına çıkarak bazı delillerle kendi görüşlerini takviye ederler. Derler ki: "Şeriatımız mirasta, şehadette, diyanette, kadınlara yarım hükmeder."

3. Hadisin zâhiri akîka kurbanı kesmeyi vâcib ifade ediyorsa da, İslam Alimleri konu hakkında gelen başka rivayetleri de esas alarak "vacib" dememiştir. Sadece Zâhiriye mesleğinde gidenler akîkaya vacib diye hükmetmiştir. Şâfiî, Hanbelî ve Mâlikî mezhepleri bunun sünnet olduğuna, Hanefîler ise mübah ve nihayet mendub olduğuna hükmetmişlerdir. Buna ögre akika kurbanı kesmemek günah olmaz.

Alimlerin çoğunlukla benimsediği hükme göre, kız ve erkek için birer kurban yeterlidir. Nitekim şu rivayetler de bunu açıkça göstermektedir. Başta sünnete harfi harfine uymakla tanınan Abdullah İbnu Ömer olmak üzere, pek çok büyükler erkek ve kız için birer koyun kestiklerini göstermektedir.

Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'ya ailesinden her kim bir akîka istemiş ise, ona mutlaka bir akîka vermiştir. Kız ve erkek, her çocuğu için birer koyun kurban ederdi. Urve İbnu'z-Zübeyr merhum da böyle yapardı." İmam Mâlik der ki:

"Bana ulaştığına göre, Ali İbnu Ebî Tâlib (radıyallahu anh) da böyle yaparmış." [Muvatta, Akîka 4, (2, 501)]

Bu rivayet, akîka kurbanının kız ve erkek çocuklar için birer koyun olacağına delil olmaktadır. Çünkü İbnu Ömer, Urve, Hz. Ali (ra) gibi büyüklerin böyle yaptıklarını haber vermektedir.

Abdullah İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için, akîka olarak birer koyun kurban etti." [Ebû Dâvud, Edâhî 21, (2841)]

Kız ve erkek çocuklar için birer kurban kesileceği kanaatinde olanlar bu rivayeti esas almışlardır.

Akîka Kurbanında Aranan Şartlar

Kurban edilecek hayvan tek veya iki gözünden kör olmamalı; dişlerinin ekserisi düşmüş olmamalı; kulakları kesik olmamalı; boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış olmamalı; kulağı veya kuyruğunun yarısından çoğu, memelerinin uçları kesik olmamalı; yahut yaratılıştan kulak ve kuyruğu olmayan bir hayvan olmamalıdır. Akîka kurbanı Hanefi mezhebine göre mübah ve dolayısıyla menduptur. Diğer üç büyük imâma göre sünnet, Zahiri mezhebine göre ise farzdır.

Hz. Peygamber (asm) bu kurbanın kesilmesi sırasında bir örf olarak başa kan sürülmesi âdetini yasaklamış, (Ebu Dâvud, Edahî, 20) kesilen saçların ağırlığınca altın veya gümüş tasadduk edilmesini emretmiştir. Akîka kelimesi anne-babaya isyân anlamına geldiği için Resulullah bu kurbanın adını "itaat ve ibadet" anlamına gelen "nesike" kelimesi ile değiştirmiştir. (İbn Hanbel, II/182)

İmam-ı Şâfiî ve Ahmed Bin Hanbel'e göre, çocuğun sıhhat ve selâmetine bir tefe'ül olarak akîkanın kemikleri kırılmaz, mafsallarından ayrılır ve öylece pişirilir. Bu müstehaptır. Diğer mezheb imamlarına göre ise, bil'akis mütevazı olması, beşerî hırslarının kırılmasına tefe'ülen, kemiklerin kırılması müstehab sayılmıştır. Şu halde durum niyete göre değişmektedir. Hangisine tefe'ül edilmişse ona göre hareket edilmesi iyi olur.

Akîka kurbanının etinden bunu tasadduk eden kimsenin yiyebileceği gibi, ev halkı da bu etten istifâde eder. Bir kısmı da ihtiyaç sahiplerine dağıtılır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.