“Deniz, her gün insanı boğmak için Allah’tan izin ister." anlamında bir hadis var mıdır?

Tarih: 06.09.2012 - 10:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

“Deniz, her gün insanı boğmak için Allah’tan izin ister. Melekler ise yakasına yapışıp insanı helak etmek için Allah’tan izin isterler..."

- Yukarıdaki anlamda bir hadis var mıdır, varsa tamamı nedir ve nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu hadisi İbn Kayyim el-Cevziye, Medaricu’s-Salikîn” adlı eserinde (1/430) İmam Ahmed b. Hanbel’den naklen zikretmiştir. Ancak İbn Hanbel’de ilgili hadisin sadece başı vardır:

"Deniz her gece üç defa yeryüzüne hakim duruma gelir ve her defasında Allah'tan, yeryüzündeki varlıkların üzerine taşmak için izin ister. Fakat Allah Teala ona engel olur." (Müsned, 1/43)

- Bu hadiste Allah’ın kullarına olan şefkat ve merhameti seslendirilmiştir. Günahlarından ötürü, başta gök taşları yağdırarak, yer zelzele ile deprenerek, deniz boğarak, Melekler çeşitli semavi ve arazi belalara öncülük ederek Allah’a isyan edenlere karşı hep tetikte durmaktadır. Ancak Allah sonsuz rahmetiyle özellikle Hz. Muhammed’in ümmetinin toptan helak olmasına izin vermez.

Bu hadisin mesajını,

“Eğer Allah zulümleri yüzünden insanları cezalandıracak olsaydı, dünyada tek canlı bile bırakmazdı. Fakat onları takdir ettiği bir vâdeye kadar bekletir. Vâdeleri gelince ne bir an öne alabilir, ne bir an geriye bırakabilirler.” (Nahl, 16/61)

mealindeki ayetin ifadesi çerçevesinde değerlendirmek isabetli olur.

- Medaricu’s-Salikîn adlı eserdeki hadisin manası şöyledir:

“Deniz her gün -insanoğlunu boğmak için- Rabbin'den izin ister. Melekler de onları helak etmek için izin ister. Ancak Rab Teâlâ şöyle der:

“Kulumu bırakın, onu (sizden) çok daha iyi bilirim, çünkü onu topraktan ben inşa ettim. Şayet o sizin kulunuz ise, istediğiniz şekilde onunla muamele yaparsınız. Yok eğer benim kulum ise, o bana aittir ve bana dönecektir."

"İzzet ve celalime yemin ederim ki, kulum gece de bana gelse onu kabul ederim, gündüz de bana gelse onu kabul ederim. O bana bir karış yaklaşsa ben ona bir arşın yaklaşırım, şayet bana bir arşın yaklaşsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelse ben ona koşarak giderim."

"Eğer benden mağfiret dilerse, onu bağışlarım. Benden af dilerse onu affederim. Bana tövbe etse kabul ederim. Benden daha cömert ve lütufkâr kim vardır? Ben Cömert ve Kerim'im."

"Kullarım geceleri bana karşı isyan ederler, ben ise onları yatarken gözetir ve yataklarında korurum. Bana doğru geleni uzaktan karşılarım."

"Benim için bir şeyi terk edene daha fazlasını veririm. Kim benim havl ve kuvvetime dayanarak (benim adımla/besmele çekerek, benden yardım dileyerek) iş yaparsa ona demiri yumuşatırım."

"Kim benim isteklerimi yerine getirirse, ben de onun arzusunu yerine getiririm. Benim zikrimle meşgul olanlar benim meclisimin halkından olur. Bana şükretmekle meşgul olanlar ise fazladan ihsanlarda bulunduğum kimselerden olur. Bana itaat/ibadet etmekle meşgul olanlar ikramlarda bulunduğum kimselerden olur."

"Bana isyan edenleri (de) rahmetimden ümitsiz yapmam. Şayet bana yönelir tövbe ederlerse, ben onların habibi/dostu olurum. Şayet tövbe etmezlerse, onların tabibi/doktoru olurum; onları musibetlerle imtihan eder, onunla kusurlarını silerim (musibetlerle tedavi eder manevi yaralarını temizlerim).”

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun