Zaruretler haramı helal yapar mı? İslam'da gerekirse haram için farzın terk edilmesi ya da farz için haram işlenmesi diye bir şey olabilir mi; olursa hangi durumlarda olabilir?

Tarih: 04.02.2007 - 20:23 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Helal, dînen yapılması veya yenip içilmesi yasaklanmayan, serbest bırakılan şey demektir. Allâh ve Rasulü’nün (asm), bir şeyin helal olduğunu belirtmesi veya işlenmesinde günah olmadığını bildirmesi o fiilin helal olduğunu gösterdiği gibi, o fiil veya şeyin yasaklandığına dair bir delil bulunmaması da helal olduğunu gösterir. Zira eşyada aslolan helal oluşudur. Buna göre bir şey, dînin açık bir hükmüne, yasağına ve ilkesine aykırı olmadıkça helaldir, meşrudur.

Haram, dîni bir terim olarak, kat’î bir delille, açık bir şekilde, Allah ve Peygamber (asm)'inin yapılmasını kesin ve bağlayıcı bir üslûpla yasakladığı fiildir. Yasaklama açık ve kesin bir üslûp ve delille olmuşsa haram; daha esnek ve yumuşak bir üslûpla veya daha zayıf bir delille olmuşsa mekruh söz konusudur.

Yüce Allâh, iyi, temiz ve insan sağlığına yararlı olan şeyleri helal; kötü, pis ve zararlı olan şeyleri de haram kılmıştır. Haram kılma yetkisi ise sadece Allâh’a aittir. Kur’ân’da;

“De ki: Allah'ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz.”(A'raf, 7/36)

buyurulmuştur. Peygamber de, Kur’ân’a ve Kur’ân’ın dışında Allâh’tan aldığı bilgiye dayanarak bazı şeyleri haram kılmıştır. Ancak bu da, Allâh’ın denetimi altında yaptığı için, Allâh’ın haram kılması içerisinde mütalaa edilir. Bu nedenle, Allâh’ın helal kıldığına haram; haram kıldığına helal demek küfürdür.

Haramdan ve harama yol açan vasıtalardan kaçınmak gerektiği gibi, haram şüphesi taşıyan işlerden ve kazançlardan da uzak durmak tavsiye edilmiştir. Hz. Peygamber (asm) buyurmuştur:

“Haram apaçık bellidir, helal de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olanlar vardır. Kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini korumuş olur.”(bk. Buhârî, Îmân 39, Büyû' 2; Müslim, Müsâkat 107, 108)

Haramı işleme ve harama ulaşma konusunda iyi niyet, dolaylı yollar ve vasıtalar haramı helal kılmaz. Ancak zaruret halinde, haramlar helal olur. Kur’an’da,

“De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.”(En'am, 6/145) buyurulmaktadır.

Allah’a ortak koşmak, küfür ve nifak haramların başında gelmekte olup günahların en büyüğüdür. Kişi tövbe etmedikçe Allâh bu günahları bağışlamaz. İnsan canına kıymak da büyük günahlardandır. Kur’an’da haksız yere cana kıymanın bütün insanlığı öldürmek gibi olduğu belirtilmektedir. İnsan canına kıymak haram olduğu gibi, malını haksız yollarla almak da haramdır. Kur’an’da şöyle buyurulmaktadır:

“Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek)
yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir.”(Nisa, 4/29)

İslam dininde, zina haram olduğu gibi, zinaya zemin hazırlayan söz, iş ve davranışlar da haramdır. Kur'ân’da,

“Zinaya yaklaşmayın; çünkü o, pek çirkin ve çok kötü bir yoldur.”(İsra, 17/32)

buyrulmaktadır. Faiz, tefecilik ve başkasının malını haksız yere yemek yasaklanmıştır. Kur’an’da “Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır.” buyurulmaktadır. Fal bakmak veya baktırmak, alkollü içkileri içmek haram olduğu gibi, kumar oynamak, kumar yoluyla kazanç elde etmek, piyango, spor-toto, loto, müşterek bahis vb. şans oyunlarını oynamak da haramdır. Kumarın yanında fert, aile ve toplum açısından maddî ve manevî pek çok zararı bulunan alkollü içkiler ve uyuşturucu maddeler de haram kılınmıştır.

Bunların yanında; namaz, oruç, hac, zekat gibi farz görevleri terk etmek; anne ve babaya isyan etmek, hırsızlık, yalan söylemek, yalancı şahitlik, iftira, zulüm, emanete ihanet, rüşvet alıp vermek, ölçü ve tartıda hile yapmak, israf, gıybet, koğuculuk, haksız yere yetim malı yemek haramdır.

İslami hükümlerde her konunun ayrı bir yeri ve değeri vardır. Bu nedenle zaruret olmadıkça hiç bir farz terk edilmez ve hiç bir haram işlenmez. Ancak zaruret durumlarında bunlara izin verilebilir. Neyin, ne zaman zaruret olacağı da, belli şartlara bağlıdır.

İlave bilgi için tıklayınız:

ZARÛRET...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun