Yemin kefareti verme konusunda serbestlik var mı?

Soru Detayı

Yemin kefareti vermede serbest miyiz Şafi mezhebine göre. Yani 10 fakiri yedirmek, giydirmek, köle azad etmek veya oruç tutmak konusunda muhayyer miyiz? 
Zaten köle artık yok ben oruç tutmak istiyorum kefaret olarak daha iyi geliyor. Çünkü hem fakir bulmak zor hem de o kadar maddi durumum iyi değil. Bozduğum yemin kadar yemin kefareti olarak oruç tutabilir miyim?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Esasen yemin etmenin bizatihi kendisi dinen tasvip edilmemekle birlikte bilerek yapılan yeminin bozulması bir bakıma Allah şahit tutularak verilen sözde durulmaması anlamını taşıdığından daha kusurlu ve günah bir davranış sayılmış, bunun için de bilerek yaptığı yeminini bozan kimse kefaretle yükümlü tutulmuştur.

Bazı hadislerde de kişinin yeminini bozması daha hayırlı olduğunda kefaret vererek yeminini bozması istenmiştir (İbn Mâce, Keffarat, 7-8)

Kuran’da yemin kefareti iki kademeli olarak açıklanmıştır:

Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden ötürü sorumlu tut­maz, fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefareti, ailenize yedirdiğinizin ortalama seviyesinden on fakire yedirmek ya­hut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Buna imkânı olmayan ise üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğinizde (bozarsanız) yeminlerinizin kefare­ti işte budur. Yeminlerinize bağlı kalın. Allah ayetlerini sizin için bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz.” (Mâide 5/89)

Buna göre kefaret borçlusu, aile fertlerinin ortalama harcamalarını ölçü alarak on fakiri doyurmak veya giydirmek yahut da bir köle azat etmek konusunda -dört mezhebe göre de- muhayyerdir. Yemin kefaretini herhangi bir sıra şartına uymaksızın bunlardan biriyle ödeyebilir.

Ancak ayette bir işaret bulunmazsa da bunlardan -eğer varsa- köle azadı İslâm’ın insan hak ve hürriyetlerine verdiği öneme atıfla fakihlerce en faziletli seçenek olarak görülmüştür.

Eğer bunlardan hiçbirini yapamıyorsa, ancak o zaman üç gün oruç tutar.

Üç gün oruç tutma, Hanefî ve Hanbelilere göre bu orucun ardarda olması gerekir; Malikî ve Şafilere göre ise aralıklı ola­rak tutulması da mümkündür.

Kuran'ın yemine çok önem vermiş olması, İslam bilginlerini de bu konu üzerinde titizlikle durmaya sevketmiştir. Buna göre:

1) Yemin çok ciddi bir beyandır. Kasıtsız olarak yapılan yeminlerden ötürü Allah katında so­rumluluk yoksa da bu konudaki yersiz ağız alışkanlığı yeminin ciddiyetini zede­ler, şu halde olur olmaz durumlarda yemin sözcüklerini telaffuz etmekten kaçınılmalıdır.

2) Yalan yere yemin etmenin sorumluluğu çok ağırdır (İmam Şafiî'ye gö­re bu tür yemin için de kefaret ödenmelidir).

3) Bir işi yapıp yapmamakla ilgili ola­rak yemin edilmişse, buna olabildiğince sadakat gösterilmeli, fakat bundan dinin onaylamadığı bir sonuç doğuyorsa yemin bozulmalıdır.

4) Bozulan yeminden ötü­rü bu ayette açıklandığı biçimde kefaret ödenmelidir.

5) Yemin ifadelerinden lafızcı yorumlarla zorlanmış sonuçlar çıkarmaya çalışılmamak, bu konuda niyetin esas olduğuna dikkat edilmelidir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Yemin keffaretini on fakiri doyurmak yerine bunun maddi bedelini vererek yerine getirebilir miyiz?.. 

YEMİN...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.120 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun