Yemek kabı dua ve beddua eder mı?
Yemek kabının kendisini sıyıran kişiye dua sıyırmayana beddua ettiğine dair bazı rivayetler duydum bunların sıhhatleri nedir? Arapça metinleriyle beraber yazar mısınız?
Değerli kardeşimiz,
Hz. Nübeyşetül Hayr (ra) şöyle rivayet etmiştir:
مَنْ أَكَلَ فِي قَصْعَةٍ ثُمَّ لَحِسَهَا اسْتَغْفَرَتْ لَهُ الْقَصْعَةُ
“Kim bir kaptan yemek yer, sonra da kabın içinde yemek artığı bırakmazsa, kap onun için istiğfar eder.” (Tirmizî, Et'ime, 11, no: 1804; İbn Mâce, Etime, 8, no: 3271)
İmam Tirmizî hadisin sonunda şöyle der:
“Bu hadis garîbdir. Onu yalnızca Mualla b. Raşid'in rivayetiyle biliyoruz. Yezid b. Harun ve başka bazı imamlar da bu hadisi Mualla b. Raşid'den rivayet etmişlerdir.”
Burada “garîb” kelimesinin “zayıf” ile eş anlamlı olmadığını özellikle belirtmek gerekir. Tek yolla gelmiştir anlamındadır. Nitekim İbn Hacer el-Askalani bu rivayet için, “Hasendir” değerlendirmesini yapmıştır. (Hidayetü'r-Rüvat, 4/157)
Peki yemek kabı, kapta yemek artığı bırakana beddua ediyor mu?
Burada önemli bir ayrım var. Rivayetin Arapça metninde: اسْتَغْفَرَتْ لَهُ الْقَصْعَةُ deniyor. Yani: “Yemek kabı onun için istiğfar eder.” ifadesi var. Ancak hadiste “Kabın içinde yemek artığı bırakana beddua eder” şeklinde bir ifade yoktur.
Dolayısıyla: “Kim yemek kabının içinde yemek artığı bırakırsa kap ona beddua eder.” şeklindeki sözün bu hadisin devamı veya hadisin başka bir lafzıymış gibi aktarılması doğru değildir.
Kabın içinde yemek artığı bırakmayana, kabın istiğfar etmesi ne demek?
Her kim bir kapta yemek yer ve o kabı da tertemiz hale getirir, kabın içinde yemek artığı bırakmazsa, o tabak o kimsenin günahlarının bağışlanmasını ister.” anlamındaki hadiste geçen “kabın istiğfar etmesi”, hakikî ve gerçek anlamda, kabın kendisinin veya Allah’ın kendisine müekkel kıldığı meleğin o kimse için dua ve istiğfarda bulunması şeklinde anlaşılabilir.
Bunun mahiyetini ve nasıl gerçekleştiğini bilmemiz gerekmez. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de:
“Hiçbir şey yoktur ki O’nu hamdiyle tesbih etmesin. Fakat siz onların tesbihinin farkında değilsiniz.” buyurulmuştur. (İsrâ 17/44)
Bu sebeple, cansız bir varlığın Allah’ın dilemesiyle tesbih etmesi veya bir kimse için istiğfarda bulunması aklen ve dinen imkânsız değildir. Hatta bazı âlimler hadisteki çanağın istiğfar etmesi” ifadesini mecaza hamletmeden, hakikî anlamında anlamanın daha uygun olduğunu belirtmişlerdir.
Bununla birlikte ifade, bereket, nimete şükretme, israftan kaçınma ve Resulullah’ın (asm) sünnetine ittiba sebebiyle kişinin sevap ve mağfiret kazanması şeklinde de anlaşılabilir. Yani yemek tabağının istiğfar etmesi, aynı zamanda bu davranışın Allah’ın mağfiretine vesile olduğuna işaret eden bir ifade olarak değerlendirilebilir.
Diğer taraftan, varlıkların insan lehinde veya aleyhinde şahitlik edebileceği dikkate alındığında, yemek tabağının istiğfar etmesi; kişinin nimeti israf etmeyip yemeğini tamamlamasına olumlu bir şahitlikte bulunması ve onun için mağfiret dilemesi şeklinde de anlaşılabilir.
Dolayısıyla hadis üç şekilde anlaşılabilir: Hakikî olarak kabın istiğfar etmesi, bu davranışın kişinin mağfiretine vesile olması ve olumlu bir şahitlikte bulunması. Bu üç anlamın birbirini dışlaması da gerekmez.
Özetle, yemeğin ardından tabağı/kabı sıyırmak sünnette teşvik edilmiştir. Kabı sıyıran kimse için kabın istiğfar edeceği bildirilmiştir. Ancak “kabın içinde yemek artığı bırakan kimseye o kap beddua eder” şeklinde bir rivayet bulunduğunu söylemek doğru değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Yarına bulaşık bırakan kişinin başından bela eksik olmaz diye bir hadis var mı?
- Peygamber Efendimiz yemeğe ekmeği neden banmazdı?
- ZAHİRİYE MEZHEBİ
- İnsan, sahurda, iftarda ve kardeşleriyle yediklerinden sorumlu değildir, hadisi sahih mi?
- Nafile orucu bilerek bozmanın hükmü nedir?
- HAYIZ
- Gusül veya abdest suyuna eli sokmak mekruh mu?
- Oruçluyken gıybet eden et mi yemiş olur?
- İçilecek şeylere üflemek sünnete aykırı mı?
- Yemekten sonra parmakları yalamak sünnet midir?