Varoluş hipotezlerini açıklar mısınız?

Tarih: 08.05.2020 - 14:30 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

     Tesadüfî varoluş hipotezi: “Her şey tesadüfen var oldu” diyen, kâinatın otonomisi hipotezi. Burada tabiat üretiyor. Yağmuru tabiat üretiyor. Tabiata tanrısallık yükleyen hipotez.

     Diğeri kuralların hâkimiyeti hipotezi    

     Bu hipotezde kurallara kudret verilir. Yani kurallar kanun gibi yazılı metindir. Kurallara güç verdiğimiz zaman bu hipotezi savunmuş oluyoruz. 

      Tasarıma Dayalı Varoluş Hipotezi  

     Yukarıdaki hipotezlerin dışında ise tasarıma dayalı varoluş hipotezi söz konusudur.

     Bu hipotezleri nasıl analiz edebiliriz? Tesadüfî varoluş hipotezini savunanlar şöyle söylüyor: Çok tanrılı dinler vardı, sonra insan evrimleşti, tek tanrılı dinler çıktı ortaya. Bu evrimleşme devam etti ve sonunda artık “İnsanın tanrıya ihtiyacı yok” dendi. Hatta Nietzsche şöyle söylüyordu: “Tanrı öldü”. Time Dergisi de, bu felsefeci ölünce şöyle yazmıştı: “Nietzsche öldü, tanrı da öldü”.

     Ölüme çare bulamadığına göre, Nietzsche teorisi geçerli değil demek ki. Bu 20. yüzyılda dâhil tanrıyla uğraşmak bilimsel alanın dışına çıkmak olarak düşünüldü.

     Biz şu anda bilim dünyasında bu kongreyi yaparak, tesadüfe, tabiata ve kurallara dayalı varoluş hipotezlerinin karşısına, tasarıma dayalı yaratılışı ayrı bir hipotez olarak ortaya koyacağız ve bu hipotezin artık teori haline dönüşmesinin delillerini toplayacağız. Tasarıma dayalı yaratılışın nasıl ve kimin tarafından yapıldığı ile ilgili argümanları teori haline getireceğiz.

Varoluş Hipotezleri

1-Tesadüfî Varoluş Hipotezi

2-Kâinatın Otonomisi Hipotezi

3-Kuralların Hâkimiyeti Hipotezi

4-Tasarıma Dayalı Varoluş  (Tanrı) Hipotezi

Olmayana Ergi Yöntemi

  • Sebr ve Taksim de denilen bu yöntemde muhtemel nedensellik bağlarını belirleyip üçünün olamayacağı ispatlandığında, dördüncünün kesin olduğu anlaşılır.
  • Dağın tepesine daha önce çıkılmıştır. Buraya çıkmak için dört yolun olduğu ileri sürülmektedir. Bir dağcı üç yolun kapalı olduğunu ve oralardan tepeye çıkılamayacağını gösterirse, dördüncü yolla oraya çıkılacağı anlaşılır.

     İşte aynen bunun gibi, kâinatta varoluşu açıklayan teorilerin yanlışlığı akıl yürütme yöntemleri ile çürütülürse, dördüncü yol olan“ Bir dış düzenleyicinin varlığı” ispatlanmış olur.

     Tesadüfî Varoluş, İhtimal Hesaplarına Göre İmkân Dışıdır

     Tesadüfî varoluş hipotezinde ihtimal hesaplama var, DNA daki protein ne zaman öleceğini biliyor ve DNA’nın ömrünün ne kadar olduğunu biliyor. DNA’nın yapısına baktığımızda bunu ancak bütün kâinatı bilenin yapabileceği anlaşılıyor  (Tablo 11).

     Somut- Soyut Düşünce Farkı (Abstract Reasoning)

     Somut düşünen, elmanın içindeki çekirdeği görür. Soyut düşünen çekirdeğin içindeki elmayı görür. Kâinata bu gözle baktığımızda görünmeyen gerçekleri akıl gözüyle görmüş oluruz.

     Tıpkı ışığa baktığınızda bunun güneşten geldiği hükmünü çıkarmak gibi. Işığa bakıyorsunuz, ışığı görünce güneşi görmeseniz de bunun bir güneşten veya benzer bir kaynaktan geldiğine hükmediyorsunuz.

Bir şey hem mükemmel, hem estetik, hem ucuz, hem çabuk ve aynı anda var oluyor. Sen bir müteahhite gitsen, “Bir binayı, yukarıda sayılan özelliklerde, yani hem her yönüyle en güzel ve en mükemmel ve en ucuz ve hem de bir anda yapılacak desen” kovar seni. Hâlbuki bütün kâinat hem her yönüyle en mükemmel ve hem de bir anda yaratılmış. Diğer taraftan kâinatın otonomisi entropi yasası da bir dış düzenleyiciyi gerektiriyor.       

     Bir bardağa suyu koyuyorsunuz. Isıtmazsanız soğuyor. Ya da bahçenizi ekip biçmiyorsanız, bakmıyorsanız bahçenizi ot kaplıyor. Entropi yükseldikçe dağılmaya gidiyor. Mükemmelden dağılmaya doğru gidiyor. O yüzden kâinatın devam etmesi için sürekli kontrol lazım. Bahçenin düzgün olması için, nasıl kontrol lazımsa, kâinatta da bir yaratıcı olması gerekiyor.

     Masanın varlığı ne kadar kesinse akıl yürütme yöntemiyle Allah’ın varlığı da o kadar kesindir. Peygamberin olması da abduksiyon yasasına giriyor. Peygamber yanlış yapmaz, yanlışım varsa göstersinler. Mahvoluncaya kadar savaşırım diyor (Tablo 12).

Abduksiyon Yasası Görünmeyen Gerçekliği Öngörür

  • Abduksiyon yasası ile Kitabı Mübin (Görünen gerçeklik) varsa İmamı Mübin (ilim, emir)  yani görünmeyen gerçeklik de vardır.
  • Peygamberin iddiası
  • Yanlışımı bulunuz  (Kur’an-ı Kerim’de) veya sizinle mahvoluncaya kadar cihad edeceğim. Hâlbuki bunlar harbi ve perişaniyeti ve hicreti tercih ettiler. Yanlışımı bulamadılar, bir yanlış bulunsaydı, onlar kurtulurlardı (Tartışmak yerine kaçmayı tercih ettiler) (Nursi, B. S. Mektubat. s. 236.).
  • Abduksiyon yasası seçmeli kıyasa göre;
  • 1. Önerme “Peygamber yanlış yapmaz.”
  • 2.Önerme “Yanlışım varsa göstersinler” iddiası.
  • 3. Önerme “Mahvoluncaya kadar savaşa hazırım.”

     Kâinat Madde Tabanlı mı, Enerji Tabanlı mı?

    Teorik fiziğin buluşu. Kuantum Dinamiği’ne göre her maddenin dalga özelliği var. Önce proje sonra eser, yani önce soyut bilgi, sonra somut bilgi. Kuantum diayalektik materyalizmi çürütmüştür.

     Kuantum dinamiğine göre;

    1- İnsan bilinçli gözlemci.

    2- Kâinatta her şey hem var hem yok.

    3- Gözlemlerken var gözlemlemezken yok.

   4- Her şey dijital formata çevrilebilir.

   5-Beyinde karar vermeden önce elektrik sinyali başlıyor.

Tesadüfî Varoluş Hipotezi

ÇokTanrılı Dinler vardı,

TekTanrılı Dinlere evrimleşti.

Şimdi Tanrıya ihtiyaç kalmadı.

Tesadüfî varoluş-Yaşam Mücadelesi-Tabii Ayıklanma-Güçlünün ayakta kalması.

İhtimal Hesapları 10 üzeri 50 üzerinde ihtimal nedeniyle kendi kendine varoluşun ihtimal dışında olduğunu öngörüyor.

  • Tesadüfî Varoluş Mümkün mü?
  • Kiplik Mantığına göre; mümkün, muhtemel ve vaki kâinat hesaplarına göre
  • DNA’ya baktığımızda bunu ancak bütün kâinatı bilen yapabilir. Tıpkı ışığa baktığımızda bunun güneşten gelmesini çıkarmak gibi (Determinizm ilkesi)
  • Bilinçli düzenleyici zorunludur. Çünkü ihtimal hesaplarına göre bir şeyin tesadüfen olması imkânsızdır.
  • Bir şeyin hem mükemmel, hem estetik, hem çabuk hem de ucuz ve aynı anda var olması dedüksiyon yasasına zıddır, yani imkânsızdır. Işığın güneşine varlığına delil olması gibi     

Kâinatın Otonomisi Mümkün mü?

  • Entropi yasası dış düzenleyicinin zaruri olması gerektiğini gösteriyor.
  • Karbon, oksijen, hidrojen ve azot gibi inorganik maddelerde bilinç yoktur. Bilinç taşımayan canlıların bilinçli bir nesne meydana getirmesi, taş ve toprağın kendiliğinden saray haline gelmesi kadar muhakeme dışıdır. İndüksiyon yasasına aykırıdır.
  • Bir taburun teşkili, toplanması, yönetilmesi için insanoğlu taburun yarısı kadar görevli çalıştırıyor.

Gerçek Yaratıcı Tasavvuru, Yaratan’ın Ortağı Olmamasını Öngörür

  • Bir takımda aynı anda iki kaptan ve bir köyde aynı anda iki muhtar olması hikmetin, iradenin, gücün, ilmin mutlak olmadığını, sınırların olduğunu gösterir. Bu durum sürdürülebilir değildir.
  •      Exclusion (Hulfihıyas) yasasına aykırı. İspat edilecek bir şeyin karşıt halinin yanlışlığını göstererek ispatlar.

Yukarıdaki Makalenin Sonunda Dinleyicier Tarafından Sorulan Sorular ve Verilen Cevaplar

         Zihin Teorilerisi İle İlgili Sorular ve Cevapları

            Soru: Mantığa dayalı akıl yürütmeyle ilgili insanın diğer hayvanlardan farklı olan noktası bununla ilgili bir gen bölgesi veya beyinde lob var mı yok mu? Maymunlarda böyle bir şey var mı? Biz eğer onu çürüteceksek elimizde bir veri olması gerekiyor.

             Diğer sorum da zihinsel teoriyle teori teorisi arasında bir fark göremedim.

             Cevap: Cevaplamaya ikinci sorundan başlayayım. Zihin teorisinde bir kimsenin ne yapacağı ile ilgili bir tahminde bulunuyorsun. Mesela arabaya giderken elini cebine attığında; “Anahtarı çıkaracak” diyorsun, ama teori teorisinde karşı tarafla konuşurken onun ne düşündüğünü de düşünüyorsun. Kendi fikrini söylerken karşındakinin ne düşündüğünü söylüyorsun. Birinde düşünce hakkında düşünce var, birinde davranış hakkında düşünce var. Burada düşünce hakkında düşünmek ayrı bir kavram. Birinde davranışı düşünüyorsun, diğerinde düşünceyi düşünüyorsun (Tablo 5).

            Soru: Zihin ve bilinç aynı mı, beynin neresinde olduğunu bilebiliyor muyuz?

             Cevap: Günümüzde artık zihinle bilinç aynı değil tabii. Daha önce zihin ayrı beden ayrı deniyordu. Şimdi zihinle bedenin birbiriyle konuştuğu anlaşıldı. Zihin beynimizin fonksiyonudur. Beynin ön bölgesi beynin mantığa dayalı düşünceyle ilgili bölgesidir. Bu bölge çıkarıldığı zaman insan ot gibi zombi oluyor. Eli ayağı tutuyor, her şeyi çalışıyor hayvansı özellikleri var ama insanî özellikleri yok. Bu durum, beynin ön bölgesi çıkarılan insanlarda gerçekleşiyor. Bilinçte şu anda çalışmalar var. Bilincin bir holografik yapı olduğu kuantum dinamiği içerisinde bir üst beynin olduğu, beynin üzerinde kuantum beyin olduğu, insanın ruhla bağlantıyı kuran beynin olduğu tezleri var. Bu elektro manyetik tezlerin tartışıldığı kongrelerde fizikçiler de olmalı, kuantumda konuşulmalı, tartışılmalı, biyologlarla beraber fizikçilerle tıpçıların tartıştığı bir kongre olmalı (Tablo 13)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 29
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun