Tövbe etmeyenlerin zalimliğini nasıl anlamalıyız?

Tarih: 31.07.2017 - 00:07 | Güncelleme:

Soru Detayı

"Ey müminler, bir kısmınız, diğer kısmınızı alaya almasın! Belki de alay edilenler, kendilerinden daha iyidir. Birbirinizi ayıplamayın, kötü lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra fasıklık ne kötüdür! [Allah’ın yasak ettiği şeylerden] tövbe etmeyenler ise, zalimlerdir."
- Bu ayetteki tövbe etmeyenler zalimlerdir kelimesini nasıl anlamalıyız?
- Tövbe edip tekrar yapmaktan çekindiği için tövbe etmemek günah mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

İlgili ayetin meali şöyledir:

“Ey iman edenler! Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin. Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki de alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Birbirinizi, karalamayın. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İman ettikten sonra insanın adının kötüye çıkması, fâsık damgası yemesi ne fena bir şeydir! Kim tövbe etmezse, işte onlar tam zalim kimselerdir.” (Hucurat, 49/11)

Bu ayette yer alan “Tövbe etmeyenler zalimlerin ta kendisidir.” mealindeki ifadeyi birkaç şekilde anlamak mümkündür:

a) Ayette zikredilen kötülükler, küçük günahlardandır. Küçük günahları bir defa işleyen kimseye zalim, fasık denilmez. Şayet bu küçük günahlarda ısrar ederse, o zaman kişi zalim olur.

Buna göre ayetin bu ifadesi, bu kusurları küçücük görerek işlemeye devam edenlere bir uyarıdır. Çünkü, küçük günahlarda ısrar etmek onların büyük günahlara girmesine sebeptir. Büyük günah işleyenler ise zalimlerin ta kendisidir.

b) Ayette yasaklanan kusurların hepsi, “yapmayın-etmeyin” şeklinde geleceğe yöneliktir. Halbuki, bundan önce de bu kusurları işleyenler var. İşte “kim ki tövbe etmezse” mealindeki ifadeyle, daha önce yapılmış bu suçlardan ötürü pişmanlık duymak ve tövbe etmenin gereğine işaret edilmiş, bunu yapmayanların da -önceki suçlarından dolayı- zalim olacaklarına dikkat çekilmiştir. (krş. Razi, ilgili ayetin tefsiri)

c) Diğer bir yoruma göre, buradaki “zalim” kavramı, özellikle Allah’ın fıtrat kanunlarına ters iş yapmayı ifade etmektedir. Yani, Allah’ın yasakladığı bu suçları işleyenler, söz konusu vasıfları, lakapları yersiz kullanmaya devam edip, ondan vazgeçmezlerse, bu vasıfları yanlış ve yersiz kullanmalarından ötürü “zalim” unvanını almayı hak ederler. (bk. el-Bikaî, ilgili yer)

d) Özellikle ayette yer alan “Birbirinize kötü lakaplar takmayın” mealindeki ifadeden maksat, insanların -tövbe edip vaz geçmelerine rağmen- daha önceki kötü durumlarını hatırlatacak biçimde; örneğin şu anda samimi bir mümin, dindar bir kimseye eski günahlarını veya dini kökenini hatırlatmak üzere “Hırsız, zani, fasık, kumarbaz, Yahudi, Mecusi” gibi lakapları takmaktan sakındırmaktır. (krş. Suyuti, ed-Dürrü’l-Mensur, ilgili yer)

Buna göre, kişilerin tövbe edip vazgeçtikleri eski kötü hallerini, şimdiki iyi hallerinde de varmış gibi göstermek, bir zulümdür. Bu işten vazgeçmeyenler de zalimdir.

Cevap 2:

Evet, günahtır. Çünkü günahlardan tövbe etmek farzdır. Yapmadığı takdirde farzı terk etmiş olur.

“Tövbeyi bozma” endişesi nefsin ve şeytanın bir tuzağıdır. Samimi tövbe ettikten sonra zamanla tekrar aynı günahı işlemekten dolayı, eski tövbesi hükümsüz olmaz.

Şartlarına haiz bir tövbe yapılmışsa, o günahların affına bir vesile olmuştur.

İkinci kez günah işlemekle eski günahlar yeniden gündeme gelmez.

Bununla beraber, “ileride tekrar bu tövbemi bozarım” düşüncesinde olan bir kimsenin, o andaki tövbesi de samimi değildir. Çünkü samimi “nasuh tövbe" demek, yaptığından ciddi pişmanlık duymak, üzülmek, bu zarara bir daha girmeyeceğine dair kesin karar vermek demektir.

Bu samimiyette tövbe eden kişi, bir daha aynı şeyi yapacağını aklından bile geçirmez veya geçirmemelidir. Zira “sütten ağzı yanan kişinin yoğurdu üflemesi” aklın gereğidir. Buna rağmen, ileride yanlış yapıldığında yine ağzı yanar. Fakat bu yanmak, eski yaraları tazeletmez...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun