Talha b. Ubeydullah'ın akıbeti nedir?

Soru Detayı

- Birbirine kılıç çeken iki Müslüman cehennemlikse cennetle müjdelenen Talha b. Ubeydullah'ın akıbeti nedir?
- Riyazü's Salihin'de Niyet bölümünde bulunan bir hadis var "İki Müslüman birbirine kılıç çekerse öldüren de ölen de cehennemdedir." (Buhari, Müslim)
- Ancak bu hadisle birlikte "cennetle müjdelenmiş" Talha bin Ubeydullah'ın iki tarafında Müslüman olduğu bir savaşta şehit olması kafamda soru işareti oluşturuyor. Oysa hadiste iki Müslüman birbirine kılıç çekerse ikisi de cehennemdedir diyor.
- Niyetim Talha b. Ubeydullah'ın akıbetini öğrenmekten ziyade zahiren çelişki gibi görünen bu meselenin izahını bulmaktır.
- Yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslam alimleri, sahabe arasında meydana gelen hadiselerle ilgili konuyu tartışmak istememişlerdir. Çünkü, sizin de işaret ettiğiniz gibi Hz. Talha, Hz. Zübeyr gibi cennetle müjdelenen kimseler de bu kavgaya katılmış ve şehit olmuşlardır.

Bu konuyu birkaç maddede açıklamakta fayda vardır:

a) Hz. Ali, Hz. Talha, Hz. Zübeyr gibi cennetle müjdelenmiş insanların bulunduğu bir olayda onları suçlu bulup -haşa- cehennemlik olduklarını söylemek, bu müjdeyi yalanlamak etmek anlamına gelir ki, imanla bağdaşmaz.

b) Unutmamak gerekir ki, insanlar yanlış bir işi yaparken, eğer heva ve heveslerine, nefsin arzularına uyarak yaparlarsa bunun sorumluluğu ağır olur. Fakat eğer meseleyi sırf hakkı bulmak ve Allah’ın rızasını kazanmak adına bir yanlışlık yapılırsa bunun sorumluluğu olmaz, olsa da affedilme ihtimali kuvvetlidir.

c) Bu olaylarda prensip olarak kitap ve sünnetin farklı yorumlarından hareketle bu sonuca varılmıştır. Sahabelerin içtihadı, müçtehitlerin içtihadından daha önemlidir. Müçtehitler içtihatlarında doğruyu bulurlarsa iki sevap, hata ederlerse bir sevap kazanırlar. Bu kural sahabe için de geçerlidir.

d) Kur’an’da birçok yerde, Allah sahabeyi övmüştür. Allah’ın bu övgüsünün nesh edildiğini gösteren hiçbir bilgi elimizde yoktur. (Kaldı ki övgünün neshi diye bir kural da yoktur).

O halde, sahabe hakkında düşünürken, Allah’ın bu övgülerini göz ardı etmemek gerekir.

İslam âlimlerinin, sahabenin bu kavgalarına karşı ihtiyatlı davranmaları, Hz. Ali’yi haklı bulmakla beraber, karşı tarafta da cennetle müjdelenmiş sahabeler ve Kur’an’da kendisinden stayişkârane bahsedilen ve Resulullah (asm)’ın son nefesine kadar en çok sevdiği bir insan olan Hz. Aişe’nin bulunmasının büyük rolü vardır.

e) Bediüzzaman Hazretlerinin şu yorumu da konumuza ışık tutmaktadır:

“Cemel Vak'ası denilen Hazret-i Ali ile Hazret-i Talha ve Hazret-i Zübeyr ve Âişe-i Sıddıka (Radıyallahü Teâlâ anhüm ecmaîn) arasında olan muharebe; adalet-i mahza ile adalet-i izafiyenin mücadelesidir. Şöyle ki:

"Hazret-i Ali, adalet-i mahzayı esas edip, Şeyheyn zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş.”

“Muarızları ise: Şeyheyn zamanındaki safvet-i İslâmiye adalet-i mahzaya müsaid idi, fakat mürur-u zamanla İslâmiyetleri zaîf muhtelif akvam hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeye girdikleri için, adalet-i mahzanın tatbikatı çok müşkil olduğundan, "ehvenüşşerri ihtiyar" denilen adalet-i nisbiye esası üzerine içtihad ettiler. Münakaşa-i içtihadiye siyasete girdiği için, muharebeyi intaç etmiştir.”

“Madem sırf lillah için ve İslâmiyetin menafi'i için içtihad edilmiş ve içtihaddan muharebe tevellüd etmiş; elbette hem katil, hem maktul ikisi de ehl-i Cennet'tir, ikisi de ehl-i sevabdır diyebiliriz. Her ne kadar Hazret-i Ali'nin içtihadı musîb ve mukabilindekilerin hata ise de, yine azaba müstehak değiller. Çünki içtihad eden hakkı bulsa, iki sevab var. Bulmazsa, bir nevi ibadet olan içtihad sevabı olarak bir sevab alır. Hatasından mazurdur.” (bk. Mektubat, On Beşinci Mektup, s. 53)

f) Bu konuda şu BEDİÂNE tavsiyelere kulak vermek, hem dinimiz hem huzurumuz için çok önemli olduğunu düşünüyoruz:

“Hem ölmüş insanları zemmetmek, hiç lüzumu yok. Onlar dâr-ı âhirete, mahall-i cezaya gitmişler. Lüzumsuz, zararlı, onların kusurlarını beyan etmek, emrolunan muhabbet-i âl-i beytin muktezası değildir ve lâzım da değildir, diye Ehl-i Sünnet Velcemaat, sahabeler zamanındaki fitnelerden bahis açmayı men'etmişler. Çünki Vakıa-i Cemel'de Aşere-i Mübeşşere'den Zübeyr ve Talha ve Âişe-i Sıddıka (ra) bulunmasıyla Ehl-i Sünnet Velcemaat o harbi içtihad neticesi deyip; Hazret-i Ali (ra) haklı, öteki taraf haksız fakat içtihad neticesi olduğu cihetle afvedilir."

"Hem Vehhabîlik damarı, hem müfrit Râfızîlerin mezhebleri İslâmiyet'e zarar vermesin diye Sıffîn Harbi'ndeki bâgîlerden de bahis açmayı zararlı görüyorlar.” (bk. Emirdağ Lahikası-I, s. 204)

İlave bilgi için tıklayınız:

Sahabeler arasında geçen savaşları nasıl değerlendirmek gerekir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun