Talak suresi 4. ayete, henüz adet görmeyenler, diye meal vermek yanlış olur mu?

Tarih: 26.01.2014 - 07:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Talak suresi 4. ayette "henüz âdet görmeyenler" diye çevriliyor, bu meal yanlıştır. Çünkü "lem" edatı henüz manasını vermez, henüz anlamını Arapça’da "lem ma" edatı verir. Fakat bir ateist benim bu konudaki düşünceme bana itiraz etti ve cevap olarak da şöyle dedi:

- Lem edatı Arapça’da menfilik/olumsuzluk belirtir. Arapça’da zaman kipleri 3 tanedir (mazi, muzari, emir); kimilerine göre bu azlık, birçok yerde yinelenmek zorunda kalındığından dolayı zenginliktir. Ne var ki yoksunluktan kaynaklanarak çoklu kavramlarda lem edatı henüz anlamındadır yani lem edatı henüz ve hiç anlamı verir örnek olarak: (لم يولدوا ) hiç doğmadı / doğmuş değil; lem yüvellidu (لم يبدأ بعد) henüz başlamadı; lem yed eba'dü Bir öznenin bir eyleme henüz başlamadığını belirtirken de lem kullanılır.

- Buna dayanarak talak suresi 4. ayette geçen adet görmeyenler sadece küçüklerdir diyor. Büyükleri asla kapsamaz diye iddiada bulundu. Bu şekilde İslamiyeti suçluyor. Ayette benim bildiğim lem edatı şiddetli olumsuzluk verir bir eylemin gerçekleşmesi gerektiğini fakat bazı nedenlerden dolayı hiç olmadığını anlatır.

- Bu daha çok küçüklerden ziyade büyükleri kapsar. Ateiste nasıl cevap verilebilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Önce prensip olarak şunu söyleyelim ki, herhangi bir gramer kaidesini, bir edatın manasını esas alarak Kur’an’dan hüküm çıkarmaya çalışmak isabetli bir metot değildir. Arapça’yı bizden çok daha iyi bilen milyonlarca İslam alimlerinin görüşlerine itibar etmeyip, içinde geçtiği ifadeler itibariyle bir çok manaya gelebilen bazı sözcüklerden hareketle bir hüküm çıkarmaya yeltenmek, ilmi disiplin açısından muteber bir metot değildir.

“Lem” edatı, vukuu beklenmeyen bir hususu nefyetmek içindir. “Lemma” ise, vukuu beklenen bir konuyu nefyetmek içindir. Örneğin: “Lem ye’tinî Abdullah” dediğinizde, Abdullah’ın size gelmediğini ve gelmesini beklemediğinizi anlatmak istiyorsunuz.

Bunun yerine “Lemma ye’tinî Abdullah” dediğiniz zaman, bununla Abdullah’ın konuştuğunuz ana kadar size gelmediğini, fakat gelmesini beklediğinizi anlatmış oluyorsunuz. Mesela:

“Yoksa siz, daha önce geçmiş ümmetlerin başlarına gelen durumlara mâruz kalmadan / sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Bakara, 2/214)

mealindeki ayette yer alan “sizin başınıza gelmeden” mealindeki ifadenin aslı olan “ve lemma yetiküm” cümlesinin ifade ettiği mana, muhatapların başlarına bazı belaların gelmesi beklenmektedir.

- Bilinen açık anlamıyla, “lem” muzari bir fiilin başına gelir, onu cezm eder, onun manasını -mutlak- maziye dönüştürür ve olumsuz yapar. Bu manayı “Lem yelid ve lem yûled”(Allah doğurmadı ve doğurulmadı) ayetinde görmek mümkündür.

“Lemma” da aynı şekilde muzari bir fiilin başına gelir, onu cezmeder, onun manasını -konuşmacının konuştuğu zamana kadarki- maziye dönüştürür ve olumsuz yapar.

Aradaki fark: “Lem” edatı, başında bulunduğu fiilin -zamanın herhangi bir diliminin mülahazasına yer vermeden- geçmişte mutlak olarak olmadığını ifade eder. “Lemma” edatı ise, başında bulunduğu fiilin -konuşanın geçtiği zamana kadarki vaktin mülahazasına yer vererek- geçmişte olmadığını ifade eder.

Buna göre, “Lem yetinî fulanun” dediğimizde “Falanca adam bana gelmedi” demek isteriz. Onun bundan sonra gelip gelmeyeceği bizi ilgilendirmez.

Buna mükabil “Lemma yetinî fulenun” dediğimizde ise, “Falanca adam şu ana kadar bana gelmedi” demek isteriz. Ancak onun gelmesi bizim tarafımızdan beklenen bir şeydir. Belki biraz sonra gelebilir.

- Bu açıdan Talak suresinin 4. ayetine baktığımızda ilgili cümleyi şöyle anlıyoruz:

“Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. (Henüz) âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir.”

Burada “henüz” kelimesini kullanmazsak da manası doğrudur. Ancak Türkçede daha açıklamalı olur diye, meallerde “henüz” kelimesi kullanılmıştır.

Bu sebeple, Kur’an’ın bu ifadesine bakarak, ilgili kadınların sadece çocuk olduğu hükmünü çıkarmak ilmi disiplinden uzak, indi, keyfi bir yorumdur.

“Hasna” adındaki kadın “yemek yemedi” dediğimizde, onun yaşını tespit etmek mümkün olmadığı gibi, ilgili kadın “âdet görmedi” şeklindeki ifadeden de onun yaşını çıkarmaya çalışmak mümkün değildir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Talak Suresi, 4. ayetin "Henüz âdet görmeyenlerin iddet süreleri de ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

e2828

bu ayette bazı yanlış anlaşılmalar oluyor , ek olsun diye şunu belirtmek isterim ; ayette , küçük kız olup adet görmemiş diye bir kelime yok , tıp sözlüğünde ararlarsa görürler arkadaşlar , '' gecikmiş menarş nedir '' ; bir kadın bazen 14 yaşınada gelse , 20 yaşınada gelse , 30 yaşınada gelse adet görmüyor , bazen bu adet görmesi 20 li yaşlardan sonraya bile kalıyor , ayette de küçük kız kelimesi geçmemektedir , henüz adet olmayan 20 yaşında ve 40 yaşında bir sürü kadın var dünyada , sayısıda az değil , ayette bazılarının dediği gibi küçük kız kelimesi geçmediği için , bu ayeti küçük kız çocuklarının evlenmesine yormak doğru değil , benimde tanıdığım biri var mesela 40 yaşında , ömrü boyunca hiç adet görmemiş , yada bir hastalıktanda bu adet görme 20 li yaşlara belkide daha ileriye gecikebilir , adet görmemek illaki küçük çocuklarda olmaz .

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun