Sineğin kaptığını kimse alamaz mı?
Hac 73 de bilimsel bir hata mı var? Kuran diyor ki sineğin kaptığını kimse alamaz. Bilim de diyor ki doğada hiçbir şey kaybolmaz madde korunur. Burada bir çelişki mi var?
Değerli kardeşimiz,
Ayetteki ifade, sineğin aldığı maddenin evrenden yok olduğunu veya maddenin korunmadığını söylemiyor. Ayetin bağlamında, Allah'tan başka tapınılan varlıkların acizliği anlatılıyor. Örneğin, bir sinek bir putun üzerine bırakılan baldan veya kokudan bir parça alıp götürürse put bunu geri alamaz.
Yani vurgu, maddenin akıbetinde değil, putun aldığı şeyi geri alabilecek bir güce sahip olmamasındadır.
İlgili ayetin meali şöyledir:
“Ey insanlar! İşte size bir misal veriliyor. Onu iyice dinleyin: “Sizin Allah’tan başka taptığınız o sahte tanrıların hepsi bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi geri alıp kurtaramazlar. İsteyen de âciz, kendisinden istenilen de.”
Görüldüğü üzere, sorudaki tasavvurun ayetle bir ilişkisinin olmadığı açıkça görünüyor.
Çünkü burada “bir şeyin sinekten kaybolup gittiği” noktası söz konusu değildir. Bilakis bu ayette Allah’a ortak kabul edip taptıkları putların uzaktan yakından Allah ile bir benzerliğinin olmadığı hususu gözle görülen, fazla bir tefekküre bile ihtiyaç duymayan şu iki misal ile açıklanmıştır
Birincisi: Allah’ın yarattıkları arasında en hakir, en zayıf bir mahluk olan sinek gibi ilahi bir sanatı yaratamayacaklarına işret edilmiştir. Allah maddi bir varlık olmadığı için elbette benzerlik fiziksel bir cihette zaten söz konusu değildir. O halde, bu benzerlik Allah’ın sahip olduğu manevi donanımları, sıfatları üzerinden yapılır.
Bu sıfatlar arasında en çarpıcı ve en çok dikkati çeken ve hakikati belirleyen KUDRET sıfatıdır. Zira kudret hemen hemen bütün işlerin merkezinde oturan bir vasıftır. Kudretin zıddı ise acizliktir. Öyleyse Allah’ın kudreti ile putların acizliğini gösteren en açık bir misal “sinek” gibi bir mahlukun durumudur.
Sinek yaratan Kudretli, yaratamayan ise aciz kabul edilmesi akli zorunluluktur. “Ey insanlar! Sizin Allah’tan başka taptığınız o sahte tanrıların hepsi bir araya gelseler, (en küçük en zayıf, en hakir bir yaratık olan) bir sinek bile yaratamazlar” mealindeki cümle ile sahte tanrılarının hiç de tapınmaya değer olmadığına, aksine çok aciz, perişan, sefil birer mahluk olduklarına işaret edilmiştir.
İkincisi: Sahte tanrıların acizliğini göstermek için daha açık bir misal de “Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi geri alıp kurtaramazlar” mealindeki cümle ile ifade edilmiştir. Müşriklerin Allah’a ortak kabul ettiği ve onların da ibadet edilmeye layık olduklarını söylerken, bırakın yaratmayı en aşağı bir kudret mertebesinin göstergesi olan bir sineğin onlardan alıp kaptığı bir nesneyi bile ondan geri alamazlar. Örneğin: “sinekler putların üzerine sürülen kokusundan birazını çalacak olsalar onu geri getiremezler.” (krş. İbn Aşur, Meraği, ilgili yer)
Demek ki, ayette sahte tanrıların gerçek ilah olamayacaklarına dair birinci misalle bir sinek yaratmaktan aciz olduklarından hareketle dillendirilmiş; ikinci misalle bu acizlik daha şeffaf ve berrak bir formatta takdim edilmiştir. Çünkü, ilah olmak için Rabb olmak gerekir. Rabb olmak için yaratmak gerekir. Yaratabilmek ise sonsuz bir ilim, hikmetle beraber, nihayetsiz bir kudrete ihtiyaç vardır. Bu sıfatlardan mahrum olan ilah olamaz. Demek ki putlar ilah değildir.
Bilimde madde korunumu ne demektir?
Ayetteki “geri almak” ifadesini, maddenin atomlarını evrenden silmek veya bütün fiziksel süreçleri tersine çevirmek şeklinde anlamak için bir gerekçe yoktur.
Müşrikler putların üzerine güzel kokular, ballar veya yiyecekler sürerdi.
Bir sinek gelip bu gıdadan bir parça kapıp götürdüğünde veya bünyesine aldığında, o cansız putların bu yiyeceği sineğin ağzından/midesinden geri alacak bir gücü ve iradesi yoktur.
Ayette geçen "onu dahi geri alıp kurtaramazlar" ifadesi, "madde yok olur" anlamında değil; "o cansız ve sahte ilahların, ellerinden alınan küçük bir şeyi bile geri getirmeye güçleri yetmez" anlamındadır.
Biyolojik ve Kimyasal Gerçeklik
Eğer konuyu biyolojik açıdan ele alırsak, ayetin vurgusu bilimsel olarak da son derece çarpıcıdır:
Hızlı Sindirim: Sinekler besinleri bünyelerine alırken dış sindirim yaparlar; salgıladıkları enzimlerle besini anında sıvılaştırıp emerler.
Maddenin Form Değiştirmesi: Sinek bir maddeyi kaptığı an, o madde kimyasal değişime uğrar ve sineğin metabolizmasında hızlıca enerjiye veya farklı moleküllere dönüşür.
İnsan veya put (ya da herhangi bir varlık), sineğin emip sindirdiği o molekülleri aynı ilk formunda ve yapısında geriye alamaz. Maddenin korunumu kanununa göre atomlar yok olmaz; ancak o besinin "özgün formu ve işlevi" bozulmuş olur.
Burada "madde yok oldu" şeklinde bir iddia bulunmadığı için bilimsel bir hata veya çelişki söz konusu değildir. Aksine, Ayet sadece teolojik olarak sahte tanrıların acziyetini ispat etmekle kalmaz; aynı zamanda doğadaki mikro düzeydeki geri döndürülemez biyolojik süreçleri tam bir hassasiyetle ifade eder.
Böylece "bilimsel hata var" iddiası bertaraf edildiği gibi, ayetin doğa kanunlarıyla olan derin uyumu ortaya çıkmış ve bilimsel bir mucize şeklinde söz konusu olur.
Demek ki, ayet mantıksal ve ahlaki bir kıyas sunmakta, en küçük yaratığa bile hükmedemeyen varlıkların "ilah/tanrı" olamayacağını vurgulamaktadır.
İlave bilgi için tıklayınız:
Hac Suresi 73. ve 74. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Hac Suresi 73. ve 74. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Ayetlerin manalarını anlamaya çalışmak günah mıdır?
- Var yok, yok da var edilemez mi?
- Hayatın menşei nedir?
- Mu'cize görünürdeki tabiat kanunları ile çelişir mi?
- "Bütün varlıkların karışımı Allah'tır." gibi bir şey olamaz mı?
- Sineğin bir kanadında zehir, diğer kanadında panzehir olduğuna dair hadis var mıdır; yorumu nasıldır?
- Sinekten antibiyotik yapıldığı doğru mu?
- Bir tanrı varmış gibi davranmak çılgınlık mı?
- İnanmayanlara Allah'ın varlığını nasıl anlatabiliriz?