Sen dilenci misin, yoksa tüccar mısın?
Hz. Osman’ın üzüm veya hurma hediyesi rivayetini nasıl anlamalıyız?
Hz. Osman, bir salkım üzüm veya bir salkım hurma alarak Hz. Peygamber’e hediye etmişti. O esnâda bir dilenci gelip bu üzümü Allah Rasûlü’nden istedi. Efendimiz (sav) de verdi. Hz. Osman dilenciye yetişip salkımı ondan satın aldı ve tekrar Hz. Peygamber’e hediye etti. Aynı dilenci gelip o salkımı yine istedi ve Allah Rasûlü (sav) de verdi. Hz. Osman da gidip dilenciden o salkımı tekrar satın aldı ve getirip Hz. Peygamber’e bir daha hediye etti. Dilenci yine gelip isteyince Fahr-i Kâinât Efendimiz latife yaparak:
“– Sen dilenci misin, yoksa tüccar mısın?” buyurdu.
Bundan sonra birkaç gün vahiy gelmedi. Hz. Peygamber bir yalnızlık hissetti, o esnada müşrikler de Peygamber Efendimizin Rabbı tarafından terk edildiğini söylediler. Bu hâdiseler üzerine Duha suresi nazil oldu. (Alûsî, XXX, 157)
Değerli kardeşimiz,
Bu kıssa mutemet hiçbir Hadis veya Siyer kaynağında bulamadık .
Ayrıca Alusi de bu bilgiyi, zayıflığına işaret ederek “denilir ki” diyerek akletmiş ve kaynak ve senet vermemiştir.
Eğer bunun sahih bir yönü varsa, bu kıssa, Hz. Osman’ın cömertliğini, fakirin ihtiyacına duyarlılığı ve Hz. Peygamber (asm) Efendimizin nezaketini anlatan ibretli bir anlatım olarak değerlendirilebilir.
Sen dilenci misin, yoksa tüccar mısın?
Bu ifade, bir kızma veya küçümseme değil, bir latife ve dikkat çekme ifadesidir.
Burada verilen mesaj şudur:
1. Sadaka ticarete dönüşmemelidir. İhtiyaç sahibi gerçekten ihtiyacı için istemelidir. Sürekli alıp satılan bir döngüye dönüşmemelidir
2. İhtiyacın samimiyeti önemlidir. “Gerçek ihtiyaç” ile “sürekli kazanç haline gelen isteme” birbirine karıştırılmamalıdır.
3. Peygamber üslubu kırmadan eğitir. Efendimiz (asm), azarlamaz, utandırmaz, ama bir cümleyle düşünmeye sevk eder.
Hz. Osman’ın tavrı neyi gösterir?
Hz. Osman’ın davranışı, cömertliğin sınır tanımadığını, fakirin ihtiyacını öncelikli gördüğünü, Peygamberimize hediye verme sevgisini gösterir.
Diğer taraftan benzer bir olay, Hz. Abdullah b. Ömer (r. anhüma) için de anlatılır:
Nafi‘den rivayet edildiğine göre İbn Ömer (r.a.) hastalanmıştı. Onun için bir dirheme bir salkım üzüm satın alındı. O sırada bir yoksul geldi ve o üzüm salkımını istedi. Bunun üzerine İbn Ömer, “Ona verin” dedi.
Daha sonra başka bir kişi o üzüm salkımını bir dirheme satın aldı ve tekrar İbn Ömer’e getirdi. Az sonra yine bir yoksul geldi ve istedi; İbn Ömer tekrar “Ona verin” dedi.
Bu durum birkaç defa tekrarlandı. Sonunda o üzüm salkımı elden ele dolaştı. Rivayete göre eğer İbn Ömer (r.a.) o salkımın bu şekilde tekrar tekrar verildiğini bilseydi, onu asla yemezdi. (Heysemi, mecmeu’z-zevaid, 9/347, no: 15865)
Bu olaylarda asıl vurgulanan nedir?
1. Sadakada hız ve gönüllülük
İyiliği bekletmeden yapma ahlakını gösterir. Bir yoksul geldiğinde “sonra bakarız” demek yerine hemen vermesi, sahabenin sadakada ne kadar aceleci ve gönüllü olduğunu ortaya koyar.
2. Küçük iyiliğin büyük değer taşıması
Bir dirheme alınan bir salkım üzüm defalarca verilmiştir. Bu da İslam’da şunu öğretir: Küçük görünen bir iyilik bile Allah katında büyüktür.
3. İhtiyaç sahibini geri çevirmeme hassasiyeti
Aynı şeyi tekrar tekrar satın alma pahasına bile olsa yoksul geri çevrilmemiştir. Bu, “ihtiyaç sahibini kırmama” hassasiyetinin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
4. İnfakta (vermede) içtenlik
Rivayette geçen “bilseydi yemezdi” ifadesi şunu anlatır: Onlar verdiklerini takip etmezdi, veren el olmayı, alan el olmaya tercih ederdi, iyilikte görünürlük değil, samimiyet vardı.
5. Malın gerçek sahibinin Allah olduğu bilinci
Bu tür rivayetler şunu hatırlatır:
İnsan malın sahibi değil, emanetçisidir. Bu bilinç, Müslümanın cömertliğinin temelidir. Müslüman, sadakayı eline geçirmeden bile vermeyi tercih edecek kadar cömerttir. Küçük bir iyilik bile, onlar için büyük bir değer taşır. “Verme ahlakı” çok güçlüdür.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Osman bin Affan (r.a.)
- Hz. Osman şehit edilirken, Hz Ali ne yapıyordu?
- Hz. Osman günah işlediği için mi öldürüldü?
- Hz. Osman ne günah işlemiştir?
- Açıktan hicret edecek kadar cesaret timsali olan Hz. Ömer, Mekkelilere elçi olma teklifini, akrabaları olmadığı gerekçesiyle neden kabul etmemiştir?
- Toplanan ilk Mushaf neden Hz. Hafsa'ya verildi?
- Hz. Osman'ın ticari dehası
- Hz. Osman; Ammar bin Yasir'i dövdürmüş mü?
- Hz. Ali Hz. Muaviye'yi Şam valiliğinden azletti mi?
- İbn-i Ömer r.a. Osman r.a. hakkında ki sorulara ne cevap verdi?