Sahabelerin hepsi cennetlik midir? Sahabelerden cehenneme giden var mı?

Tarih: 13.04.2012 - 07:14 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Sahabi, Allah Resûlü (asm)'nü  görüp, az dahi olsa sohbetine eren, O'nu dinleyen ve Müslüman olarak vefât eden mü'min insandır." (İbn Hacer, el-İsabe, 1/7)

Sahâbeler, peygamberlerden sonra, ittifakla insanlığın en büyükleridir. Çünkü onlar, bizzat Allah Resûlü (asm)'nün  terbiyesinde yetişmişlerdir.

Sahabelerin hepsi âdil ve salih olarak kabul edilmektedir. Çünkü, hadis rivayetlerinde bütün alimler cerh-tadile tabi tutulduğu halde, sahabeler bundan istisna edilmiş, onların hepsi dürüst, doğru, iyi insanlar olarak kabul edilmiştir.

Ümmetin bu konudaki icmaı -sahabelerin hepsinin cennete giden yolundaki istikameti/sırat-ı müstakimi korudukları hususunda- kesin bir delilidir.

Ayrıca, sahabenin peygamberlerden sonra insanların en faziletlileri olduklarına dair ümmetin ittifakı vardır.

Nitekim, İbn Hazm, kendisi gibi pek çok müçtehid ve imamların kanaatine tercüman olarak: "Sahâbe-i kirâmın hepsi cennet ehlidir.” demiştir. (İbn Hacer, el-İsabe, 1/10)

Bu gerçeği destekleyen bir çok ayet ve hadis söz konusudur. Allah, onları övmüş ve;

mutedil bir ümmet olduklarını (Bakara, 2/143),

Allah ve resulune iman edip tam teslimiyet gösterdiklerini ve büyük ecir kazandıklarını (Âl-i İmran, 3/172, 173),

Allah'ın kendilerinden, kendilerinin de Allah'tan razı olduğunu ve ebedi kalacakları cennetin onlar için hazırlandığını (Tevbe, 9/100) bildirmiş;

Allah'a ve resulune yardım eden sadık müminler olduklarını (Haşr, 59/8),

ihtiyaç içinde bulunmalarına rağmen başkalarını kendilerine tercih ettiklerini ve kurtuluşu hak ettiklerini (Haşr, 59/9), 

gerçek muminler olarak bağışlanacaklarını ve ahirette cömertce rızıklandırılacaklarını (Enfal, 8/ 74) haber vermistir.

Hz. Peygamber (asm) de fedakarlıklarını birlikte yaşayarak gördüğü ashabından bahsederken onları;

"insanlik tarihinin en hayırlı nesli" (Buhari, Feza'il 1; Muslim, Fezail 211,212),

“ümmtin en hayırlıları" (Musned, 5/350),

"cehennem ateşinin yakmayacaği kimseler" (Tirmiz, Menakıb 57),

"cennetlikler" (Kenzu’l-Ummal, 11/539) diye tanıtmış,

ayrıca;

"ümmetin onlara ikramda bulunmasını" (Tayalisi, Müsned, s. 7),

"iyilik etmesini" (Müsned,1/ 26),

"kendilerini çekiştirmemesini" (Buhari, Fezail 4) istemiştir.

Sahabeleri hakkında ileri geri konuşanlar için de şu uyarıda bulunmuştur:

"Kim ashabıma söverse, ona Allah lânet etsin. Melekler lânet etsin. Bütün insanların lâneti onun üzerine olsun." (Mecmau'z-Zevâid, 10/21; Kenzu'l-Ummâl, 11/531)

Bediüzzaman’ın ifadesiyle de;

“Sure-i Feth'in âhirinde sitayişkârane tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar ve Tevrat ve İncil ve Kur'an'ın medh ü senasına mazhar olan sahabelere, fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez.” (Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli)

Madem sahabeler ümmetin ittifakıyla sahabe olmayan en büyük evliyalardan daha büyüktür. Öyleyse, Abdulkadir Geylanî, Şah-ı Nakşibend, İmam-ı Gazalî, İmama-ı Rabbanî, hülasa büyük kutuplar ve evliyalar hakkında gösterdiğimiz hüsnü zannı sahabeler hakkında daha fazla göstermemiz, iman şuuruyla mümtaz olmuş akl-ı selimin gereğidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun