Sahabelerin hepsi cennetlik midir? Sahabelerden cehenneme giden var mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Sahabi, Allah Resûlü (asm)'nü  görüp, az dahi olsa sohbetine eren, O'nu dinleyen ve Müslüman olarak vefât eden mü'min insandır." (İbn Hacer, el-İsabe, 1/7)

Sahâbeler, peygamberlerden sonra, ittifakla insanlığın en büyükleridir. Çünkü onlar, bizzat Allah Resûlü (asm)'nün  terbiyesinde yetişmişlerdir.

Sahabelerin hepsi âdil ve salih olarak kabul edilmektedir. Çünkü, hadis rivayetlerinde bütün alimler cerh-tadile tabi tutulduğu halde, sahabeler bundan istisna edilmiş, onların hepsi dürüst, doğru, iyi insanlar olarak kabul edilmiştir.

Ümmetin bu konudaki icmaı -sahabelerin hepsinin cennete giden yolundaki istikameti/sırat-ı müstakimi korudukları hususunda- kesin bir delilidir.

Ayrıca, sahabenin peygamberlerden sonra insanların en faziletlileri olduklarına dair ümmetin ittifakı vardır.

Nitekim, İbn Hazm, kendisi gibi pek çok müçtehid ve imamların kanaatine tercüman olarak: "Sahâbe-i kirâmın hepsi cennet ehlidir.” demiştir. (İbn Hacer, el-İsabe, 1/10)

Bu gerçeği destekleyen bir çok ayet ve hadis söz konusudur. Allah, onları övmüş ve;

mutedil bir ümmet olduklarını (Bakara, 2/143),

Allah ve resulune iman edip tam teslimiyet gösterdiklerini ve büyük ecir kazandıklarını (Âl-i İmran, 3/172, 173),

Allah'ın kendilerinden, kendilerinin de Allah'tan razı olduğunu ve ebedi kalacakları cennetin onlar için hazırlandığını (Tevbe, 9/100) bildirmiş;

Allah'a ve resulune yardım eden sadık müminler olduklarını (Haşr, 59/8),

ihtiyaç içinde bulunmalarına rağmen başkalarını kendilerine tercih ettiklerini ve kurtuluşu hak ettiklerini (Haşr, 59/9), 

gerçek muminler olarak bağışlanacaklarını ve ahirette cömertce rızıklandırılacaklarını (Enfal, 8/ 74) haber vermistir.

Hz. Peygamber (asm) de fedakarlıklarını birlikte yaşayarak gördüğü ashabından bahsederken onları;

"insanlik tarihinin en hayırlı nesli" (Buhari, Feza'il 1; Muslim, Fezail 211,212),

“ümmtin en hayırlıları" (Musned, 5/350),

"cehennem ateşinin yakmayacaği kimseler" (Tirmiz, Menakıb 57),

"cennetlikler" (Kenzu’l-Ummal, 11/539) diye tanıtmış,

ayrıca;

"ümmetin onlara ikramda bulunmasını" (Tayalisi, Müsned, s. 7),

"iyilik etmesini" (Müsned,1/ 26),

"kendilerini çekiştirmemesini" (Buhari, Fezail 4) istemiştir.

Sahabeleri hakkında ileri geri konuşanlar için de şu uyarıda bulunmuştur:

"Kim ashabıma söverse, ona Allah lânet etsin. Melekler lânet etsin. Bütün insanların lâneti onun üzerine olsun." (Mecmau'z-Zevâid, 10/21; Kenzu'l-Ummâl, 11/531)

Bediüzzaman’ın ifadesiyle de;

“Sure-i Feth'in âhirinde sitayişkârane tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar ve Tevrat ve İncil ve Kur'an'ın medh ü senasına mazhar olan sahabelere, fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez.” (Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli)

Madem sahabeler ümmetin ittifakıyla sahabe olmayan en büyük evliyalardan daha büyüktür. Öyleyse, Abdulkadir Geylanî, Şah-ı Nakşibend, İmam-ı Gazalî, İmama-ı Rabbanî, hülasa büyük kutuplar ve evliyalar hakkında gösterdiğimiz hüsnü zannı sahabeler hakkında daha fazla göstermemiz, iman şuuruyla mümtaz olmuş akl-ı selimin gereğidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun