Şafi mezhebine göre adak kurbanının özellikleri nelerdir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kurban Bayramı'nda kesilen kurbanlarda bulunması lazım gelen özelliklerin “adak” ve “akika” kurbanlarında da bulunması gerekir.

Kurban, bir seneyi bitirmiş veya altı aydan büyük olmak şartıyla ön dişleri düşmüş olan koyundan, iki seneyi bitirmiş keçiden, beş seneyi bitirmiş deveden, iki seneyi bitirmiş sığırdan seçilir. Deve ile sığır yedi kişi için, koyun ve keçi ise bir kişi için kurban edilir.

Dört çeşit hayvanın kurban edilmesi caiz değildir:

1. İki veya tek gözü kör olan.
2. Emsalleri meraya giderken kendisi geride kalacak kadar belirgin bir şekilde topal olan.
3. Hastalıklardan bir hastalığı olan.
4. Fazlaca zayıf olan.
5. Kulağının tamamı veya bir ksımı ya da üreme organı kesik olan. Kulağı yarık veya delik olan hayvan kurban olur.

Boynuzu olmayan ve boynuzu çıkmış hayvanın kurban olması caizdir. Kuyruğu ve burnu kesik olursa caiz olmaz.

Kurban (udhiyye), Allahu Teala'ya yaklaşmak için Kurban Bayramı günlerinde kesilen hayvandır.

Kurban, Allah'a yaklaşmak amacıyla kesilen deve, sığır, koyun ve keçiden olur.

Kurbanın meşruiyeti Kur'an ve sünnet ile sabittir.

Kur'an'dan delil şu Ayet-i Kerimedir:  "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes." (Kevser: 108/2)

Sünnetten delil de şu hadis-i şeriftir: "Hazreti Peygamber (sav) boynuzlu ve beyaz renkli iki koçun Besmele ve tekbir getirdikten sonra, ayaklarını boyunlarına koyarak kendi eliyle kurban etti." (Müslim Edahi, 9)

Kurbanın meşruiyetinin hikmeti:

Kurban kesmek bir ibadettir. Allah'a boyun eğmekten sonra gelir.

Hz. İbrahim (as) oğlu İsmail (as)'ı kurban etmekle mükellef kılındığında, yerine getirmek istediği kurbanın manasını ihya edip onu canlı olarak gündemde tutmaktır. Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in Allah'ın emrine boyun eğmeleri nedeniyle Allah'u Teala, İsmail'in yerine kurban edilmek üzere bir koç indirerek Hz. İbrahim'e o koçu kurban etmesini emretmiştir.

Ayrıca kurban kesmekte fakir ve yoksulları doyurup sevindirmek söz konusu olur. Bu da fakirlerle zenginler arasındaki kardeşlik bağlarını da­ha da güçlendirir.

Kurbanın hükmü:

Kurban kesmek sünnet-i müekkededir.

İki sebepten dolayı kurban kesmek vacip olur.

a) Kurban edilmeye elverişli bir hayvana işaretle, “Bu benim kurbanımdır.” veya "Bu hayvanı kurban edeceğim.” gibi ifadelerde bulunulursa o hayvanın kurban edilmesi vacip olur.

b) Allah'a yaklaşmak amacıyla, “Kurban kesmek bana borç olsun.” diyerek adak adayan kimseye de kurban vermesi vacip olur.

Kurban kesmekle mükellef olanlar,

a) Müslüman olmak.
b) Akıllı ve ergenlik çağında olmak.
c) Kurban kesmeye maddi güç yetirmektir.

Kendisinde bu üç şart bulunan kimseye kurban bayramında kurban kesmek sünneti müekkededir

Kurban kesmenin vakti; Bayram namazı kılındıktan sonra başlayarak teşrik günlerinin sonuncu günü akşamı güneş batana kadar olan süredir.

Kurban kesiminde beş şey sünnettir:

1. Eûzu Besmele çekmek,
2. Peygamber (s.a.v.)'e salavat getirmek.
3. Hayvanı kıbleye yöneltmek.
4. Besmeleden önce veya sonra üç defa tekbir getirmek.
5. Kabulü için duada bulunmak.

Nezr yani adak olunan bir kurbanın etini sahibi yiyemez. Sünnet olarak kesilen bir kurbanın etinden sahibi yiyebilir. Kurban (eti ve derisi) satılmaz, fakat fakir ve miskinlere (ihtiyaç sahiplerine) verilir.

Kurban kesmenin vakti, bayram günü güneş doğduktan sonra iki rekat namaz kılınıp iki hutbe okunduktan sonra başlar, bayramın dördüncü günü güneş batana kadar devam eder.

Kurban kesildiği zaman besmele çekmek ve tekbir getirmek sünnettir.

Sünnet olarak kurban kesen kişi etinden yiyebilir, zengin dostlarına da verebilir. Ancak sünnet olan kurbanın üçte ikisini dağıtıp kalan üçte birini ehline yedirmesidir. Yine en efdal olanı şudur ki kurban kesen kişi teberrüken birazını yiyip geri kalanını fakirlere sadaka olarak vermesidir. Beyhaki'den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) kurban kestiğinde onun ciğerinden yiyordu. (Muğnil Muhtac, 3/290)

Kurbanın etinden az bir parça olsa dahi fakirlere verilmesi ve bunun pişmemiş olması şarttır.

Tatavvu' olarak (sünnet olarak) kesilen kurbanın üçte bir miktarını kendisine veya ailesine yemek üzere bırakması ve kalanını fakirlere dağıtması sünnet olmakla beraber, teberruken birazını kendisine bıraktıktan sonra hepsini sadaka olarak dağıtmak daha faziletlidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.